Sağlıklı yaşlanma konusunda fırsatlar artıyor…

0
183

Geçtiğimiz günlerde, inovasyona açık gıda firmalarının yaşlanan nüfusa birçok fırsat sunabileceğine dair bir yazıya rastladım. Bu konu en son, Singapur’da gerçekleştirilen “Sağlıklı Yaşlanma APAC Zirvesi 2018”de tartışılmış; hızla yaşlanan nüfusun gıda ve beslenme ile ilgili sorunlarını çözmek için hem tüketicilerin hem de gıda ve içecek üreticilerinin farkındalığının önemi ile gıda ve içecek üreticisi firmaların bu konuda önündeki fırsatlar masaya yatırılmıştı.

2020’de 60 yaş ve üzeri nüfus, 5 yaş altındaki çocuk sayısını aşacak

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzunca bir süredir, dünyada ortalama yaşam süresinin uzaması nedeniyle “sağlıklı yaşlanmaya” dikkati çekiyor. DSÖ’ye göre 2020’de 60 yaş ve üzeri nüfus, 5 yaş altındaki çocuk sayısını aşacak.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde, 2012 yılında 65 yaş ve üzerindeki nüfus 5,7 milyon iken, 2023 yılında 8,6 milyona, 2050 yılında 19,5 milyona, 2075 yılında ise 24,7 milyona çıkacağı görülüyor.

Gerçekten sağlıklı yaşlanmak istiyorsak, yaşlılık dönemlerinde hayatımızı sağlıklı bir şekilde, kimseye muhtaç olmadan, mutlu, huzurlu geçirmek istiyorsak, iş işten geçmeden gerekli önlemleri almamız gerekiyor. Yaşlılık sürecine hazırlıklı olmak için yapılacak birçok şey var. Örneğin; beynimizi aktif tutacak faaliyetler yapmak, kilomuza dikkat etmek, spor yapmak, sigaradan uzak durmak, pozitif olmak, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak gibi.

Genç yaşlardan itibaren sağlıklı yaşlanmanın temelini kurmak için “dengeli ve yeterli beslenme konusunda farkında olmak” ve yaşam boyu kendi yaşımıza ve yapımıza uygun dengeli beslenme sistemini kurmak çok önemli.

Yaş ilerledikçe mide, bağırsak sağlığımız hakkında daha fazla konuşuyoruz

İnsanlar özellikle yaşları ilerledikçe ve kendilerinde fiziksel olarak bazı değişikliklerin başladığını gördükçe biraz panikliyor. Bu süreçte ‘yaşlanmayı nasıl geciktirebiliriz ya da nasıl daha sağlıklı olabiliriz’ diye arayışa girenler oluyor. Örnek verecek olursak, yaşımız ilerledikçe mide, bağırsak sağlığımız hakkında daha fazla konuşuyoruz. Bağırsaklarımızın düzenli çalışması için iyi beslenmek ve probiyotik gıdaları hayatımıza daha fazla sokmak konusunda bilinçli olanlarımız hemen beslenme sistemlerini gözden geçiriyor, probiyotik gıda ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Sadece bununla kalmıyor, hangi tip takviye edici gıdaları kullanırsak cildimizin yaşlanmasını önleyebiliriz diye bir araştırmaya da girebiliyoruz.

Bu eğilimler, gıda ve içecek üreticilerine fonksiyonel özellikleri olan yeni ürünler üretmeleri açısından fırsatlar sunuyor. Piyasada vücudumuza destek olarak kullanabileceğimiz fonksiyonel özelliği olan bazı gıda ve içecek ürünleri mevcut. Bunlara örnek olarak, probiyotik ve prebiyotik ürünlerin, tam tahıllı ürünlerin, vitaminlerle, minerallerle, proteinle zenginleştirilmiş gıdalar/sular/alkolsüz içeceklerin yanı sıra vücudun ihtiyaç duyduğu ancak normal beslenme yolu ile alamadığımız vitamin, mineral ilave edilmiş, bitki ekstraktlarından elde edilmiş pek çok takviye edici gıdayı sayabilirim.

Burada esas olan; reformülasyonlar, ürün zenginleştirme ve yeni gıda bileşenlerinin kullanılmasıyla üretilen ürünlerin ulaşılabilirliği ve fiyatları. Sanayicilerin özellikle yaşlı nüfusa hitap edecek ürün formülasyonları yapabilme konusunda farkındalığı ya da kapasiteleri de tartışma konusu.

Bu konularda devletin desteği de çok önemli. Birçok ülkede reformülasyonlar devlet tarafından teşvik ediliyor. Firmalarla işbirliği yapılarak tüketicilerin daha sağlıklı gıda seçimi yapabilmeleri ve ürün reformülasyonlarının teşvik edilmesi için devlet ve firmalar ortak çalışmalar yürütüyor. Özellikle tam tahıllı ve az şekerli ürünlerin üretimi, tuz azaltma konusu birçok ülkede olduğu gibi bizde de gündemde.

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘2015-2020 Türkiye Sağlıklı Yaşlanma Eylem Planı ve Uygulama Programı’na baktığımızda “Yaşlılık sürecine gelene kadar her yaş grubunda sağlıklı beslenme alışkanlığının kazandırılması”nın hedeflendiğini ve “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması” verileri ışığında eksik olanların yerine konulmasının (besin zenginleştirme çalışmaları) önerildiğini görüyoruz.

Gıda üreticilerinin tüm yaş gruplarına, özellikle de sağlıklı yaşlanmaya yönelik destek olacak fonksiyonel özelliği olan gıda ve içecekleri ve takviye edici gıdaları ilgili mevzuatlara uygun bir şekilde üretmeleri ve bu ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla piyasaya sunmaları hem tüketiciler hem de üreticiler açısından fırsat olarak karşımızda duruyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen isminizi buraya giriniz