Türkiye’de son 5 yılda fındık rekoltesinin, ortalama 600-650 bin tonun üzerine hiç çıkmadığını, ABD’deki toplantıda rekoltenin kasıtlı şekilde 815 bin ton olarak ilan edildiğini savunan MHP’li Cemal Enginyurt; “Fındık çok”, “fındıkta rekolte yüksek” denilerek fındık fiyatının aşağıya çekilmesinin planlandığını söyledi. Meclis Genel Kurulunda Ordu’nun sorunları hakkında söz alan CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise “Fındık palet fabrikası kadar milli, fındık bahçeleri ise kozmik oda kadar önemli.” ifadelerini kullandı.

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Amerika’nın Florida’da eyaletindeki toplantıda, Türkiye’nin fındık rekoltesinin kasıtlı şekilde 815 bin ton olarak ilan edildiğini belirterek, “Fındık çok’, ‘fındıkta rekolte yüksek’ denilerek fındık fiyatının aşağıya çekilmesi planlanıyor. Amerikan ve İtalyan emperyalizminin vampir ruhlu yiyicileri fındık üreticisinin hakkını gasp etmek için el birliği yaptılar.” dedi. 

Enginyurt, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, geçen hafta ABD’nin Florida eyaletinde Türkiye’de fındık pazarının yüzde 70’ini elinde bulunduran bir İtalyan firması öncülüğünde düzenlenen 38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresi’nde, Türkiye’nin fındık rekoltesinin 815 bin ton olarak ilan edildiğini hatırlattı. 

“Fındık bizim hayatımızdır, en önemli geçim kaynağımızdır.” diyen Enginyurt, Türkiye’de son 5 yılda fındık rekoltesinin, ortalama 600-650 bin tonun üzerine hiç çıkmadığını, ABD’deki toplantıda rekoltenin kasıtlı şekilde 815 bin ton olarak ilan edildiğini savundu. 

“Fındık çok”, “fındıkta rekolte yüksek” denilerek fındık fiyatının aşağıya çekilmesinin planlandığını anlatan Enginyurt, şunları söyledi: 

“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl ekim ayında ortalama 14,5 lira olarak açıkladığı fiyatın akabinde fındık fiyatları 20 liraya kadar yükselmiş, Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) elindeki fındığı ortalama 16 liradan satmıştır yani fındık, değerini yavaş yavaş bulurken birden bire bundan rahatsız olan Amerikan emperyalizminin, İtalyan emperyalizminin vampir ruhlu yiyicileri fındık üreticisinin hakkını gasbetmek için el birliği yapmışlardır.” 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’a seslenen Enginyurt, “2 milyar dolar fındık ihracat rakamı varken yalnızca bunun ezmesinden 36 milyar dolar gelir elde edilirken, fındık fiyatını halen düşürmek isteyenlere Tarım ve Orman Bakanlığı müdahale etmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımız buna müdahale etmelidir. Fındık üreticisinin hakkı gasp edilmemelidir.” diye konuştu. 

“Fındık üzerinde oynanacak oyunun yeni işsizler ordusu yaratacağına, Karadeniz ekonomisine büyük zarar vereceğine” değinen Enginyurt, “Devletimizi bu konuda acilen tedbir almaya davet ediyorum. TMO, bu sermayedarlara, fındık vampirlerine fırsat vermemek için haziran ayı içinde fındık taban fiyatını açıklamalı ve fındık alacağını ilan etmelidir.” ifadelerini kullandı. 

Adıgüzel: “Fındık palet fabrikası kadar milli”

Fındık konusunda bir açıklamada, Meclis Genel Kurulunda Ordu’nun sorunları hakkında söz alan CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’den geldi.

Fındığın, Türkiye’nin tarım ihracatının yüzde 15’ini oluşturan milli bir ürün olduğunu belirten Adıgüzel, şöyle konuştu:

“Biliyorsunuz, fındık, tarım ihracatımızın yüzde 10’unu, 15’ini oluşturan, 1’inci sırada olan ve Türkiye’nin dünyada 1’inci olduğu -yüzde 70 fındığı ürettiği- bir ürünümüz ve millî bir ürün. Fındık öyle bir millî ürün ki tıpkı Tank Palet Fabrikası kadar millî, fındık bahçesi de aynı kozmik oda kadar millî; öyle bakıyoruz. Bu hassasiyetle genç Türkiye Cumhuriyeti 1924 yılında fındık fidanlarının yurt dışına çıkarılması yasağı koymuş. Keza 1937’de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste, açılış konuşmasında birlik kurulmasını önermiş ve FİSKOBİRLİK’i kurmuşuz bu şekilde. Sizler ne yaptınız? O FİSKOBİRLİK’i aradan çıkardınız ve bir İtalyan firmasına bu fındığı peşkeş çektiniz, sadece fındığı da değil, şimdi çiftçimizin tarlasında o çiftçiye üretim yaptırıyor; âdeta bahçeyi de o çiftçiyi de onlara mecbur bıraktınız. Bizim Türk köylümüz sizin sayenizde kendi toprağında maraba olmuştur.

Başka ne yapıyor bu İtalyan firması Ferrero? Daha sezon gelmeden önce bir rekolte oyunu yapıyor; daha fındık filiz vermeden, karanfil görünmeden rekolte açıklıyor. Biz bakıyoruz böyle fındığa yandan, daha karanfili göremiyoruz ama onlar İtalya’dan, ta Amerika’dan o karanfili görüyorlar. Nasıl görüyorlar? Anasının gözü de ondan görüyorlar ve bu şekilde fiyatı düşürmeye çalışıyorlar. Zaten fındıkta bu 3R’ye dikkat etmek lazım. Biri rekolte oyunu, bunu Ferrero ve saz arkadaşları yapıyor; diğeri randıman oyunu, bunu da TMO ve saz arkadaşları yapıyor. Randıman oyununda üreticinin 50 randıman fındığını 46 randımana alarak devlet resmen soyguna, kendi vatandaşının soygununa müsaade ediyor; daha sonra da o 50 randıman fındığı yandaş tüccarla beraber pay ediyor, iç ediyor sevgili arkadaşlar.

Bu topraklarda 1403’ten beri fındık ihracatı yapılıyor fakat fındık altı yüz yılda görmediği zulmü, sizin on yedi yıllık iktidarınızda gördü.

Kardeşim, milletin fındığına fiyatı bahçesine girmeden verin, daldan tutmadan verin. Bakın, arpa ve buğday için 2 Mayısta, çay için 16 Mayısta taban fiyatı verdiniz. Fındıkçı bu ülkenin insanı değil mi? O yüzden fındıkta da taban fiyatı bekliyoruz.

Hep şu söylendi: “Fındığı devlet alırsa zarar eder, fındık depolarda çürür.” Öyle olmadığı geçen yıl görüldü. Görüldüğü üzere TMO 14 liradan aldığı fındığı 18 liradan sattı, milletin sırtından bir de para kazandı. Hatta şu anda TMO depolarında sanayici fındık bulamıyor çünkü o TMO, bazı yandaş, torpilli sanayiciye o fındığı toptan ihale ediyor, veriyor ve diğer sanayicilerimiz maalesef fındık bulamıyorlar. Parasını yatıran sanayici bile fındık alamıyor. Ömer Aydın kardeşimizin ifadesiyle söylüyorum: Pavyon kapatılır gibi TMO’da depo kapatılıyor. Bu hâliyle TMO, üretici ofisi değil, bazı tüccarlar için depoculuk yapmaktadır. Fındığın yüzde 20’si hasattan hemen sonra pazara iner çünkü köylü borç, harç içinde, fakirdir. İşte bu dönemde fındık düşük olarak fiyatlanır. Hem fakir bırak hem de elinden malını ucuza kapat. Sosyal devlet isek bu dönem gelmeden fındık fiyatını belirleyip bu dönemde alım yapmamız gerekiyor.

Fındık fiyatı 20 lira olmalı

Peki, fındık fiyatı ne olmalı? TMO, zaten geçen yılın fındığını şu anda 18 liraya satıyor, sayın milletvekilleri. Bunun üzerine refah payı koyarak, yaklaşık 20 lira düzeyinde hem de yeni sezon fındığını satması gerekiyor. Yani 20 liradan aşağı bu yıl fındık fiyatı olmamalıdır ve bunun altındaki fiyatlar taban fiyat değil, tavan fiyat olur, fındık fiyatının önünü keser. Geçen yıl Ferrero’nun İtalya’da fındığı 2,9 eurodan aldığını da burada özellikle söylemek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, Türkiye’de olduğu gibi bölgemizde de ekonomik sıkıntılar oldukça had safhadadır. Bu fedakâr ve cefakâr Karadeniz insanlarının emekleri ve gururlarıyla daha fazla oynanmamalıdır. Haritaya bir bakın. İktidar olarak sadece Karadeniz kıyılarında kaldınız. Her an düşme ihtimaline karşı bu dik, yamaçlı, zorlu coğrafyada yürürken fındığın dallarına iyi tutunun derim.”

Fındık çalıştayının sonuçları beklentileri karşılamaktan uzak

İyi Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs de Genel Kurulda söz alarak, fındık üzerindeki belirsizliklerin ortadan kaldırılmasını istedi. “Hiçbir yabancı girdiye ihtiyaç duymadan ürettiğimiz ve bu yüzden de “millî ürün” dediğimiz fındıkta bu yıl da benzer sorunların yaşanmaması için şimdiden tedbirlerin alınması, üreticinin endişesinin giderilmesi, belirsizliklerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.” diyen Örs, sözlerine şöyle devam etti:

Üretici ağustos ayının başında fiyatın belirlenmesini istiyor

“Geçtiğimiz aylarda düzenlenen Fındık Çalıştayının sonuçlarına baktığımızda alınan kararların üreticinin talep ve beklentilerini karşılamaktan, belirsizlikleri ortadan kaldırmaktan uzak olduğu apaçık ortadadır. Karadenizli fındık üreticisi kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesini istemektedir. Süslü cümlelerle, tablolarla, grafiklerle, yansılarla sorun çözülmüyor. Benim Trabzonlu hemşehrim, Karadenizli fındık üreticim şunu merak ediyor: Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alacak mıdır? Eğer alacaksa hangi ayda alıma başlanacaktır? Çünkü üreticinin geçen yıl sütten ağzı yanmıştır. Bildiğiniz gibi ağustosta hasadı yapılan fındığın fiyatı ekim sonunda açıklanmış, alımlara da kasım ayında başlanılmıştı Ekonomik olarak sıkıntıda olan üretici fındığını eylül ayında yok pahasına çoktan satmıştı çünkü fındığı toplayan üretici elinde uzun süre tutamıyor. En geç okullar açılana kadar satmak zorunda kalıyor. O yüzden 2019’da üretici sütten ağzı yanmış, yoğurdu üfleyerek yer misali şimdiden ne olacağını merak ediyor. 2018 yılındaki gibi kasım ayında mı alım yapılacak endişesi üreticimizde var.

Değerli milletvekilleri, üreticinin beklentisi ağustos ayının başında fiyatın belirlenmesi ve ay ortalarında da Toprak Mahsulleri Ofisinin devreye girerek alımlara başlamasıdır. Aksi durumda yerli ürünümüz fındığı üreten binlerce vatandaşımız ne yazık ki yine yabancı bir şirketin insafına bırakılmış olacaktır.

Değerli milletvekilleri, burada bir hususu daha dile getirmek istiyorum. Birkaç gün önce Amerika Birleşik Devletlerinde, Türkiye’den Tarım Bakanlığı yetkilileri ve Ulusal Fındık Konseyi yetkililerinin de katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir. Bu toplantıda 2019 tahmini fındık rekoltesi 815 bin ton olarak ilan edilmiştir. Son beş yılda Türkiye’de rekoltenin 600-650 bin ton olarak gerçekleştiğini dikkate alırsak, ABD’deki bu toplantıda 815 bin ton açıklamasıyla acaba “fındık çok” denilerek üreticinin fındığı ucuza mı kapatılmak istenmektedir demekten de kendimi alamıyorum.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın