Ana Sayfa Yazarlar Ali Osman Mola

Ali Osman Mola

Ekonomide “Yapısal Dönüşüm Adımları” üzerine bir değerlendirme

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, hafta içinde, kredi bulmak ve Türkiye'ye yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla ABD'li fon ve finans kuruluşlarının yöneticileri ile kredi derecelendirme kuruluşlarının yetkililerine yukarıda kısaltarak anlatmaya çalıştığım "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019"u anlattı. Güven verebildi mi, onları ikna edebildi mi bilemiyorum. Yakında anlarız. Ve diyorum ki: Önce kendi vatandaşınıza güven verin, önce kendi vatandaşınızı ikna edin. İkna edin ki döviz almaktan vazgeçsinler. Onlar almaya devam ettiği müddetçe siz bu işin içinden çıkamazsınız.

Yerel seçimler ve özgür birer birey olmak

Seçimlerle ilgili bir yazı kaleme almanın düşüncesi bile ilk defa kendimi kötü hissetmeme sebep oldu. Bu yüzden, düne kadar yazıp yazmama konusunda kararsızdım.

Ekonomide en kötüsü geride kaldı mı?

Bütün ekonomi yazılarımda ekonomi yönetimine olan "güven"in her dönemde ve şartta çok önemli olduğunu vurguluyor, dolayısıyla krizi tetikleyen ve derinleştiren en önemli sebebin "güvensizlik" olduğunu söylüyor, bu bağlamda da "şeffaflığın" önemine dikkat çekiyorum. Güven ve şeffaflık sorunu hâlâ büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Okuyucularımdan önemli mesajlar var

Sağ olsunlar, okuyucularım daima yorum, uyarı ve bilgilendirmeleriyle destek veriyor, yolumu aydınlatıyorlar. Bunu da o kadar güzel bir üslupla yapıyorlar ki!.. Bugün, böyle iki güzel örnekten birincisinde Samsun OMÜ'den gelen bir mesaj vesilesiyle "kenevir" ile ilgili makalemde atladığım önemli bir konuyu, ikincisinde "gıda kooperatifçiliği" ile ilgili makaleme İzmir'deki bir "tüketici kooperatifinden" gelen ve aslında bana değil, herkese seslenen bir mesajı bilgilerinize sunacağım.

Enflasyon bağlamında gıda kooperatifçiliğimiz (Yanlışı nerede yapıyoruz?)

Son günlerde "Gıda enflasyonuyla kalıcı şekilde nasıl mücadele edebiliriz?" sorusuna verilen cevaplar içinde en meşhuru, "Kooperatifleşme yoluyla." cevabı. Bakalım öyle miymiş.

Yatay-dikey mimari tartışması ve tarım

Geldiğimiz noktada, yatay mimariyi savunanların, şikayet ettikleri dikey mimarinin sorumluları olduklarını bile bir tarafa bırakarak tekrar söylüyorum: "Orman alanlarını, yeşil alanları ve Trakya'nın çok önemli tarım alanlarının bir kısmını yok etmeden İstanbul'u yatay mimari ile inşa etmek mümkün değil." Dolayısıyla yapılan yanlışı, başka bir yanlışla ortadan kaldırmaya çalışmayalım.

Devlet, manavlık yapmalı mı?

Yöneticilerimiz kabul etmese de sorunlarla ilgili tespitleri doğru değil, dolayısıyla çözüm uygulamaları da çare olmuyor. Bu gerçeğin, bunca tecrübeye rağmen anlaşılamamış olması anlaşılabilir gibi değil.

2018 Değerlendirmesi: Kendimi değerlendirdim

“Sadece eleştirmemişim, övülecek işler yapılmışsa övmüşüm. Süre gerekene süre, destek gerekene destek vermişim. "Her şartta arkandayım." demişim. "Olmaz." demişsem, niçin olmayacağı ile birlikte nasıl olacağını da yazmışım. Yazdıklarımı okuduktan sonra birilerinin tarafında olduğumu düşünenlere, "Önemli olan fiillerdir; faillerle ilişkim, onların fiillerle ilişkisi kadardır." demişim. Bu kadar basit bir cümleyi anlayamayanın (anlamak istemeyenin) makamına da mevkisine de cemaatine de partisine de parasına da şeceresine de itibar etmemişim; etmiyorum, etmeyeceğim.”