13.1 C
Ankara
Çarşamba, Nisan 14, 2021

Tarım Medyasının Durumu

Okumalısınız!

Yaşam İçin Gıda
Gıda, yaşamdır! Yaşamınız söz konusu olduğunda efsaneleri bir kenara bırakın!
Dr. Erhan Ekmen | Konuk Yazar | Yaşam için Gıda

Geçtiğimiz günlerde Ulusal Tarım Çalıştayı yapıldı. Çalıştayda sosyal medyanın etkin kullanımı açısından ilgi çeken bir yaklaşım sergilendi. Eleştirilme riskine rağmen, her zaman her yere davet edilen klasik konuşmacılar yerine etkinlikte gençlere yer verildi. Canlı yayınlar sırasında katılım 50-60 kişi olsa da daha sonraki günlerde bunların sanal ortamdaki okunma sayıları bir anda 1000’e ulaştı. 9 gün süren etkinlikte 17 oturum düzenlendi ve konusunda uzman 100’e yakın konuşmacı bildirilerini sundu. Bu oturumlardan biri de “Tarım Medyası” konusunda yapıldı. Oturumda ele alınan konuları ve 3 başlık altında yapılan tespitleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Mevcut Durum:

ÖLÇMEDEN BİLEMEZSİNİZ, BİLMEDEN YÖNETEMEZSİNİZ

Bir sektörde doğru kararlar alabilmek için bilgiyi üretebilmeye ve yaygınlaştırabilmeye bağlıdır. Her sektörde olduğu gibi tarımda da doğru bilginin üretilmesi ve üreticiden tüketiciye bütün paydaşların bu bilgiye kolaylıkla ulaşabilmesi gerekmektedir. Bilginin üretildiği yer ile bilgiyi talep eden kesimler arasında karşılıklı işleyen interaktif sistemlerin bulunması tarımda başarının temel şartlarından biridir.

Bilginin paylaşımında çeşitli iletişim yollarının bulunmaktadır. Medya bunlardan biridir. İlerleyen teknoloji bu konuda her geçen gün yeni fırsatlar sunmaktadır.

Ülkemizde tarım alanında yazılı ve görsel medyada uzun yıllardır çeşitli yayınlar yapılmaktadır. İlk yazılı derginin (Vasita-i Servet 1880) yayınından bu yana yaklaşık 140 yıl geçmiştir. Bugün sektörde genel anlamda ya da ürüne özel belli bir branşta olmak üzere 5 seneden fazla süredir basılan 30 civarında dergi bulunmaktadır. Sektörün tek tarım gazetesi (Hasattürk) ise yaklaşık 8 yıldır faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Bazı yerel gazeteler de mevsime bağlı olarak tarım ile ilgili haberler yapmaktadırlar. Bunlar arasında tarım ile ilgili sürekli köşesi bulunan gazete sayısı yok denecek kadar azdır. Önce radyoda sonra da televizyonda tarım ile ilgili programlar ilk kez TRT’de başlamıştır. Bu Toprağın Sesi Programı gibi yayınlar ile TRT birçok yeni yayına yol göstericilik yapmıştır.

Özel televizyon kanallarının yaygınlaşması ile ulusal ve bölgesel yayın yapan televizyon kanallarında tarım ile ilgili programlar yapılmış ve çiftçinin ilgi göstermesi üzerine tematik tarım kanalları kurulmaya başlamıştır. Dünyada pek çok ülkede tarım kanalının olmadığı, olanlarında sadece 1 tane tematik tarım kanallarının olduğu söylenebilir. Halen ülkemizde 5 adet tematik tarım televizyonu günlük faaliyetlerini sürdürmektedir. Dünyada 27 ülkede aynı isimle yayın yapan Agrotv de ülkemizde yayın yapmaktadır. En fazla izlenen ilk 10 sıralamasında yer alan kanallar arasında ise tarım ile ilgili düzenli yapılan program bulunmamaktadır. İlk 100 sıralamasında ise sürekli olmamakla beraber ara sıra programlar yapıldığı görülmektedir. Ulusal yayın yapan genel izleyici içerikli yaklaşık 550 kanal içinde en fazla 5 kanalın sürekli tarımsal içerikli programı bulunmaktadır. Kanal 5 “Gündem Tarım Programı” bunlardan biridir.

Son yıllarda özellikle salgın hastalık sonrasında sanal ortam kullanımının hızla yaygınlaşmasına neden olmuştur. Sosyal medyada tarım ile ilgili haberlerin, gıda ile ilgili bilgilerin ve özellikle tarımda girdi tedariki, gıda da ise evlere kadar servis edilen ürün satışının çok büyük oranlara ulaştığı görülmektedir. Aslında son 5 yıldır sosyal medyada tarım haberleri yapan ve değerli bilgiler paylaşan Apelasyon, Gıda Hattı ve Yaşam İçin Gıda gibi ciddi siteler bulunmaktadır. Bu nedenle sosyal medyada tarım ile ilgili her gün yeni siteler açılmaktadır. Bunların neredeyse tamamına yakını e-ticaret amaçlıdır ve 1 ay içinde faaliyetini sürdürmeyi bırakmaktadır. İlk etapta üretici ile tüketici arasında doğrudan satışı artıran olumlu bir girişim gibi görülen bu tip faaliyetler çeşitli riskler içermektedir.

Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) sektördeki yalan haber ve yanlış haber yapılması ile ilgili sorunun artması ve artık tarım gazeteciliğinin bir uzmanlık alanı kabul edilmesi amacıyla 2012 yılında kuruldu. Üye sayısı bir ara 80’e çıkansa da halen aidatlarını ödeyen 55 kişi bulunmaktadır. Ulusal boyutta çeşitli tanıtım etkinliklerinin yanı sıra sektörün sorunları ve çözüm yolları ile ilgili çalışmalarda bulunmaktadır. Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) üyesi olan TAGYAD, bugüne kadar 3 adet uluslararası büyük organizasyon gerçekleştirmiş ve Dünya gazetecilerini Türkiye’de ağırlamıştır. Bu etkinlikler ülkemizin ve firmalarımızın tanıtımı ve işbirliği imkanlarının arttırılması açısından büyük değer taşımaktadır.

Sorunlar:

Tarım medyasındaki en önemli sorun, kişisel menfaatler nedeniyle tüketiciyi kandıran bilgilerin, rahatlıkla paylaşılabilmesidir. Bunlar bazen bir firmanın kendi ürününü satmak için yaptırdığı gerçek dışı haberler olurken, bazen de ne yaptığını ve sektöre nasıl zarar verdiğini bilmeyen ve kendini uzman sanan kişiler tarafından bilinçsizce de olabilmektedir. Ama her ne gerekçe ile olursa olsun, toplum beslenmesi, halk sağlığı konularında doğru ve tarafsız bilgi edinmek herkesin en doğal hakkıdır. Sektördeki bazı dergiler, firmaların reklam yeri olarak işledikleri, tematik kanalların bile reklam aldıkları firmaların uzmanları ile program yaptıkları görülmektedir. Eğer bu firmalar ile ilgili haberler ve verilen bilgiler haksız rekabete yol açmıyorsa, tüketiciyi zarara sokacak şekilde yönlendirmiyorsa ve en önemlisi gerçek dışı, yalan tanıtımlarda bulunmuyorsa bu durum kabul edilebilir bir durumdur.

Ne yazık ki bu aşamada bunu değerlendirebilecek teknik bilgiye sahip bir kuruluş ve yeterince uzman medya mensubu bulunmamaktadır. Sektörde iyimser bir tahminle tarım alanında uzmanlaşmış, sürekli faaliyet gösteren 150 tarım gazetecisi, yazarı, programcısı, yayıncısı, yapımcısı yok denilebilir. Sahada gerçekleşen medya faaliyetlerinin neredeyse tamamında ne tarım, ne de gazetecilik bilgisi olmayan kişiler çalışmaktadır. Kısa süreli stajyer gibi işe alınan bu insanların yaptıkları işlerin çok büyük çoğunluğu amacına ulaşmamakta, eksik ve hatta hatalı bilgiler içermektedir. Maalesef en fazla seyirciye sahip televizyon kanalları bile “ofsaydın ne olduğunu bilmeyen parlamento muhabirinin spor haberi yapması” kadar komik durumlara düşmektedir. Mantıksız, akıl almaz, sıra dışı haberler ve programlar izleyiciyi çileden çıkartırken, sektöre telafisi zor zararlar verebilmektedir.

İşte birkaç örnek:

1- Mevsimsel döngü içinde normal aralıklarda yaşanan bir kuraklığı, Küresel Isınma diye haber yapanlar.

2- Balıkçılık ve su ürünlerindeki büyük tehlikeyi sadece tezgâhtaki balık fiyatı sanan ve şehirde balık satan adamı, balıkçı sanarak bu mevsimde hangi balık yenir diye sektöre zarar veren saçma sorular soranlar.

3- Gıda fiyatlarındaki artışı zincir market raflarındaki aldatmalı etiketlerden kaynaklandığını iddia edenler.

4- Tarım sektörünün ve çiftçinin tek sıkıntısını sanki sadece yüksek girdi fiyatlarıymış gibi anlatan ve çok daha önemli diğer bütün sorunları ıskalayanlar,

5- Kooperatifçilik önemli ama işe yaramıyor “kooperatif çöplüğü” deyip aynı örnekleri temcit pilavı gibi yalan yanlış anlatıp, halkı daha en baştan kooperatifçiliğe karşı korkutanlar.

Bu örnekleri 100’e kadar çoğaltmak mümkün. Yani neredeyse tarım ile ilgili yapılan birçok haberin “taca çıkan topu gol diye anlatmak” kadar hatalı olduğunu iddia edebiliriz. Üstelik bu durumun daha çok “ülke primetime kuşağı” içinde ilk 10’da yer alan hatta ilk ilk 100’de yer alan kanallar için daha sık görüldüğünü söyleyebiliriz.

Salgın hastalık sonrasında tarıma ve gıdaya artan ilgi nedeniyle oluşan ortamı fırsat bilenler sanal ortamda her gün e-ticaret amaçlı yeni bir tarım sitesi açmaktadırlar. Hızla ve kontrolsüz gelişen sanal ortamda, tüketiciye doğrudan ucuza satıldığı izlenimi yaratılarak normal şartlarda piyasada rekabet imkanı olmayan ürünler satışa sunulmaktadır. Çoğunlukla ederinden daha pahalıya satılan bu ürünler bazen tüketiciye hiç ulaşmayabilmektedir. Faaliyetleri 1 ay süren sonra da ortadan kaybolan bu tip sanal tarım siteleri ünlü sanatçıları ve ünvanlı akademisyenleri reklamlarında kullanmaktadır. Bunlar en fazla tarım sektörüne zarar vermektedir. Bu alanda ciddi çalışan, doğru ve faydalı işler yapan başta kooperatifler olmak üzere birçok meslektaşımız ve terim girişimcisi bulunmaktadır. Bunların zorlukla başardıkları iyi niyetli teşebbüsler bu tip yayınlardan korunmalı ve gelişmeleri sağlanmalıdır.

Çözüm Önerileri ve Yapılması Gerekenler:

Tarım ve gıda konusunda toplumda salgın hastalık sonrasında giderek artan bir farkındalık oluşmuştur. Bu farkındalığı doğru şekilde sürdürmek, sektör ile ilgili doğru bilgileri verebilmek için etik bir çerçeve belirlenmelidir. Burada yer alacak kuralların bağlayıcı olması, uymayanlar üzerinde yaptırımlarının olması, sürekli bir izleme ve değerlendirme mekanizmasının olması için sorumlu bir organizasyonel yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Bakanlığın bu konuda yaptığı olumlu girişim haklı olarak birçok kesimde tepkilere yol açmıştır. Çünkü bu denetimlerin yapılması ve yaptırımların karara bağlanması kamu yararı güden bağımsız bir yapı tarafından sürdürülmelidir. Birçok ülkede bu tip işleri yapmak üzere devlet dışında oluşturulmuş etik kurulları bulunmaktadır. Burada TAGYAD ya da benzeri sivil toplum kuruluşları (Tarım ve Gıda Etiği Derneği, Gıda Güvenliği Derneği gibi) mensupları tarafından seçilecek bir “Duayenler Grubu” ile bu sorun daha demokratik ve özgür şekilde çözülebilir. Burada bu kurulun verdiği kararların idari yaptırımlarının takibi görevi belki devlete verilebilir.

