Hayvan varlığımızın anlık sayımını yapabileceğiz

0
10

Başlıktaki cümle, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye ait.

Duyunca heyecanlandım, sevindim.

Başlığı Google’a yazdım fakat konu ile ilgili tek bir haber bile bulamadım.

A Para TV, Bakan Pakdemirli ile 28 Ekim’de bir söyleşi yapmış ve Pakdemirli’nin hayvan varlığımızın anlık takibi ile ilgili söylediği sözler, Twitter’dan, “Destek Takip Sistemi Geliyor” başlığıyla yayımlamıştı fakat Google’a bu başlığı yazdığımda da konu ile ilgili tek bir habere bile rastlamadım.

Tuhaf değil mi?

Halbuki Bakan Pakdemirli, bana göre hayvancılığımızın en önemli konusuna değiniyor, bundan böyle “hayvan sayımızı doğru olarak bilebileceğimiz” bir yöntemin uygulanmaya başlanacağından söz ediyordu.

Peki, Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapacaktı da hayvan varlığımızı anlık olarak takip edebilecektik?

Pakdemirli’nin açıklamalarına göre hayvanlar, bir boyunluğun üstüne yerleştirilecek ‘elektronik takip cihazları’ ile takip edilecek. Bu cihazlar ile hayvanların vücut ısıları bile merkezdeki takip merkezine iletilecek.

(Elektronik hayvan takip cihazlarının özellikleri bunlarla sınırlı değil. Hayvanın künyesi ile birlikte hastalıkları, aşıları, üreme özellikleri gibi birçok bilgi de bu cihazlara depolanabiliyor.)

Bahsedilen teknolojinin “hareket takip” kısmı, uzun yıllardır kullanılan basit bir teknoloji ve çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Hayvancılıkta da kullanılmasının önünde bir engel yok. Hele Türkiye gibi özellikle Kurban Bayramı’nda hayvan dolaşımının çok yüksek miktarda olduğu bir ülkede kullanılması elbette olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Teknoloji, hayvanın vücut ısısının takip edilmesi ile de kesilmesini veya herhangi bir şekilde ölümünü takip etmek ve toplam miktardan düşmek için son derece kullanışlı bir imkân sunuyor.

Ölümün takip edilmesi insan sağlığı bakımından da önemli çünkü örneğin hastalıklı bir hayvanın ölmesi halinde etinin ne yapıldığı da takip edilebilecek.

Hayvanlar şu anda nasıl takip ediliyor?

Üzerinde numaralar bulunan ve hayvanların kulaklarına zımbalandığı için “küpe” olarak adlandırılan plakalarla takip ediliyor.

“Küpe” sistemi uygulamaya konulurken de “Artık anlık takip yapabileceğiz.” denilmişti fakat beklenen sonuç elde edilemedi. Küpe sistemine rağmen TÜİK’in açıkladığı hayvan sayılarının doğruluğuna kimse inanmıyor.

(TÜİK, açıkladığı sayıları, Tarım ve Orman Bakanlığının sayımlar sonucunda kendisine verdiği sayılar üzerinden hesaplıyor. Dolayısıyla hayvan sayıları üzerindeki tereddütlerin sorumlusu TÜİK değil.)

Milyonlarca hayvanın, devletin küpe desteğine rağmen küpelenememesi veya küpelerin resmî müracaatları yapılmadan hayvandan hayvana aktarılması kolay anlaşılabilir bir durum değil. Burada dikkat çeken husus ise şu: Çok sayıda çiftçi, toplamı milyonları bulan hayvanlarını niçin kayıt altına almak istemiyor ve böyle davranarak birçok devlet desteğini elinin tersiyle itiyor?

Sorunun cevabı müstakil bir makalenin konusu. Burada sorgulamak istediğim ise küpe ile yapılamayanın, boyunluk ile yapılıp yapılamayacağı.

Elektronik takibin, takibin sağlıklı yapılabilmesinde bir avantaj sağlayacağını kesin olmakla birlikte, küpe takmayanların boyunluk takması nasıl sağlanacak veya boyunluğun bir hayvandan diğer hayvana geçirilmesi nasıl önlenecek?

Küpeleri değiştirenler pekala boyunlukları da değiştirebilirler.

Diğer yandan, Sayın Bakan, yeni takip sistemi ile ilgili açıklamayı yaparken küpe sistemini delmeye çalışan çiftçilere kesilen cezaların affedileceğini de söylüyor. Bu af konusu, ülkemizde her sahada o kadar yaygın ki “Nasıl olsa affedilir.” düşüncesiyle suç işlemeyi adeta meşrulaştırıyor. Buradan hareketle, elektronik takip sisteminin de cihazların boyunluğa iliştirileceği sebebiyle, küpe sisteminin akıbetine uğrayacağından endişe ediyorum.

Yerli mi yabancı mı?

Bakan Pakdemirli, yeni takip sistemi ile ilgili çok net konuştuğuna göre deneme çalışmalarını başlattığını varsayıyorum. Hatta elinde olumlu veriler olmalı ki “Hayvan varlığımızın anlık takibini yapabileceğiz.” diyebilsin.

Daha da ileri giderek şöyle diyebilirim:

Sayın Bakan, yıllardan beri ısrarla istediğimiz hayvan sayımını bu şekilde yaptırmayı düşünüyor. Tek seferde hem sayım yapılacak hem de hayvanlara üzerinde elektronik cihaz bulunan boyunluklar takılacak. O andan itibaren de anlık takip başlayacak.

Belki de yıllardır “Hayvan sayılarında sorun var. Hayvan sayımı yapılsın.” diye ısrar eden hatta yalvaran biri olarak gönlüm böyle olmasını istediği için böyle yorumluyorum.

Konuyu dağıtmadan soruma geleyim:

Piyasada çok sayıda elektronik hayvan takip cihazı var. Bunlardan bazıları ithal, bazıları yerli.

Denenen cihaz yerli mi, yabancı mı?

Benim için Türkiye’de üretilmesi de yeterli değil. Patenti bile yabancı olsa bunu kabullenmeyeceğimi ve sık sık konu edeceğimi şimdiden söylüyorum.

Bu konuyu bilhassa gündeme getiriyorum çünkü daha önceki yönetimler zamanında, başarılı icatlar yapan, yazılımlar ve uygulama yöntemleri geliştiren yerli üreticilerin bir kısmıyla ilgilenilmediğini, ürünlerini tanıtmalarına fırsat verilmediğini biliyorum.

Konu, hayvancılığımız bakımından önemli olduğu kadar bu bakımdan da önemli. Bunların hepsiyle görüşülmeli, ürünlerini tanıtmalarına fırsat verilmeli, söyledikleri ciddiye alınmalı. Yerli üreticiler arasında sadece cihazlardan elde edilecek fayda ölçü alınarak ayrım yapılabilir. Amacı karşılayacak yerli üretim yoksa bu da ilan edilmeli.

Uygulamanın aşamaları şeffaf bir şekilde halkın bilgisine sunulmalı.

Hızlı olunmalı fakat aceleci olunmamalı.

Elektronik Takip Sistemi uygulamasının maddi karşılığına gelince:

Haziran ayı itibarıyla 17 milyon 338 bini büyükbaş, 47 milyon 362 bini küçükbaş olmak üzere toplam 64 milyon 700 bin baş hayvan varlığımız var.

Cihazların tanesi kaça mal olur bilmiyorum ama toplam rakamın çok büyük olduğu kesin.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın