Ana Sayfa Yazarlar Ali Osman Mola

Ali Osman Mola

Yaklaşımların ekonomiye derin etkileri üzerine

Başta da belirttiğim gibi, 2014'ün başından beri yönetenlerimizin yaklaşımlarını, buna bağlı olarak aldıkları kararları ve sonuçlarını eleştiriyor veya övüyor, ekonomimizin hangi istikamete doğru gittiğine dair öngörülerde bulunuyorum. Daha 1 dolar 2.30 TL iken krizden bahsetmiş, yöneticilerimiz yaklaşımlarını değiştirmezlerse ne dövizin ne faizin ne işsizliğin ne enflasyonun ne de iflasların önüne geçilebileceğini rakam rakam ve adım adım yazmış biri olarak, bu defa doğrudan "yaklaşımları" uzunca bir makale konusu yaparak "yaklaşımlarını değiştirmeleri konusunda" kendilerini uyarıyorum. Kimin yaklaşımının doğru olduğunu, 2021 sonuna kadar defalarca göreceğiz.

Güncel gelişmeler ışığında 2023 hedefleri

Parayı takip etmeye devam ediyorum çünkü paranın dışındaki gündemler kimsenin pek umurunda değil. Buna "sistem tartışmaları" da dâhil. Muhalefet eski sistemi savunuyormuş. Muhalefetteyken savunurlar belki ama iktidara gelince iş değişir. Onca gücü kimse elinin tersiyle itmez. Yeni sistemin noksanlarının giderilmesi, yanlışlarının düzeltilmesi ise ayrı bir tartışma konusudur.

Erken seçim üzerine düşüncelerim

İkinci İstanbul seçiminin sonuçlarının alınmasından itibaren yine aynı nakaratı dinlemeye başladık: "Seçimler bitti. Önümüzde seçimsiz dört yıl var. Artık Türkiye'nin gerçek gündemine odaklanabiliriz." Peki, Türkiye'nin gerçek gündemi ne? S-400, F35, Suriye, İran ve Akdeniz'deki enerji kaynakları mücadelesini başlıca sorunlarımız olarak sayabilirim. Yine de hepsinin üzerinde ve bu sorunların da etkisi altında asıl gerçek gündemimiz "ekonomik kriz". Ekonomik krizler o kadar etkilidir ki bütün ülkelerde seçim sonuçlarının 1 numaralı belirleyicisidir. Aynı zamanda erken seçimlerin de 1 numaralı belirleyicisidir.

Biz seçimlere odaklanmışken neler oldu?

İhtiyacımız yoksa niçin ESK'nın ithalat yetkisinin süresi uzatıldı ve daha iki gün önce, üstelik Sırbistan'dan, "5 bin ton gümrüksüz (daha birçok gıda ürünü ile birlikte sıfır gümrükle) büyükbaş hayvan eti ithalatına" izin verildi?

Krize karşı günlük çözümler üzerine

Kim ne derse desin, tarımımız bitik durumda. Devlet destekleri ile ayakta duruyor fakat tarım girdilerinde dışa bağımlılık dolayısıyla üretici maliyeti o kadar arttı ki destekler üretici sayısının her geçen gün azalmasını engelleyemiyor. Peki, bu gidişatı tersine çevirmek makamında olanlar neler yapıyor?

100. yıl

Büyük Türk Milleti'nin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Saygı, sevgi ve minnetle yad ediyorum. Ruhları şad olsun. Diğer millî bayramlarımız olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birlikte bu bayram da milletimize, anasının ak sütü gibi helaldir. Bayramlar, bayram gibi kutlanmalıdır: güvenle, gururla, onurla, coşkuyla; şanına yakışır biçimde ama mutlaka "birlikte".

Tarım, faiz, dolar, göçmenler…

Birkaç haftadır gıda ve tarımla ilgili kapsamlı bir makale yazmadığımın farkındayım. Bugün, en azından başlangıcı tarım ile yapayım.

Ekonomi, tarım, ezber bozmak, seçimler vs.

31 Mart akşamından beri yerel seçimler Türkiye gündeminin ilk sırasını işgal ve meşgul ediyor gibi görünüyorsa da aslında özellikle son bir yıldır ekonomik kriz, gündemin en önemli konusu. O kadar ki geldiğimiz noktada seçimlerin sonuçları bile demokrasimizden önce ekonomimizi ilgilendirir hale geldi.