Tarım medyasındaki uzman bilgi eksikliği ile ilgili bir sertifika programının oluşturulması düşünülebilir. Tarım ile ilgili mesleklerin yükseköğrenim kurumları ile basın mesleği yükseköğrenim kurumları arasında yapılacak bir protokol ile tarım gazetecileri yetiştirmeye yönelik sertifikalı eğitim programları düzenlenebilir. Eğitimler verilmeye başladıktan sonra sektörel haberler ve programlar hazırlanırken bu tip sertifikaya sahip olmayanların yaptıkları hatalar kanal ya da yayın sahibine misli bedeller ile ceza olarak yansıtılmalıdır.

Gençlerin bu işe girmeleri özellikle teşvik edilmelidir. Sektörde istihdam edilmeyi bekleyen birçok ziraat mühendisi, veteriner hekim ve gazeteci bulunmaktadır. Sahada çok dinamik olmayı gerektiren tarım gazeteciliği, yazarlığı ve yayıncılığı alanındaki birçok teknik iş, gençler için yeni bir meslek olabilir. Bu aktif güç sektörün modern bilgi ve teknolojiye daha hızlı ulaşımını sağlayacak ve ciddi başarılara neden olacaktır.

Reklam geliri kaygısıyla izleyicine ihanet edenler bir süre sonra mutlaka inandırıcılıklarını ve seyircilerini kaybedeceklerdir. Tüketicinin bilinçlenmesi ve bu tip dersleri medyaya verebilmesi gerekmektedir. Bu nedenle gıda ve tarım alanında gazetecilik ve televizyonculuk yapanların izleyiciyi bilinçlendirme konusunda ciddi sorumlukları vardır. Bu işte bütün taraflar uzun vadeli düşünmelidir. Bu tip olumlu davranış değişiklerine sebep olacak bilgilendirmeler hem devlet, hem de kanal ve yayın sahipleri tarafından yapılmalıdır.

Sanal ortamda çoğu organik olduğu söylenen ya da e-ticaret yaptığı belirtilen elektronik yayıncılık ile ilgili tedbirler alınmalıdır. Bu alanda uzman olan kişiler tarafından takip, kontrol ve müdahale sistemleri geliştirilmeli ve oluşturulmalıdır. Burada özellikle danışmanlık hizmeti verildiği şeklinde kendini gösteren dolandırıcılık ve sahtekarlıkların önüne geçebilecek tedbirler alınmalıdır.

Bakanlığın gıda tağşiş ve hilekarları ile yaptığı mücadelede tarım medyasının gücünden istifade edebileceği yöntemler oluşturulmalıdır. Devletin verdiği hizmetlerin tarım medyasının yardımıyla halka ulaştırılması sağlanmalıdır. Tabii ki burada halkın ihtiyaçlarının ilgili birimlere iletilmesi ve en kısa sürede yapılması konusunda tarım medyasının oluşturacağı baskının olumlu etkileri de göz önüne alınmalıdır.

Sonuç olarak; geleceğimiz açısından, sağlıklı kalabilmek adına, ülkenin gıda bağımsızlığını koruyabilmek için tarım medyası çalışanlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Tarımda üretim öncesinden tüketicinin memnuniyetine kadar her aşamada ve her konuda mutlaka bilimim gösterdiği yolda, teknolojinin en son imkanlarını kullanarak en doğru bilgiyi mensubu olduğumuz medya imkanları ile halkımıza anlatmak zorundayız.

Yazarın diğer yazıları: Tarımın 2020’de anlaşılan önemini 2021’de ne yapacağız?

Son Haberler

Kestane kanseriyle mücadelede başarı

Kestane kanseriyle mücadelede başarı