Geleceğin Gıdası Böcekler – 2

1
1989
Dr. Cansu Ekin Gümüş / Gıda Bilimci

Sürdürülebilir bir diyet için et tüketimine alternatif: böcek tüketimi

Sürdürülebilir bir tarım uygulamasının sağlanması ve artan nüfusun gıda güvencesinin sağlanabilmesi Birleşmiş Milletler’e bağlı Tarım ve Gıda Örgütü‘nü (FAO) ve dünyanın önde gelen liderlerini düşündüren bir zorluk. Daha fazla orman alanı yok edilmeden 2050’de öngörülen nüfusu beslememiz için beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz lazım. Ünlü bilim dergisi Nature’da yayınlanan bir araştırma gösteriyor ki eğer herkes vejetaryen olursa hiçbir sıkıntı çekilmeden bunun yapılması mümkün. Ancak, et-temelli beslenme alışkanlıklarımız değişmediği sürece durum iç acıcı gözükmüyor. Eğer günümüzdeki haliyle yeme alışkanlıklarımıza devam edersek ve vejetaryen oranlarında ciddi bir artış olmazsa bugünkünden %50 daha fazla tarım alanına ihtiyaç duyulacak [1].

Gıda güvencesinin sağlanmasında önemli rolü olacağı düşünülen ve geleceğin gıdası olarak görülen alternatif beslenme kaynağı ise böcekler. Böcek tüketimi et ürünleriyle karşılaştırılabilir protein içeriğine sahip. Ayrıca, yüksek kalitede çoklu ve tekli doymamış yağ asitlerince de zengin. Bir yandan da demir, çinko, selenyum, bakir, magnezyum, biyotin ve pantotenik asitçe zengin.

Yüksek protein içerikli cırcır böceği unu üretimi yapan Bitty Foods’un kurucusu Megan Miller, TEDx konuşmasında dünyada bulunan en sürdürülebilir protein kaynağının böcekler olduğunu tekrar dile getirenlerden. Böcek tüketiminin önündeki tek engel batılı toplumlarda böcek yemenin bir tabu olarak görülmesi. Bunu daha kolay hale getirmekse tüm böcek yemektense toz halinde tüketilerek un yerine kullanılması olabilir.

Ayrıca, Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi’nde (Journal of Agriculture and Food Chemistry) yayınlanan bilimsel çalışma böceklerin (çekirge, cırcır böceği ve un kurdu) sığır etinden daha fazla demir, bakir, magnezyum, kalsiyum, çinko ve manganez içerdiğini ve insan beslenmesinde daha fazla mineral alımı için alternatif bir strateji olabileceğini gösteriyor [2].

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre demir eksikliği dünyada görülen en yaygın besin eksikliği ve bu sadece gelişmekte olan toplumlarda görülmüyor. Örneğin, İsveç’te ergenlik cağındaki kızlarda demir eksikliği %45 oranında yaygın [3].

Kaliforniya Güneş Işığı, Beslenme ve Sağlık Araştırma Merkezi `nden (SUNARC) Dr. William Grant Kuzey Amerika’nın gıda ile ilgili haber sitesi olan Food Navigator ile yaptığı röportajda yayınlanan bilimsel makalesi hakkında bilgi verdi. Dr. Grant bol kırmızı et içeren Bati tarzı beslenme alışkanlıklarının Alzheimer hastalığı ve bazı diğer kronik hastalıkların gelişmesine büyük katkısı olduğundan bahsetti. Alzheimer hastalığını etkileyen beslenme faktörleri arasında kırmızı et tüketimiyle alakalı homosistein ve kolesterol seviyesinde artış, ve kilo kontrolünü zorlaştırması bulunuyor. Hal böyleyken kırmızı et tüketimini sınırlandırmak ayrıca çeşitli kanserler, diyabet (tip 2), kalp krizi ve kronik böbrek hastalıklarında da azalmaya sebep olur [4]. Fazla miktarda tahıl, sebze ve meyve tüketilmesinin bu riskleri azaltacağından bahseden Dr. Grant, bu gıdaların kırmızı etin etkilerini kesinlikle daha aza indirgeyemeyeceğinden de bahsetti.

Tüketicinin kendi sağlığına ve çevreye verdiği etkiye artan farkındalıkla birlikte et ürünlerine alternatif arayışlar da başladı. Son zamanlarda bitki-bazlı burgerler, nuggetlar, köfteler, sosisler duymuş olabilirsiniz. Çünkü gıda endüstrisi artan arzı gördü ve sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yaratmada yer alabilmek için kolları sıvadı.

Batılı toplumlarda neden böcek tüketilmiyor?

Batı Asya ve Nil Nehri Vadisi’ni kapsayan verimli topraklar (verimli hilal olarak da geçer) tarımın ilk uygulandığı bölge olarak kabul edilmekte. Burada başlayan bitki ve hayvan yetiştiriciliği zamanla Avrupa`ya yayılmıştır [5]. Hayvan yetiştiriciliği et dışında süt ve süt ürünleri, deri ve yün sayesinde ısınma teknikleri ile hayvanlarla tarla sürmenin kolaylaşması da sağlanmıştı. Bu yüzden de böceklerin bunları sağlayamaması sonucu böcek üretimi ve haliyle tüketimi gelişmemişti.

Günümüzde 2 milyar insan 1900 böcek çeşidini tüketmekte [6]. Böcek yemeye alışkın bireylerse böcekleri oldukça lezzetli olarak tanımlıyorlar. Ancak, Kuzey Amerika ve Avrupa`da böcek yeme alışkanlığı yok ve hatta bu alışkanlık ilkel ve iğrenç olarak algılanıyor. Hollanda`da entomofaji (insanların besin olarak böcek tüketimi) 1990`lardan beri yaygınlaştırılmaya çalışılıyor ve insanların kabulü giderek artmakta [7]. Batılı kültürlerin böcek yeme alışkanlığı kazanmasında iğrenme faktörü en önemli engel olarak görülürken yapılan çalışmaların böceklerin bütün olmadan (toz şeklinde) tüketicinin aşina olduğu gıdalara güzel gözüken ve güzel kokan şekilde entegre edildiğinde kabul edilebilir gözüküyor.

Sokakta satılan yiyecekler arasında böcek çeşitleri de bulunan Bangkok, Tayland

Doğulu toplumlarda bile, batılılaşma ve modernleşme uğruna maddi durumu iyileşen bireyler ve aileler toplumlarında geleneksel olarak devam etmekte olan böcek tüketimi alışkanlığı bırakarak et tüketimine yönelmekte. Ancak yakın gelecekte asıl tam tersini yapmak daha bilinçli bir hareket olmaya başlayacak. Ayrıca unutulmamalı ki suşi de ABD` ye ilk tanıtıldığında insanlar çiğ balık yeme fikrine hiç sıcak bakmamışlardı. Şimdi ise suşi lüks bir gıda. Yine ayni şekilde ıstakoz da deniz böceği olarak görülüp başlarda sıcak karşılanmamıştı; şimdi ise lüks gıdalar arasında.

Peki neden daha çok tropik iklimlerde tüketiliyor?

Böcekler tropik alanlarda genelde daha iri oluyor ve haliyle toplanmaları daha kolay oluyor. Ayrıca yine bu bölgelerde böcekler toplu hallerde bulunuyor ve tek seferde birçok böcek yakalanabiliyor. Üstelik yıl boyunca her dönemde farklı böcek çeşitleri bulunuyor, çünkü daha soğuk havalarda böcekler soğuk havayı atlatmak için kış uykusuna çekiliyor.

Kaynakça:

  1. Erb, K.H., et al., Exploring the biophysical option space for feeding the world without deforestation. Nat Commun, 2016. 7: p. 11382.
  2. Latunde-Dada, G.O., W. Yang, and M. Vera Aviles, In Vitro Iron Availability from Insects and Sirloin Beef. J Agric Food Chem, 2016. 64(44): p. 8420-8424.
  3. Sjoberg, A. and L. Hulthen, Comparison of food habits, iron intake and iron status in adolescents before and after the withdrawal of the general iron fortification in Sweden. Eur J Clin Nutr, 2015. 69(4): p. 494-500.
  4. Grant, W.B., Using Multicountry Ecological and Observational Studies to Determine Dietary Risk Factors for Alzheimer’s Disease. Journal of the American College of Nutrition, 2016. 35(5): p. 476-489.
  5. Brooks, A., Guns, germs and steel: A short history of everybody for the last 13, 000 years. BMJ, 1999. 318(7193): p. 1294A.
  6. Huis, A.v., Edible Insects – Future Prospects for Food and Feed Security. 2013: Food and Agriculture Organization of the United Nations.

7. Jansson, A., and A. Berggren, Insects as Food—Something for the Future? A report from Future Agriculture, 2015, Swedish University of Agricultural Sci- ences (SLU): Uppsala.

Geleceğin Gıdası Böcekler – 1                              Geleceğin Gıdası Böcekler – 3

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here