Özlediğim Vali

0
59

29 Eylül tarihli gazetelerde bir haber başlığı özellikle dikkatimi çekti:

“Vali Bektaş, çay için acı konuştu.”

Her ne kadar “Gazeteler.” dediysem de aslında habere üç beş gazete yer vermişti. Bunların çoğu yerel gazetelerdi. Ben haberi internet sayfalarından okudum, ne kadarı basılı yayınlarında yer verdiler onu bilmiyorum. Diğer bir söyleyişle “anlı şanlı” gazetelerimiz bu haberi görmezden gelmişti.

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Rize Şubesi tarafından Rize’de düzenlenen 1. Genişletilmiş Karadeniz Bölgesi Programı’nda konuşmuş ve sıradan bir protokol konuşması yapıp rolünü oynayabilecekken Rize’nin en önemli sorununa parmak basmıştı.

Bektaş’ın, “Konuşmasının özeti.” diyebileceğim cümleleri şunlar:

“Çayımız var, çayımızın sorunları var, çayımızın sorunlarının da aşılması gerekiyor. Aşılmadığı takdirde uzun vadede ‘Çayımız var.’ lafını da söyleyebileceğimizi sanmıyorum.”

Çayın geleceğini Rize’nin geleceği olarak görüyor ve açıkça uyarıyor: Çayın geleceği tehlikede! Rize’nin geleceği tehlikede!

Vali’nin gündeminde Rize’nin geleceği var.

Son derece açık ve net sözler. Sorumluluk sahibi bir insanın sözleri.

Peki, niçin böyle düşünüyor?

Sorunun cevabını doğru verebilmek için Ziraat Mühendisleri Odası’nın hazırladığı “Çay Raporu 2015″‘ten aldığım verilere bakalım:

“Rize’de tarımsal gelirin yüzde 98’i, Artvin’de yüzde 27’si, Trabzon’da ise yüzde 25’i çay tarımından elde edilmektedir. Çay tarımında çalışan faal nüfusun yaklaşık 250 bin kişi olduğu tahmin edilmektedir. Çay tarımında ihtiyaç duyulan toplam iş gücünün yüzde 90’ı uzun yıllardan beri kadınlar tarafından gerçekleştirilmektedir ancak son yıllarda yabancı işçilerin ağırlıklı olarak hasat işinde çalıştırıldığı görülmektedir. Bu durum pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

 Çay yetiştiricilerinin yüzde 95’inin çay tarımı dışında başka gelir kaynakları vardır. Bunun temel nedeni çay tarımının artık geçim kaynağı olmaktan giderek çıkmaktadır. Bölgede göç olgusu halen devam etmektedir.

 Çay tarımından elde edilen gelirin dışında, kamu ve özel sektör çay fabrikalarında işçilik bölgenin çok önemli istihdam kaynağıdır.”

İşte Bektaş’ı endişeye sevk eden veriler bunlar. Raporun üzerinden yaklaşık üç yıl geçtiğine göre belli ki durum daha da ağırlaşmış. Bu yüzden uyarıyor. Bu yüzden bu konunun üzerinde durulmasını istiyor.

Uyarıları çayla da sınırlı değil. “Yeniden bu topraklara hayat vermek, yeniden bu topraklara umut aşılamak, gelecek beklentilerimizi bu topraklara döndürmek kolay gözükmüyor.” diyor.

Ardından, katılımcıları onurlandırmayı da ihmal etmiyor ama bu onurlandırmada bile uyarı var:

“Sizlerin buralara gelmeniz, kafa yormanız, belli çıkışlar aramanız çok değerli.”

Aslında ilk konuşmayı, protokol sıralaması gereği TÜMSİAD Rize Şubesi Başkanı Abdulbaki Fil, yapıyor. Haberi servis eden İHA’nın öne çıkardığı cümleleri şunlar:

“2005 yılında ‘Yerel Değerlerden Küresel Liderliğe” sloganıyla yola çıkan TÜMSİAD, ülkemizin ekonomik gelişimine katkı sağlayarak KOBİ’lere olan desteğiyle çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Son yıllarda ülkemiz çok önemli bir ekonomik saldırı sürecinden geçmekte. TÜMSİAD ailesi olarak bu ekonomik saldırı sürecine karşı kararlı bir duruş sergileyerek üretmeye ve istihdam etmeye devam ediyoruz.”

Ardından TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan konuşuyor:

“Kısaca değinmek gerekirse, Karadeniz’deki işsizlik oranlarına baktık biz burada, Türkiye ortalamasının altında. Buradaki ihracat rakamlarına baktık, ortalama 2 milyon dolar civarında. Daha yukarı çıkmasıyla da alakalı STK’ların çalışmaları ve birbirleriyle senkronize olmalarıyla oluşacak. O yüzden de bu tarz toplantılar çok önemli. Üretimin ve içerideki heyecanın artması için sinerji lazım. Bu sinerjiyi burada oluşturmak için de bu bölge toplantısını, bu organizasyonu, bugün yapacağımız kurul toplantılarında organize edeceğiz.”

Konuşmaları okuyunca şöyle düşündüm:

Bir iş adamları derneği, ekonomik sıkıntıların öncelikle iş adamlarını büyük sıkıntılara soktuğu bir ortamda bir toplantı düzenliyor. Konuşmalar basının önünde yapılıyor. Hiç şüphesiz, Rize’nin ve Karadeniz’in diğer illerinin önemli ekonomik sorunları var. Gelin görün ki Rize Valisi Erdoğan Bektaş dışında sorunlara parmak basan yok. Hatta TÜMSİAD, Karadeniz ve Rize’nin ekonomik durumundan memnun.

Başkanların yaptığı konuşmalara benzer bir konuşmayı Vali yapsaydı yadırgamazdım. “Devleti hatta hükûmeti temsil ediyor; küresel ekonomik saldırı mesajı vererek ve başında bulunduğu ilde işsizliğin ülke ortalamasının altında olduğunu söyleyerek sorunların sorumluluğundan sıyrılmaya çalışması normaldir.” diyebilirdim. Protokol konuşması içeriğine sahip yuvarlak lafları ondan beklerdim makamı icabı. Gelin görün ki tam tersi olmuş!

Konuşmacılar başka neler söyledi bilmiyoruz. Genel Başkan’ın söylediği kurul toplantılarında neler konuşuldu, kim ne dedi, hangi kararlar alındı; bunları da bilmiyoruz. Hem toplantının üzerinden henüz bir gün geçtiği hem de toplantı ertesi pazar günü olduğu için bunlar toparlanamamış ve TÜMSİAD’ın hem merkez hem de Rize Şubesi web sitesine konamamıştır, diye düşünüyorum. Bu yüzden, bu makale kendilerinden bir talep anlamı da taşıyor. Kendi web sitelerinden toplantıyla ilgili ayrıntılı bilgi yayımlamalarını bekliyorum.

Ancak o zaman ve tabii Vali Bektaş’ın yaklaşımına benzer bir yaklaşım görürsem Rize’nin, bölgenin ve ülkemizin sorunlarıyla samimi olarak ilgilendiklerine kani olacağım ve bu bilgileri memnuniyetle hem haber olarak ana sayfadan hem de köşemden paylaşacağım.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın