11.8 C
Ankara
Salı, Aralık 7, 2021

Tarım ve Gıda Fiyatlarının Oldukça Popüler Değerlendirmesi

Okumalısınız!

Yaşam İçin Gıda
Gıda, yaşamdır! Yaşamınız söz konusu olduğunda efsaneleri bir kenara bırakın!

Yük. Zir. Müh. Osman İNAN | Konuk Yazar | Yaşam İçin Gıda

[email protected]

Tarım ve gıda ürünlerinde fiyat oluşumu çok sayıda değişkenin etkisinde gerçekleşir. Bunların her birinin ürün fiyatı üzerinde ciddi etkisi olabilir. Bunun yanında, her bir tarım ve gıda ürünü için fiyat oluşumu farklı süreçler göstermektedir. Yani fiyatı arttıran her üründe farklı bir değişken olabilir. Bu yazıda, oldukça uzun bir konuyu genel kabuller üzerinden, istatistiğe boğmadan kısa ve anlaşılır bir şekilde aktarmaya çalıştım. ‘Yaşam İçin Gıda’ web sitesi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Metin Ertunç beye konuk yazarlık daveti için teşekkür ederim. Sitenin okuyucularına iyi okumalar dilerim.

Tarım ve Gıda Fiyatları Nasıl Belirlenmektedir?

Tarım ürünleri için üretim dönemleri vardır. Ürünün hasad edileceği dönem iklim özelliklerine, illerin konumuna, erkenci ve geçci çeşitlere vb. göre farklılık göstermektedir. Sera üretimi, tarım ve gıda ürününün depolama koşulları, tarım ürünün işlenmesi ve ithalat ürünün tüketici için bulunabilir olduğu dönemleri etkilemektedir. Ürünün tüketici için piyasada olduğu dönem arzı, arzı etkileyen hava şartları, maliyetler, devlet destekleri vb. faktörler, talep ve talebi etkileyen fiyat, enflasyon, tüketici geliri, artan nüfus gibi faktörlerin birleşimiyle tarım ve gıda ürünlerinde fiyat oluşumu gerçekleşmektedir.

Tarım ve Gıda Fiyatlarına Neden Müdahale Edilmelidir?

Fiyatın oluşumu; üretimin kendine has istikrarsızlığı, piyasaların belirsizliği, dış ticaret etkileri, yapısal gereklilikler, ekonomik düzen vb. çok çeşitli değişkenlerin etkisinde kalmaktadır. Gıda politikalarında müdahale gıda fiyatlarını tamamen piyasa ekonomisine bırakmamakta, tamamen ya da olumsuz etkilerini azaltacak seviyede kontrol etmeye çalışmaktadır. Müdahale, bunu sağlamak için fiyatların düşürülmesi, piyasanın mevzuatlarla düzenlenmesi, gıda güvencesi ve gıda güvenilirliği gibi stratejik konuların sağlanabilmesi uğraşısı, gıda üretiminin ekonomideki yerinin korunması vb. çok çeşitli konularda yapılacakları kapsamaktadır. Müdahaleden yoksun bir sistem düşünülemeyeceği gibi, tamamen serbest piyasaya terk edilmiş bir düzende piyasanın kendisini bulma arayışları çok fazla insanı olumsuz bir şekilde derinden etkileyecektir.

Tarım ve Gıda Fiyatları Gerçekten Artmış mı?

Gıda fiyatları problemini sadece gıda ekonomisinde değil genel ekonominin içinde aramak daha anlaşılır olmaktadır. Türkiye gibi enflasyonun kalıcı olduğu ülkelerde gıda fiyatları da dünya fiyatlarının üzerinde artış göstermektedir. Bir başka açıdan ise, gıda fiyatlarındaki artış genel enflasyon oranlarının üzerinde olmaktadır. Enflasyonist bir ülkede, genel enflasyon verileriyle gıda fiyatlarındaki enflasyon kıyaslandığında ancak sorunun gıda piyasalarının düzenlenmesinde olduğu çıkarımı yapabilmektedir. Gıda enflasyonu Türkiye’de son birkaç yıldır genel enflasyon değerlerinden fazla çıkmaktadır. Bununla beraber, fakirin ve yoksulun aile bütçesinde gıda fiyatlarının daha çok yeri olduğu için, gıdaya ulaşabilme sorunun son yıllarda arttığının, yoksulluğunun ve fakirliğinin arttığının, zengin ile fakir arasındaki yaşam standındaki eşitsizliğin arttığının vb. çıkarımlarının yapılabilmesi mümkündür.   

Tarım ve Gıda Fiyatlarını Arttıranlar Kimler?

Çiftçiler için tohum, gübre, ilaç, mazot, sulama, sürüm, hasat, yem, makine ekipman, makine ekipman bakım, kira, işçilik vb. giderler maliyet unsurlarıdır. Bu kalemler tarım bakanlığınca her üründe farklı şekillerde her yıl desteklenmektedir. Desteklemelere rağmen maliyetlerin yüksek olduğu düşünülmektedir. Aslında bu destekler incelendiğinde Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)’nün kırmızı kutuda saydığı fark ödemeleri (kilogram ya da litre başına verilen destekler), müdahale alımları (pazar fiyat desteği), girdi destekleri gibi ülkelerin indirim taahhüdünde bulunduğu iç destekler olarak sıralayabilmek mümkündür. Özetle, bu yapılan desteklemelerin bu kısmı ticareti bozucu ve limitlendirilmiş, ileride yasaklanacak desteklemelerdir. Bu konuda yapısal kalıcı bir destekleme sisteminin hedeflenmesi ve hemen oluşturulması elzemdir.

Aracılar için, aracılığın türüne göre tarladan ürünün toplama, işçilik ücretleri, nakliye için mazot ücreti, yolculuk ücretleri, katlanılan mesafeler, kiralar, vergiler ve harçlar düşünüldüğünde ürünün çiftçiden gelişiyle pazarcıya ya da tüketiciye ulaştırılması arasında ücret farkı katlanarak artmaktadır. Tarım içinde işçi bulamamak, işçi ücretleri vb. sorunları olmasının yanında tarımın dışında büyük şehirlerin tarım alanlarından uzaklaşmaları örneği gibi kentleşme sorunlarında, mazot fiyatlarında, asgari geçim koşullarında, araç pahalılığında, araç bakım ücretlerinde, çoğunluğunda ürün sigortalanmasının olmamasında sorunlarla karşılaşmak mümkündür.

Esnaf ve pazarcılar için, yüksek kiralar, vergiler ve harçlar, tarım ürünleri için hale girme zorunluluğu, piyasada rekabetin yüksek olması; süpermarketlerle rekabet, sermaye yetersizliği, ekonominin genel durumundan kaynaklanan faiz, enflasyon, enflasyon beklentisi, doların belirsizliği vb. konular gıda ürünü satan esnafı zor durumda bırakmaktadır. İş sahibi esnaf, işini devam ettirebilmek için mal almak zorunluluğu taşımakta iken bir yandan ürünü satamama durumda kalabilmektedir. İş kurmak isteyen için piyasanın zorluğu, yüksek faiz, yüksek yer kiraları vb. işin dışında tutmaktadır.    

Süpermarketler için,kuruldukları yer itibariyle üretimden uzak yerlere ürün taşımak zorundadırlar. Çok üründe piyasayı belirleyen olmuşlar ve kendi aralarında ve yerel esnafla rekabet etmektedirler. Birçok konuda çoğu açıdan rekabet üstünlükleri bulunmaktadır. Meyve ve sebze örneğinde;2010 yılında yürürlüğe giren kamuoyunda hal yasası diye bilinen resmi adıyla ‘Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında 5957 Sayılı Kanun’ süpermarketler için toptancı haline girme zorunluluğunu kaldırdı. Birçok büyük market, sebze-meyveyi aracısız şekilde, direk üreticiden almaya başladı. Büyük işletmeler ve market zincirleri yasadan çok iyi ancak asıl fayda görmesi gereken tüketiciye yasanın bir etkisi olmadı aksine ürünler zamanla pahalandı. Bugün süpermarketler tarla kendi mağazalarında satacakları ürünlerini planlı bir şekilde ürettirmektedirler. Organize piyasaların tüm marketlerini aynı değerlendirmek doğru olmayacaktır; bölgesel üstünlük sağlamış zincir marketleri çiftçiye de kar bırakacak şekilde rekabetin içinde düzenlemek gerekmektedir.

Tüketiciler için, tüketici zevk ve tercihleri, alışveriş yaptıkları yer seçimleri, gıda ürünlerine karşı tutumları, pahalı ve/veya bozuk ürün satanlara karşı tutumları, tarım bakanlığı gıda hattı ile iletişimleri, tarım ve gıda ürünleri konusunda tavsiyelere uymaları, beslenme şekilleri, tüketim alışkanlıkları, tarım ve gıda ürünleri konusundaki bilinç düzeyleri tarım ve gıda fiyatlarını etkilemektedir.  İlk akla gelen örnekte tüketici mevsiminden tarım ürünü tüketerek yüksek fiyatlarının düşmesinde katkı sağlayabilir.

Tarım ve Gıda Fiyatlarının Artışı Nasıl Engellenebilir?

Tarım ve gıda ürünlerinin fiyatlarının yüksek olması en çok tüketiciyi etkilemekte gibi görünse de gıda zinciri içerisindeki aslında bu düzensizlikten fayda sağlayan çok az azınlık dışında, gıda sektöründe iş yapmak isteyen hiç kimseye bir fayda sağlamamaktadır. Bir yandan, gıda israfının en büyüğü çiftçinin ürününün düşük fiyat nedeniyle tarlada bırakılması ve mağdur edilmesi yaşanırken, bir yandan tüketicinin pahalı ürün tüketmesi ve sorunların tarım ve gıdanın stratejik önemini yok sayan geçici dış ticaret uygulamalarıyla çözülmesinin beklenmesi doğru bulunmamaktadır.

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasalarını İzleme ve Değerlendirme Komitesi, gıda fiyatlarını izlemesi ve gerektiğinde müdahale yapması için oluşturulmuştur. Komite rapor hazırlamaktadır ve açıklamalarıyla yapılması gerekenleri listelemektedir. Bu konuda rapor sunan sadece bu komite değildir. Çok sayıda kurum tarım ve gıda fiyatlarına nasıl müdahale edilmesi gerektiğiyle ilgili rapor hazırlamaktadır. Komite veya başka bir yapıdan beklenilen daha somut uygulamalardır.

Tarım ve gıda fiyatları her yıl farklı kurumlarca yayınlanan raporlarda o yılki incelemelere bakıldığında; hava şartları, iklim değişimleri, kuraklık etkisi, üretim dalgalanmaları vb. beklenmedik durumlarla arttığı belirtilmektedir. Her yıl rapora giren bu konuların artık beklenmedik durum olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Kalıcı çözüm için, başarılı üretim planlaması ekseninde iyi uygulamalar hesap edilmelidir.    

Başta devlet genel ekonomik belirsizlikleri ortadan kaldırmalıdır; tarım sektörünü destekleyen ve düzenleyen kalıcı sistemler kurmalı, tarıma hak ettiği bütçeyi ayırmalıdır. Tarım bakanlığının çiftçinin maliyetlerini düşürmek, üretime teşvik etmek ve üretimin devamlılığını sağlamak, işleme ve depolama yatırım teşviklerini yerinde kullandırmak,  piyasaları etkin izlemek ve muhasebesini tutmak, piyasaya etkin müdahale yapmak vb. çok sayıda sorumlulukları vardır. Üreticinin devlet politikalarına güven duyması, başarılı üretim standartlarında üretmesi, örgütlenmesi gerekmektedir. Aracıların da katlanmak zorunda oldukları maliyetler hesap edilmeli ve düşürülmelidir. Tüketicilerin ise, bilinci arttırılmalıdır. Gıda zinciri içerisindeki herkesin memnun olduğu sürdürülebilir bir sistem oluşturulmalıdır.

[mc4wp_form id=”25750″]

Son Haberler

Elveda…

Yaşam İçin Gıda Haber Sitesinin Kurucusu, Genel Yayın Yönetmeni Sayın Metin Ertunç 20 Mayıs 2021 tarihinde geçirdiği kalp krizi...