Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinde, “2018 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi üçüncü çeyreğe kıyasla gerilerken, hizmetler ve inşaat sektörlerine ilişkin göstergelerle birlikte iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sektörler geneline yayıldığı görülmektedir.” değerlendirmesine yer ver verildi. Özette, işgücü piyasası verilerinin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı teyit ettiği de kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6 Mart’ta gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı özetini yayınladı. Son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini gösterdiği ifade edilen PPK toplantısı özetinde, “2018 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi üçüncü çeyreğe kıyasla gerilerken, hizmetler ve inşaat sektörlerine ilişkin göstergelerle birlikte iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın sektörler geneline yayıldığı görülmektedir.” değerlendirmesine yer ver verildi.

Yurt içi talep ve ithalattaki yavaşlamaya karşılık mal ihracatı ve turizm talebindeki güçlü seyirle birlikte net ihracatın son çeyrekte dönemlik ve yıllık büyümeye yüksek katkı vermeye devam ettiği değerlendirilen özette; “Finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Kamu harcamalarındaki artış, dayanıklı mallardaki vergi indirimlerinin süresinin uzatılması ve kredi hacmindeki kısmı yükselişin ilk çeyrekte yurt içi talepte ılımlı bir toparlamayı desteklediği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verildi. 

İşgücü piyasası verilerinin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı teyit ettiği kaydedilen özette, 2018 yılının Ekim-Aralık dönemi verilerine göre tarım dışı istihdamın başta inşaat olmak üzere sektörler genelinde üçüncü çeyreğe kıyasla azaldığı, işsizlik oranlarının yükselişini sürdürdüğü vurgulandı.

PPK Toplantısı özetinde Para Politikası ve Riskler başlığı altında ise şu değerlendirmelere yer verildi:

“Fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmekte”

“Bir önceki PPK toplantısını takip eden dönemde küresel iktisadi faaliyette gözlenen ivme kaybı devam etmiş, özellikle Avrupa Bölgesi büyümesinde yavaşlama eğilimi belirgin hale gelmiştir. Bu çerçevede, 2019 yılına ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmiştir. Dış ticarette süregelen korumacılık eğilimleri küresel ekonomi politikalarına yönelik belirsizliği artırarak önümüzdeki dönem küresel büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 

Küresel enflasyona ilişkin, özellikle gelişmiş ülke işgücü piyasalarındaki olumlu görünüm çerçevesinde ücret kaynaklı yukarı yönlü riskler devam etmektedir. Buna karşılık, küresel büyüme görünümündeki zayıflama eğilimi ve enerji fiyatlarındaki seyre bağlı olarak önümüzdeki dönemde küresel enflasyon baskılarının nispeten ılımlı seyredeceği öngörülmektedir. 

Küresel büyümedeki ivme kaybının belirginleşmesine bağlı olarak, gelişmiş ülkeler para politikası duruşuna ilişkin görünüm bir önceki PPK dönemine göre bir miktar daha gevşemiştir. Bu durum gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları açısından daha olumlu bir görünüm arz etmekte; ancak, küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliğin ve küresel finansal risklerin oldukça yüksek olması portföy akımları üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 

İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler ile maliyet unsurlarının seyri ve fiyatlama davranışlarına ilişkin belirsizlikler önümüzdeki dönem enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiş ve politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutmuştur.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Para politikası duruşu oluşturulurken, maliye politikasına dair esas alınan görünüm fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye odaklı, para politikasıyla eşgüdüm arz eden bir politika duruşu içermektedir. Bu doğrultuda, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirleneceği varsayılmıştır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.

Para politikası ve maliye politikası arasında kuvvetlendirilen eşgüdümün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüştürülmesi yönünde yürütülmekte olan ortak çabaların fiyat istikrarını sağlamaya katkıda bulunması beklenmektedir. Bunun yanı sıra, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam edilmesi fiyat istikrarına ve dolayısıyla toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz