“Akla tarımın yabancılara mı satılacağı veya ipotek edileceği gibi kuşkuları getirmekte”

TZYMB Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Kiraz, Tarımda Milli Birlik Projesi’ne yönelik açıklamasında; kamuoyunda varlık fonu ile ilgili sık sık olumsuz yorumların yapıldığını, bu fonun içinde bulunan kitlerin bazılarının da aynı zamanda tarıma ortak olacak özel sektörün (holding) içinde olduğunun görüldüğünü, bu durumun akla, tarımın yabancılara mı satılacağı veya ipotek edileceği gibi kuşkuları getirdiğini dile getirdi.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB) Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Kiraz, Tarımda Milli Birlik Projesi’ne ilişkin Birliğin görüşlerini paylaştı. Tarımın yeni baştan yapılandırılmasını içeren “Tarımda Milli Birlik Projesi” adı altında bir yapılandırma çalışmasının kamuoyunda sıkça duyulmaya başlandığına işaret eden Fehmi Kiraz, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla; yeni yapılanmada Tarım Bakanlığının merkez ve taşra yapısının, Milli Birlik Kooperatifi ile özel sektörün ortak olacağı bir yapıya dönüşeceğinin öngörüldüğünü ifade etti.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB) Yönetim Kurulu Başkanı Fehmi Kiraz

Kamuoyunda bu çalışmanın ayrıntıları, ne zaman, hangi paydaşlarla çalışarak hazırlandığı gibi bir bilgi bulunmadığını aktaran ve “Herhangi mesleki sivil toplum örgütü, çiftçi örgütünün de bu süreci bilmediği ya da bu çalışmanın içinde olmadığı anlaşılmaktadır.” diyen TZYMB Başkanı Kiraz, değerlendirmesinde şunları kaydetti:

“Ülkemizde yanlış bir kanaat vardır, “Göç yolda düzülür”. Bu proje bu kanata göre hazırlanmış gibi durmaktadır.

Tarımsal üretimde son yıllarda görülen önemli sorunlar varken, tarım kesiminin devletçe ciddi desteklenmesi gerekirken, üreticinin bir sürü sorunun olduğu bir ortamda, kurumun % 50 sinin özel sektörün karlılık esasına göre çalışacağı, zarara hiç bir zaman yanaşmayacağı bilindiğinden, stratejik öneme sahip tarımın bir milli sorunu haline geleceği unutulmamalıdır.

Yine kamuoyunda varlık fonu ile ilgili sık sık olumsuz yorumların yapıldığı ve bu fonun içinde bulunan kitlerin bazılarının da aynı zamanda tarıma ortak olacak özel sektör (holding) ün içinde olduğu görüldüğü için, akla tarımın yabancılara mı satılacağı veya ipotek edileceği gibi kuşkuları getirmektedir.

Bu sebeplerle Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği olarak tarımda yeni bir yapılandırma olacaksa bu çalışmanın tüm STK ve paydaşların içinde olduğu ortak bir çalışma ile hazırlanması gerektiğini kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Güngör: “Dünya Bankası projesi”

TMMOB Ziraat Mühendisleri (ZMO) Odası Genel Başkanı Özden Güngör

TMMOB Ziraat Mühendisleri (ZMO) Odası Genel Başkanı Özden Güngör ise konuya ilişkin Ulusal Kanal’a yaptığı açıklamada; “Tarımda Milli Birlik Projesi, şirketleşme ile tarımda kırsalda kalkınmayı göz ardı eden, tabana dayalı üretici yapısını göz önüne almayan, üretim için yatırım desteklerini kapsamayan tam da Dünya Bankası projesidir.” ifadelerini kullandı.

“Tarımı bu uluslararası şirketlerin egemenliğine teslim etmek, Türkiye’nin tarım sorunlarını çözmez.” diyen Güngör şöyle devam etti:

“Bu proje gıda egemenliğini sermayeye teslim eden bir rant projesidir aynı zamanda. Biyoçeşitlilik, endemik türler, tarım toprakları, meralar ve suyun korunması, üretici destekleri, aile çiftçiliği, yerel tarımsal değerler, girdi maliyetleri, kırsal alanın durumu, üreticinin borcu ve bir takım sorunlar, doğası gereği sermayenin umurunda değildir, sermaye kâr ve rant hesapları yapar. Bu proje üreticileri daha da zor duruma düşürür. Bu proje Devletin, ben bu işi beceremiyorum, buyurun özel sektör siz yapın demesidir. Sermayeye peşkeş çekmesidir. Türkiye’nin yapısı böyle bir proje için uygun değildir. Derhal vazgeçilmelidir.”

100 Günlük İcraat Programı, millîleşme ve bürokrasi

Evet, yöneticilerimizin millîleşme lafını çok ettiklerini biliyorum fakat geldiğimiz noktada görüyoruz ki hiç bu kadar gayrı millî olmamıştık. Yanlış yolda olunduğu açık. Bugün, 1 dolar 5,30 TL olmuşken hâlâ bu zincirlerin millî üretimi gerçekleştirmeden kırabileceğini düşünerek lakayıt olanlar varsa onları gaflet ve dalaletin ötesine çoktan geçtikleri konusunda uyarıyorum.

Hani “Bal yemeyin.” diyen teyze var ya, aldırmayın siz ona!

Arıcılık, ülkemiz için önemli ve geliştirilebilir bir alan. Hem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hem de Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2011 yılından beri gösterdiği çabaları, verilen teşvik ve destekleri biliyoruz. Yine de arıcılığımızın istenen ve beklenen seviyede olmadığını da biliyoruz.

Kilo verme amaçlı enerjisi azaltılmış gıdalar denilince ne anlıyorsunuz?

Yaz ayları yaklaşırken insanların fazla kilolarından kurtulma taleplerinin artması ile birlikte kilo verme amaçlı olarak formüle edilmiş gıdaların reklamlarının da arttığını görüyoruz. Peki, bu gıdaları ne kadar tanıyoruz?

Yalnız çevre değil önemli bir gıda güvenliği sorunu ile karşı karşıyayız

Plastik atıkların doğaya atılmaması ve daha az plastik ambalaj ve tek kullanımlık plastik kullanımı konusunda yasal yaptırımların yanında tüketicilerin bilinçli olmasını sağlayacak kampanyalar çevre kirliliğinin önlenmesi ve buna bağlı olarak gıda güvenliğinin sağlanması açısından çok önemli.

Hastalık Gelmeden Sağlığımızın Kıymetini Biliyor muyuz?

İnsanlarla konuşurken yakınlarından pek çok kişinin hastalıklarla uğraştığını öğreniyoruz. Genelde gıdaları suçluyorlar. Hastalıklara baktığımızda ise kronik hastalıklara yakalandıklarını görüyoruz. Hatta bazı müşterilerim, el yapımı %85 kakao içeren butik çikolatalarımızı alırken “diyet yapıyorum, bir tane bile yiyemem, kilo alırım” diyor. Hâlbuki 10 gram %85 kakaolu çikolata, düzenli tüketildiğinde pek çok yararı var. Buradaki ana sorun fiziksel aktivite eksikliği. Sadece diyet yaparak kilo probleminin çözüleceğini sanıyorlar!

E-Posta Aboneliği

Gelişmelerden haberdar olmak için Bizi Takip Edin.

Kavun hem serinletiyor hem de tok tutuyor

Kavun, lezzeti ve güzel kokusu sayesinde yaz aylarında en çok tüketilen meyvelerden biri olarak gösteriliyor. Bu özellikleri kavunu yaz sofralarının vazgeçilmezlerinden biri yapıyor ancak pek çok çeşidi bulunan kavun aynı zamanda birbirinden farklı vücut sistemlerine yararları ile öne çıkıyor. Göz sağlığının korunmasından kilo vermeye, doğurganlığın artırılmasından bağışıklık sistemini güçlendirmeye kadar pek çok işlevi bulunuyor.

Gebelikte mutlaka tüketilmesi gereken 6 gıda

Gebelikte daha çok protein ve kalsiyum ihtiyacı ortaya çıkar. Çünkü büyüyen bebeğinizin kemikleri ve dokuları için bunlar şarttır. Doğumsal bazı defektleri önlemek için ekstra folik asit ve kan hücrelerinin bebeğinize daha çok oksijen taşıması için ekstra demire ihtiyacınız olduğu gibi… Peki, hamilelikte nasıl beslenmeli?

Ekici Lezzet Hikâyeleri’nin ikinci kitabı çıktı

2017 yılında 60. Yılı dolayısıyla başlattığı Lezzet Hikayeleri yolculuğuna 2018 yılında Aydın, Balıkesir, Elazığ, Mersin, Samsun ve Sivas’la devam eden Ekici Peynir; bu illerde gizli kalmış lezzetleri Ekici Lezzet Hikayeleri kitabının ikincisinde topladı.
4,788BeğenenlerBeğen
430TakipçilerTakip Et
510TakipçilerTakip Et
İstanbul
parçalı az bulutlu
25.1 ° C
27.2 °
23.9 °
47 %
10.3kmh
40 %
Çar
24 °
Per
26 °
Cum
27 °
Cts
27 °
Paz
27 °