Haziran enflasyonu ve COVID-19 etkisinde gıda fiyatları

0
895

Doğal koşullara bağlılık ve biyolojik sistemlerden etkilenme tarımın küresel özelliği olarak tüm ekonomiler için geçerlidir. Bu özellikler, iktisadi sonuçları bakımından da tarımı özel kılmaktadır. Tarım sektöründe ürün arz miktarı, iş hacmi, talep miktarı mevsimsel özellik gösterir veya mevsimsel gelişmelerden etkilenir. Bu faktörler tek başına veya bütün olarak başta fiyatlar olmak üzere birçok parametrede yüksek oranlı sapmalara veya dalgalanmalara neden olur.

Türkiye, tüm dünyada olduğu gibi 2020 yılının ilk yarısını COVID-19 salgını etkisinde geçirmiştir. Bu dönemde can kayıplarını azaltmak, sağlık hizmetlerini (tedavi) sürdürülebilir kılmak için bir takım tedbirler uygulamaya konulmuştur. Aynı zamanda gıda ihtiyacının karşılanmasının gerekliliğine sıkça vurgu yapılarak, gıda fiyatları da çokça konuşulmuştur.

Tarım ürünleri ve gıda fiyatları üzerine çok sayıda faktör etki etmektedir. Toprak sahipliğinden-sermaye sahipliğine, ucuz gıda talebinden-organik ürün tercihine, açık pazar ürünü tercihinden-yüksek standart arayışına kadar pek çok faktör sektörün yönünü ve gelişimini belirlemektedir. Bütün bu faktörlere COVID-19 salgın etkisinin oluşturduğu pazar belirsizliği de eklenmiştir.

Türkiye’de gıda fiyatları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) içerisinde gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubu altında ölçülmektedir. 2020 yılında TÜFE sepetinde 12 ana grup 43 alt grup altında 418 maddenin aylık fiyat değişimleri izlenmektedir. Sepette toplam 418 madde yer almaktadır. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunun sepet ağırlığı % 22.77’dir.

Türkiye’de 2020 yılının ilk altı ayında:

• Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2019 Aralık ayına göre % 5.75, 2019 Haziran ayına göre %12.62 artış göstermiştir.

• Gıda ve alkolsüz içecekler grubu 2019 Aralık ayına göre %10.41, 2019 Haziran ayına göre %12.93 artış göstermiştir.

Bu demektir ki, gıda fiyatları artış hızı yılın ilk yarısında (% 10.41) genel fiyat artışının (%5.75) oldukça üzerinde gerçekleşmiş, yıllık olarak ise (%12.93) TÜFE genel artış (%12.62) seviyesinde kalmıştır.

Dünyada gıda fiyatlarının aylık değişimleri için en önemli referans FAO tarafından ölçülen gıda fiyat endeksidir. FAO Gıda Fiyat Endeksi, beş farklı ana ürün grubunda (et, süt, tahıllar, yağlı tohumlu bitkiler ve sebzeler ile şeker) tarım ürünlerini izlemektedir. FAO Gıda Fiyat Endeksine göre, 2020 yılının ilk yarısında 2019 yılının Aralık ayına göre dünya gıda genel fiyat endeksi % 7,1 azalış göstermiştir. Ana ürün gruplarına göre; et, süt, yağlı tohumlu bitkiler ve sebzeler ile şeker fiyatlarında azalış olmuşken, tahıllar grubunun fiyat değişimi 2019 yılının Aralık ayı fiyatı ile aynı seviyede kalmıştır.

Dünya Gıda Fiyat Endeksine göre; COVID-19 etkisinde geçen 2020 yılının ilk yarısında pazar belirsizliği nedeniyle tarım ürünleri fiyat istikrarsızlığı, aylara göre yüksek dalgalanmalı seyirler halinde izlenmiştir. Yılın ikinci yarısında;

• Kuzey yarımkürede hasadın başlaması, çeltik fiyatlarında istikrarın yakalanması ve ABD’nin mısır üretim miktarında toparlanmanın görülmesiyle tahıl fiyatlarının yatay seyredeceği beklenebilir. Belki buğday fiyatlarında aşağı yönlü hareket görülebilir.

• Yağlı tohumlu bitkiler ile sebze fiyatlarında yüksek oranlı dalgalanmalar görülebilir. Ancak yılsonu itibarıyla özellikle ayçiçeği fiyatlarında total olarak artışla karşılaşılabilir.

• COVID-19 etkisinde fiyat belirsizliği en yüksek ürün grubunun şeker olacağı beklenmektedir. Pancar üreticisi birçok ülkenin ihracatını kısacağı, bunun sonucu olarak piyasada arz darılması olacağı ve bazı ülkelerde şeker fabrikalarının etanol üretimine geçecek olmaları nedeniyle fiyatlarda dönemsel istikrarsızlık görülebilir.

COVID-19 etkisinde dünyada gıda fiyatlarında aşağı yönlü hareket görülürken, Türkiye’de gıda fiyatlarında artış görülmektedir. Gıda fiyatlarında meydana gelen artışlarda; arz koşullarının etkisi, toplam talep koşullarının etkisine göre daha yüksek olmaktadır. Nitekim Türkiye’de tarımsal arz miktarının fiyat artışının en temel belirleyicisi olduğu dönemler görülmüştür. Arz azalışı ilk olarak üretici fiyatlarını gecikmeli olarak tüketici fiyatlarını artırmaktadır.

Günümüzde tarımsal piyasalar ürün bazlı bir yapıya dönüşmüş olmasına rağmen piyasa işleyişi homojen bir özellik göstermemektedir. Türkiye’de etkin işleyen bir tarımsal pazarlama sistemi bulunmamaktadır. Bu nedenle sektörün piyasa işleyişi de etkin değildir. Bunun sonucu olarak fiyat mekanizmasının nasıl oluştuğu yeterince bilinmemekte ve oluşan fiyatların etkisi de ancak enflasyonla ölçülebilmektedir. Enflasyon rakamları üzerinden yapılan değerlendirmelerde, çoğu kez tartışmalar başka alanlara kaymakta ve sonuç alıcı önerilere ulaşmakta güçlük çekilmektedir.

Fiyat istikrarının sağlanabilmesi öncelikle üretimden gıda sanayine kadar sektörün tüm süreçlerinde istikrarlı bir yapının kurulmasıyla mümkün olabilecektir. Arz yönetiminde üretim miktarı kadar üretimin pazarlama boyutu da önem taşıdığından; toptancı haller, tarım ürünleri lisanslı depoculuk uygulamaları, kooperatif ve diğer örgütlü yapıların önemi ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de gıda fiyatları, üretici fiyatlarından daha yüksek oranlı artmaktadır. Tarımsal işletmecilik küçük ölçekli bir karaktere sahip olduğundan, pazarlama halen en önemli sorun olma özelliğini sürdürmektedir. Küçük ölçekte üretim yapan veya yeterli bilgi donanımına sahip olmayan üreticilerin örgütlenmeleri (kooperatifleşme) pazarlama imkânlarını kolaylaştırabileceği gibi tarım ürünleri piyasa işleyişi bakımından da önemli bir kazanım sağlayacaktır.

Tarım ve gıda fiyatlarının yükseldiği dönemlerde ithalatçı ve ihracatçı firmalar, fiyatlara uygulanacak olası bir müdahalenin yönünü tam olarak tahmin edemedikleri için kararlarına risk unsurunu da eklerler. Bu da fiyatların belirsizliğini yükseltirken enflasyon üzerindeki baskıyı da devam ettirmektedir.

Fiyatlardaki dalgalanmalar, tüm ekonomiyi etkilemektedir. Bu nedenle devlet, tarım ürünleri piyasalarına müdahale etmektedir. Müdahale yöntemi ne olursa olsun, taraflardan birini kısa sürede memnun etse de, orta ve uzun vadede kalıcı çözüm olamamaktadır. Çözümü, müdahale yerine sektörü düzenleme de aramak gerekir. Bu kapsamda gıda fiyatlarının istikrarsız sonuçlarına yine piyasa içinde çözüm üretilmeli sektör; fiyat, rekabet ve ürün arz yönüyle izlenmeli ve yönetilmelidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın