Gıdada taklit ve tağşiş ya da “nush ile uslanmayanı etmeli tekdir…”

1
690

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bakanlığının insan sağlığı ve gıda güvenliği konusundaki çalışmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “18 defa taklit¹ veya tağşişten² ceza aldığı halde, gıda güvenliğini ortadan kaldıran uygulamalara devam eden ve bunda ısrar eden firmalar olduğunu; bu çerçevede cezaların caydırıcı olmadığının anlaşıldığını, gözden geçirileceğini ve gerekirse bunların faaliyetlerini sonlandırmaya kadar gideceklerini” söyledi.

Her seferinde listeyi dikkatlice okuyordum fakat hangi firmanın kaç defa ceza aldığının çetelesini tutmuyordum. Bakan Çelik söylemeseydi, durumun bu kadar vahim olduğundan haberim olmayacaktı. Gerçi ikrar diyen de oldu, ihtar diyen de; kimine göre ifşa, kimine göre üzüntü beyanı, kimine göre isyan veya öncekilere eleştiri…

Yine de söylemeyebilirdi; söylemesini takdirle karşılıyorum çünkü şimdi konuyu daha çok kişi, daha büyük bir hassasiyetle takip edecek. Eğer -söz verdiği gibi- makul sürede bu konuda düzenleme yapılmaz ve uygulanmazsa en ağır eleştirileri yapmak vatandaş olarak hakkımız, yazar olarak görevimiz. Bakanlığın diğer bütün faaliyet alanlarında çeşitli sebeplerle hedeflere ulaşılamayabilir, hatta hatalar yapılabilir fakat insan sağlığı söz konusu olduğunda hata, özellikle ihmal hoş karşılanamaz.

Taklit ve tağşiş, kelimenin tam anlamıyla insan sağlığını hedef alan bir “ahlaksızlık” çünkü elde olmayan bir sebebin veya hatanın sonucu değil. Tersine, bilinçli olarak ürünlerin değerleriyle oynanıyor. Dolayısıyla bu ahlaksızlara karşı, tedbir olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının cezaları arttırması yetmez. Yapanın, özellikle de yapmakta ısrar edenin her yerde önü kesilmeli. Resmi, yarı resmi veya sivil, hiçbir kurum ve kuruluşun yardımlarından ve desteklerinden istifade ettirilmemeli.

Aslında cezayı tüketici kesmeli. Tüketici, bu insafsız ahlaksızların mallarını satın almaya devam ettikçe, onlar da bir yolunu bulup üretmeye devam edecek. Sorunu kökten halletmenin tek yolu, cezayı tüketicinin kesmesi.

Yalnız, çok önemli bir hususa dikkatinizi çekmek ve Bakanlığa da bu hususta bir hatırlatma yapmak isterim: Gıda ürünlerinin analizleri, yüksek derecede hassasiyet gösterilmesi gereken analizlerdir. Ürün numunelerinin alınmasından taşınmasına, saklanmasından analizlerin yapılmasına kadar bütün aşamalar için özel eleman ve ekipmanlar gerekir. Bu konulardaki herhangi bir ihmal, önce insan sağlığını tehdit eder. Diğer taraftan ise büyük sermayelerle kurulmuş, markalar oluşturmuş, çok sayıda insanın çalıştığı işletmelerin haksız yere suçlanmasına ve belki de yok olmasına kadar gidecek bir süreci başlatabilir. Bu sebeplerle laboratuvarların eleman ve ekipman ihtiyaçları öncelikle giderilmeli, denetimleri ihmal edilmemelidir.


Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na göre:
¹Taklit: Bu Kanun kapsamındaki ürünleri, şekil, bileşim ve nitelikleri itibarıyla yapısında bulunmayan özelliklere sahip gibi veya başka bir ürünün aynısıymış gibi göstermeyi ifade eder.
²Tağşiş: Bu Kanun kapsamındaki ürünlere temel özelliğini veren ögelerin ve besin değerlerinin tamamının veya bir bölümünün mevzuata aykırı olarak çıkarılmasını veya miktarının değiştirilmesini veya aynı değeri taşımayan başka bir maddenin, o madde yerine aynı maddeymiş gibi katılmasını ifade eder.

1 Yorum

  1. Bir tarafın insan sağlığını koruma sloganının arkasına saklanıp üreticiyi ve sanayiciyi en ağır şekilde karaladığı, diğer tarafın çiftçiyiz, işçi çalıştırıyoruz, vergi veriyoruz, ihracat yapıyoruz diyerek tezgahını yürütmek için insan sağlığını hiçe saydığı bir ülkede, popüler olmaya çalışmamış, olması gerekenleri yazmışsınız. Teşekkür ederim Ali Osman Bey.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın