Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu

OMÜD Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu: “Özellikle yaş meyve sebze ihracatında yüzde 100’e varan oranda yaygın olarak kullanılan kraft kağıtlara getirilen her vergi enflasyonist bir etki yaratıyor. Ticaret Bakanlığı bir yandan gıda enflasyonunu düşürmek için tedbirler alırken, aynı Bakanlığın bir başka birimi gıda enflasyonuna olumsuz etki yaratacak gıda ambalajlamada yüzde 100 kullanılan kraft kağıtlara vergi getiriyor.”

Döviz kurlarındaki ani dalgalanmalar ve yüksek enflasyona bağlı ham madde maliyetlerindeki artışlar 2018 yılında Türk sanayisini zorlarken, oluklu mukavva üreticileri Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için öncelikle yerli üretimin üzerindeki ek maliyetlerin gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Sektör olarak 2018 yılını yüzde 3- 3,5 civarında bir büyüme ile kapatacaklarını öngören Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu, “Hükümetin 2019 yılı GSMH büyüme oranı tahmini olarak yüzde 2,3’tür. Sektörümüzün de bu oran civarında bir büyüme sergileyeceğini tahmin ediyoruz” dedi.

OMÜD Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu, 2018 yılını sektör açısından değerlendirerek 2019 beklentilerini ve öngörülerini paylaştı. 2018 yılının ilk yarısında oluklu mukavva sektörünün yüksek büyüme oranları elde ettiğini kaydeden Görenoğlu, “2018 ilk iki çeyreğinde sektörümüz yüksek büyüme oranları elde etmiş olmasına rağmen üçüncü çeyrekte geçen senenin aynı dönemi ile kıyaslandığında küçük bir büyüme kaydetti. Dördüncü çeyrekte bir miktar küçülme tahmin edilmekte. Sektörümüz gayri safi milli hasıladaki değişimle paralel büyüklükte bir değişim sergiliyor. 2018 yılını bir önceki yıla göre yüzde 3 civarında bir büyüme ile kapatacağımızı tahmin ediyoruz”dedi.

Görenoğlu, yıllık üretimin 2018 sonu itibariyle 2 milyon 300 bin tona ulaşacağının öngörüldüğünü ifade etti.

‘Vergi yükleri maliyetleri artırıyor’

Oluklu mukavva sektörünün ihtiyacı olan kağıtların yüzde 75-80’inin geri dönüşümden elde edildiğini belirten Görenoğlu, sektörün gündeminde olan sorunları şöyle aktardı:

“Geri kalan yüzde 20-25’i ise kraft kağıt olarak tabir edilen birincil elyaf kraft-liner kağıtlardan oluşmaktadır. Ülkemizde kraft kağıt üreticisi tek bir işletme olup, ülkemizin ihtiyacının ancak %13-15’ini karşılayabilmektedir. Geri kalan %85-87’si ise ithal ediliyor. Ne yazık ki, ABD’den ithal edilen kraftliner kağıtlarda yüzde 12,24 ile 19,96 oranları arasında; Finlandiya, Polonya, Rusya, Brezilya’dan ithal edilen kraft kağıtlara da yüzde 5 ile yüzde 11,34 oranlarında anti damping vergisi uygulanmaktadır. Bu vergilerin yanı sıra ABD’den ithal edilen kağıtlara Ağustos 2018 tarihinden itibaren %20 oranında ek vergi konulmuştur. Sektör ihtiyacını yerli üretimle karşılayamadığı için zorunlu olarak ithalata başvuruyor. Bu sebeple anti-damping önlemleri ve ek vergiler sektörün dışa bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi azaltmayı dahi sağlamamaktadır.

Getirilen vergiler yabancı firmaları cezalandırmaktan uzak. Ancak her getirilen ek mali yükümlülük enflasyonist etki yarattığı için maalesef tüketiciler cezalandırılıyor. Özellikle yaş meyve sebze ihracatında yüzde 100’e varan oranda yaygın olarak kullanılan kraft kağıtlara getirilen her vergi enflasyonist bir etki yaratıyor. Ticaret Bakanlığı bir yandan gıda enflasyonunu düşürmek için tedbirler alırken, aynı Bakanlığın bir başka birimi gıda enflasyonuna olumsuz etki yaratacak gıda ambalajlamada yüzde 100 kullanılan kraft kağıtlara vergi getiriyor. Sektörümüzün üzerindeki ek maliyetler ve vergi yüklerinin kaldırılmaması halinde 2019 bizim açımızdan zorlu bir yıl olacak. Temennimiz hükümetimizin bir an evvel Türk ekonomisine hiçbir fayda sağlamayan anti-damping ve ek vergileri kaldırmasıdır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın