Sürekli artan maliyetlere karşın, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalan, pazarlayamayan Adana çiftçisinin çok sıkıntılı ve perişan hâlde, üretim yapamaz hâle geldiğini söyleyen CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Çukurova topraklarında çiftçilerimizin bu bereketli topraklar üzerinde durumu buysa İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki çiftçilerin hâlini düşünmek bile istemiyoruz.” dedi.

TBMM’nin 17 Ekim 2018 Çarşamba günü yapılan oturumunda günden dışı söz alan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Adana çiftçisinin dertli olduğunu belirtti. Adana’nın kebabıyla, şalgamıyla, bici bicisiyle, sıcağıyla, pamuğuyla, narenciyesiyle, karpuzuyla ve çok çeşit tarım ürünleriyle anılan bir kent olduğunu hatırlatan Barut, kentin; ülkemiz genelinde üretilen ürünlerden buğdayın yüzde 5’ini, mısırın yüzde 20’sini, pamuğun yüzde 10’unu, soyanın yüzde 65’ini, ayçiçeğin yüzde 8’ini, turunçgilin de yüzde 30’unu karşıladığını ifade etti.

“Bu kadar zengin ve bereketli topraklara sahip olan Adana hızla gerilemiş, işsizlik ve yoksullukla anılır bir kent hâline gelmiştir.” diyen Barut, AKP döneminde sürekli artan maliyetlere karşın, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalan, pazarlayamayan çiftçilerin çok sıkıntılı ve perişan hâlde, üretim yapamaz hâle geldiğine dikkat çekti. Barut; “Çukurova topraklarında çiftçilerimizin bu bereketli topraklar üzerinde durumu buysa İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki çiftçilerin hâlini düşünmek bile istemiyoruz.” dedi.

Buğday ekim dönemiyle birlikte yeni sezona hazırlık sürecinin başladığını kaydeden Adana Milletvekili Ayhan Barut, üreticilerin “yok.” denilen ekonomik krizi derinden hissetmeye başladıklarını, girdi kalemlerindeki 2-3 kat artışla yeni sezonu nasıl geçireceklerini kara kara düşündüklerini söyledi.

“İğneden ipliğe her şeye zam geliyor ama ürün ucuzluyor”

Adana denilince akla ilk gelen tekstil ve konfeksiyon sanayinin hammaddesi, “beyaz altın” olarak anılan pamuk ve narenciye olduğunu vurgulayan Barut, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ne yazık ki üretim maliyetleri sürekli artarken hasat döneminin başladığı şu günlerde kilosu 4,5 lira olan kütlü pamuk fiyatları 3 liraya kadar gerilemiş bir durumdadır. Turunçgil üreticilerimiz de aynı sorunla baş başadır. Narenciye hasatının başladığı ilk günlerde limonun fiyatı 1,5 lirayken bu günlerde kilosu 70-80 kuruşa kadar gerilemiş, on yıldan beridir neredeyse aynı fiyatla işlem gören greyfurt, portakal ve mandalina bu seviyede kalmış, hiçbir şekilde artmamıştır. Bu, akıl alabilecek bir durum değildir, üstelik narenciye üreticilerine bu yıl Akdeniz meyve sineği zararlısı nedeniyle normalden 5-6 kat daha fazla ilaçlama yaparak üretim maliyetleri katbekat artmıştır. Döviz artıyor, faizler yükseliyor, mazotu, ilacı, gübresi pahalanıyor, iğneden ipliğe her şeye zam geliyor ama ne hikmetse pamuk ve narenciye ve tüm tarım ürünleri fiyatları geriye gidiyor hatta dalında kalıyor. Şimdi, soruyorum size değerli vekillerim: Bu vicdanlara sığar mı? Üreticilerimize yazık değil mi? Yazıktır, günahtır, ayıptır. Görmeyen gözlerin görmesini, duymayan kulakların duymasını, hâlden anlamayanların insafa gelmesini diliyorum değerli arkadaşlar.

Adana’yı anlatırken ülke tarımımızın da içler acısı olduğunu, ülkemizin ithalatçı bir ülke hâline geldiğini, samanı bile ne yazık ki ithal ettiğimizi söylemek isterim. Buğdayda 5 milyon ton, pamukta 1 milyon ton ithalat yapar duruma gelmiş bir ülkemiz bugün için net bir şekilde ihracatçı durumundan ithalatçı hâle gelmiştir. Kendi kendine yeten 7 ülkeden artık biri değiliz, ithalatçı bir konumda olan ülkemiz son on altı yılda çiftçi kayıt sistemine göre 2,8 milyon çiftçiden 2,1 milyona düşerek çiftçilerimiz hızla alanlarını terk etmişlerdir.”

“Tarım Bakanlığınca mühendisler atanmalı”

Adana Milletvekili Ayhan Barut, sektörün temel taşları olan on binlerce ziraat mühendisleri, gıda ve su ürünleri mühendisleri, veteriner, tekniker ve teknisyenlerin işsiz bırakıldığını, AKP döneminde gerekli ilgi ve desteği görmediklerini de sözlerine ekledi. Barut, tarladan sofraya gıda zincirinin en önemli halkasını oluşturan bu meslek gruplarından derhâl yeterli sayıda mühendis, tekniker ve teknisyenlerin Tarım Bakanlığınca atama yapılmasını istediklerini de ifade etti.

“Halk, et ve tavuk gibi temel ihtiyaçlarda indirim yapılmasını bekliyor”

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal da oturumda söz alarak; Tarım ve Orman Bakanının, Et ve Süt Kurumunun 10 üründe yüzde 10 indirime gittiğini açıkladığını, ancak bu ürünlerin sucuk, sosis, fıstıklı salam, Macar salamı ve kavurma gibi fakirin sofrasında hiç görmediği ürünler olduğunu söyledi. 20 Ağustosta kıyma, et ve tavuk etine ESK’nın yaptığı zamların olduğu gibi durduğuna dikkat çeken Topal, “Bu, ‘Ekmek yoksa pasta yesinler.’ anlayışının tezahürüdür. Sayın Bakana sesleniyorum: Halkın salam, sosis, sucuk alacak dermanı kalmadı, et ve tavuk gibi temel ihtiyaçlarda indirim yapılmasını bekliyor. Hükûmet samimiyse bu konuyu gündemine alsın, halkımız da ayda bir defa da olsa sofrasına et ve tavuk koysun. Bizler de halkımız adına bunu talep ediyoruz.” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın