Süt sektörü küçülüyor mu?

0
283

Bu sorumun sebebi, ticari süt işletmeleri¹ tarafından toplanan inek sütünün, 2017’nin ilk dört ayında 2016’nın ilk dört ayına göre her ay düşüyor olması. İlk dört ayın ortalaması yüzde 4,4 ve böyle bir durumla ilk defa karşılaşılıyor. Çiğ süt alımındaki düşüş, ürün bazında düşünüldüğünde, geçici olarak ticari süt işletmelerinin cirosuna ve kârlılığına birebir yansımasa bile kapasite kullanımına ve bir müddet sonra istihdamına yansıyacaktır.

Denilebilir ki: “Süt hayvanları kesime gönderildiği için çiğ süt üretimi düşüyor. Bu durum ticari süt işletmelerinin alımlarına da yansıyor.”

Birincisi, yıllık ilan edildiği için, çiğ süt üretiminde düşüş olup olmadığını henüz bilmiyoruz. 2016’daki düşüş yüzde 0,9’du.

İkincisi,  uzun yıllar ortalaması, ticari süt işletmelerinin üretilen çiğ sütün ancak yüzde 50’sini alabildiğini gösteriyor ki bu yüzde, tarihte ulaştığımız en üst noktadır. Kalan yüzde 50, üreticiden ev dışı tüketim noktalarına ve tüketiciye çeşitli süt ürünleri olarak doğrudan satılıyor. Yani ticari süt işletmelerinin çiğ süt alımındaki düşüşün, çiğ süt üretimindeki düşüşle bir ilgisi olamaz.

Şu halde ticari süt işletmelerinin çiğ süt alımındaki düşüşü nasıl izah edeceğiz?

Birinci ihtimal, vatandaşın ticari süt işletmelerinin ürünlerine olan güveninin günden güne azalıyor olması. İkinci ihtimal, ticari süt işletmelerinin ürettiği süt, peynir, yoğurt, kefir vs. ürünlerin pahalı olması.

Vatandaşın ticari süt işletmelerinin ürünlerine güveninin az olduğu (alanlar da dâhil) bilinen bir gerçek. Hem sektörün içinde aktif olarak çalışıyorken hem de yazılarımla sektörü bu konuda sık sık uyarmış ve vatandaşın itimadının kazanılmasının sektörü büyütmenin en gerçekçi yolu olduğunu söylemişimdir. Uyarmaya ve söylemeye de devam ediyorum. Doğrusu, “Bilgi kirliliği var.” şikâyetlerinin dışında bir gayretlerine şahit olmadım. Demek ki onlar bu ihtimali pek ciddiye almıyorlar.

Ürünlerin pahalı olduğu ihtimaline gelince: 2 liraya UHT süt, 20 liraya taze kaşar satılan bir ülkede, sanayi ürünlerinin pahalı olduğu söylenemez çünkü bunlar merdiven altı ürünler değil, çok bilinen ve güvenilen firmaların ürünleri. Bu fiyatlar, kampanya zamanlarında marketlerin yaptığı türden bir indirimin sonucu da değil. Dolayısıyla “Pahalı olduğu için ürünleri satılmıyor. Onlar da mecburen çiğ süt alımını düşürüyorlar.” denilemez.

Hadi fiyatların ucuzluğunu yavrulama döneminin hemen sonrasına geldiği için çiğ sütün bolluğuna, dolayısıyla fiyatının düşmesine bağladık, diyelim. Bu defa da Ulusal Süt Konseyinin ilan ettiği anlaşma fiyatının (taban fiyat, 1,21 kuruş) altına iniliyor demektir ki ayrıca ciddi sıkıntılar yaratacak bir konudur. Eğer böyleyse, henüz gönderilmediyse bile, kısa sürede süt hayvanları kesime gönderilecektir.

Çiğ sütün 1,21 kuruşun altına düşmüş olma ihtimali, çiftçiyi sütünü başka yollardan daha pahalı satma yolları bulmaya zorlamış da olabilir (Peynir, yoğurt vs. olarak). Bu durumda da sütünü ticari süt işletmelerine satmayacaktır ancak bütün ihtimallerdeki çelişkiler burada da var: Çiftçi ürünü daha iyi fiyattan satacak başka yollar bulmuşsa, fiyatlar niye düşük olsun?

Diğer bir ihtimal ise alım miktarları hakkında TÜİK’in doğru bilgilendirilmediği ihtimalidir ki bu da sektörün zor durumda olduğunun belirgin işaretlerinden biri olurdu.

Çiğ süt üretimi düşüyor mu?

Her ne kadar, “yıllık ilan edildiği için henüz bilmediğimizi” söylemişsem de çiğ süt üretiminin düşüyor olma ihtimalini de dikkate almak zorundayız.

Gerçi et fiyatlarını düşürmek için sığır ithal edilmesine ve süt hayvanlarının kesime gönderildiğinin söylenmesine rağmen et üretiminin düşüyor olması konusunu hâlâ çözememiş olsam da bunca anlamsız olayın içinde süt hayvanlarının kesime gönderiliyor olma ihtimalini göz ardı edemem.

Süt hayvanlarının kesime gönderildiği haberleri gerçekse, son derece vahim bir geleceğe doğru hızla yol alıyoruz demektir. Dolayısıyla işin aslını öğrenmek için derhal harekete geçilmesi gerekir. Şu kadarını söyleyeyim: Bir anacını kaybeden ülke, bunu en erken 7 senede yerine koyabilir 2008-2009 döneminde aynı hatayı yaptık ve açık seçik görülüyor ki kaybettiklerimizi halen yerine koyabilmiş değiliz. Geçmişten ders almadığımız için, yakın zamanda koyabilme umudumuz da yok maalesef. İthalat artarak devam ediyor.

Diğer yandan, yeterince beslenemediği için süt hayvanlarımızın verimi düşüyor olabilir. Bu işlerle uğraşan herkes biliyor ki ülkemizdeki hayvanların büyük çoğunluğu gerek otlak ve meralarımızın kalitesizliği gerek yemin ithalata bağımlı ve fiyatlarının yüksek olması gerekse bilgisizlik ve ilgisizlik sebebiyle yeteri kadar beslenemiyor. Bu yüzden sütümüzdeki yağ ve protein oranı da gelişmiş ülkelerde üretilen sütlerin altında.

Süt üretiminin düşmesinin nelere sebep olabileceğini başlıklar halinde kısaca şöyle özetleyeyim:

Süt üretimi düşerse hayvancılık çöker çünkü sütçülerin deyimiyle “Anası olmadan danası olmaz.”.

Sütçülük çökerse sosyal doku yara alır çünkü süt besiciliği, hem geçmişte hem de hâlihazırda kırsal nüfusun kente göçünü engelleyen en önemli faaliyettir. İşsizliği önlemede çok önemli bir yere sahiptir.

Sütçülük çökerse sağlığımız tehdit altına girer çünkü süt ve süt ürünleri ile et, insan beslenmesi için gerekli en temel gıda ürünleridir.

Sütçülük çökerse bunun ağır ekonomik bedeli olur. 2016 yılında çiğ sütün yıllık ekonomik değeri 24,3 milyar TL, büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan varlığımızın değeri 84,7 milyar TL’dir.

Sütçülük çökerse -zaten tehdit altında olan- geleneksel süt ürünlerimiz yok olur.

Hayvan varlığımız yeniden sayılmalı

Hayvan varlığımızın -tek tek- sayılma zamanı çoktan gelmiştir. Bu yapılmadan ne et ne de sütte gerçek üretim rakamlarına ulaşmak mümkün olmayacaktır.

Bir süt sanayicisi MÜSİAD’a başkan oldu

Kaanlar Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Kaan’ın MÜSİAD Başkanı olmasını, Türkiye sütçülüğü bakımından çok önemsiyorum. Kaan’ın başkanlığına bu kadar önem atfetmenin sebebi, kendisinin süt sektörü konusundaki hassasiyetini, ciddiyetini, bilgisini, gayretini, kaliteye olan tutkusunu, ihracat konusundaki çalışmalarını yakından biliyor olmamdır. Bugüne kadar kendisinden çok az yararlanıldığı kanaatindeyim. Umarım süt sektörü Abdurrahman Kaan’ı keşfeder.

¹Ticari süt işletmeleri: Çiftçiden çiğ süt alıp, bundan pastörize süt, UHT süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir vs. süt ürünleri üreten küçük büyük sanayi işletmeleri.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın