COVID-19 Pandemi Etkisinde Gıda Fiyatları

0
1321
Dr. Hayati BAŞARAN / hayatibasaran@gmail.com

Türkiye’de gıda fiyatları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) içerisinde gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubu altında ölçülmektedir. 2020 yılında TÜFE sepetinde 12 ana grup 43 alt grup altında 418 maddenin aylık fiyat değişimleri izlenmektedir. Sepette toplam 418 madde yer almaktadır. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunun sepet ağırlığı % 22.77’dir.

Türkiye’de 2020 yılının on bir ayında; tüketici fiyat endeksi (TÜFE) 2019 Aralık ayına göre %13,19, 2019 Kasım ayına göre %14,03 artış göstermişken, gıda ve alkolsüz içecekler grubu 2019 Aralık ayına göre %17,64, 2019 Kasım ayına göre %21,08 artış göstermiştir. 

Dünyada gıda fiyatlarının aylık değişimleri için en önemli referans FAO gıda fiyat endeksidir. FAO gıda fiyat endeksi, beş farklı ana ürün grubunda (et, süt, tahıllar, yağlı tohumlu bitkiler ve sebzeler ile şeker) izleme yapmaktadır. FAO gıda fiyat endeksi, 2020 Kasım ayında 105 puanla son altı yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bir önceki aya göre %4,0 olarak kaydedilen Kasım 2020 ayı aylık değişim oranı Temmuz 2012’den bu yana en büyük aylık artış olarak gerçekleşmiştir. FAO gıda fiyat endeksi, bir önceki yılın Kasım ayına göre %6,4 artış göstermiştir. Ana ürün gruplarına göre; endeksin en yüksek artış oranı bitkisel yağ grubunda görülmüş, şeker, tahıllar, et ve süt ürünleri grubunda düşük oranlı artışlar izlenmiştir. COVID-19 pandemi etkisinde geçen 2020 yılında aylara göre FAO gıda fiyat endeksi Grafik-1’de, TÜİK gıda ve alkolsüz içecekler endeksi grafik-2’de özetlenmiştir. 

Grafik-1
Kaynak. http://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex

Grafik-1 incelenmesinden COVID-19 pandemi etkisinde geçen 2020 yılında dünya gıda fiyatlarının salgının ilk ortaya çıktığı dönemde azalış gösterdiği, Haziran ayından başlayarak Kasım ayı sonuna kadar sürekli arttığı görülmektedir.

Grafik-2
Kaynak: TÜİK https://www.tuik.gov.tr

Grafik-2’nin incelenmesinden Türkiye’de gıda fiyatlarının salgının ilk döneminde artış gösterdiği, Mayıs ayında düşüş olduğu, Mayıs ile Ekim ayları arasında yatay seyreden gıda fiyatlarının kasım ayında yüksek oranlı arttığı görülmektedir.

Gıda fiyatlarında meydana gelen artışlarda; arz koşullarının etkisi, toplam talep koşullarının etkisine göre daha yüksek olmaktadır. Nitekim Türkiye’de tarımsal arz miktarının fiyat artışının en temel belirleyicisi olduğu dönemler görülmüştür. Arz azalışı ilk olarak üretici fiyatlarını gecikmeli olarak tüketici fiyatlarını artırmaktadır. Dünyada da pandemi etkisine bağlı olarak arz miktarı ve talep değişkenliğinin gıda fiyatları üzerinde etkili olduğu görülmektedir.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi; Kasım ayında ortalama 114,4 puan seviyesine çıkarak bir önceki aya göre %2,5, bir önceki yılın Kasım ayına göre %19,9 artmıştır. Tahıl ürünleri endeks değeri aylık olarak arka arkaya beşinci kez artmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Ukrayna ve Arjantin’in ihracat miktarını azaltması buğday fiyatının yükselmesine neden olmuş, Çin’in büyük miktarda mısır talebi de mısır fiyatını artırmıştır.

FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi; Kasım ayında ortalama 121,9 puan seviyesine çıkarak bir önceki aya göre %14.5, bir önceki yılın Kasım ayına göre %30,1 artmıştır. Hindistan’ın yüksek talebi, Güney Amerika ülkelerinin ihracatı kısması soya fiyatını yükseltmiştir. Kolza ve ayçiçeği yağı fiyatı da tüm dünyada talep artışı nedeniyle yükselmiştir.  

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi; Kasım ayında ortalama 105,3 puan seviyesine çıkarak bir önceki aya göre %0,9, bir önceki yılın Kasım ayına göre %2,73 artmıştır. Süt Ürünleri Fiyat Endeksi son 18 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Avrupa’da mevsimsel olarak süt üretiminin en düşük seviyede olması, tereyağı ve peynir talebinin dönemsel olarak artması süt fiyatının yükselmesine neden olmuştur.

FAO Et Fiyat Endeksi; Kasım ayında ortalama 91,9 puan seviyesine çıkarak bir önceki aya göre %0,9,  bir önceki yılın Kasım ayına göre %13,7 azalış göstermiştir. 2020 yılında et fiyat endeksi ilk defa aylık olarak Kasım’da yükselmiştir.  Uluslararası sığır eti ve küçükbaş eti fiyatları, Çin’in güçlü talebi ve Okyanusya’nın kısıtlı arzına bağlı olarak yükselmeye başlamıştır. Afrika domuz humması hastalığı nedeniyle Almanya ve Polonya’nın, Asya pazarlarına ihracat yapamaması domuz eti fiyatlarının yükselmesiyle sonuçlanmıştır. Kümes hayvanları et fiyatları Kasım ayında düşmüştür.  

FAO Şeker Fiyat Endeksi; Kasım ayında ortalama 87,5 puan seviyesine çıkarak bir önceki aya göre %3,3, bir önceki yılın Kasım ayına göre %10,4 artmıştır. AB, Tayland ve Rusya Federasyonu’ndaki düşük rekolte beklentileri şeker fiyatını yükseltmeye yetmiştir.

Türkiye’de tarımsal üretim ülkenin hemen her yerinde çok geniş alanlarda ve çok sayıda üretici tarafından yapılmaktadır. Üretimi yapılan bitki ve hayvan tür ve çeşitliliği fazladır. Bu yapısal özellik tarımsal üretimi kontrol etmeyi güçleştirmektedir. Dağınık üretim nedeniyle piyasa işleyişi homojen bir özellik göstermemektedir. Bu durum gelir tahminin zorlaştırmakta ve çoğu kez fiyat istikrarsızlığı ortaya çıkarmaktadır. Türkiye’de tarım ürünleri ve gıdada fiyat istikrarsızlığının sürekli görülmesinin nedeni piyasasının ürün bazlı işlememesi ve sektöre topyekün bir bakış anlayışının egemen olmasıdır. Fiyatın piyasada nasıl oluştuğu yeterince bilinmemekte, oluşan fiyatın etkisi enflasyonla ölçülebilmektedir. Enflasyon rakamları üzerinden yapılan değerlendirmeler,  tarım sektörü açısından sonuç alıcı öneriler olmaktan uzak kalmaktadır.

Yapısı gereği tarım sektörünün üretim miktarı ve üretim değeri mevsimsel etki göstermektedir. Mevsimsel etki fiyatları doğrudan etkilemektedir. Fiyatlardaki dalgalanmalar, tüm ekonomiyi etkilemektedir. Bu nedenle devlet, tarım ürünleri piyasalarına müdahale etmektedir. Müdahale yöntemi ne olursa olsun, taraflardan birini kısa sürede memnun etse de, orta ve uzun vadede kalıcı çözüm olamamaktadır. Çözümü, müdahale yerine sektörü düzenleme de aramak gerekir. Bu kapsamda gıda fiyatlarının istikrarsız sonuçlarına yine piyasa içinde çözüm üretilmeli, sektör; fiyat, rekabet ve ürün arz yönüyle izlenmeli ve yönetilmelidir.

Fiyat istikrarının sağlanabilmesi öncelikle üretimden gıda sanayine kadar sektörün tüm süreçlerinde istikrarlı bir yapının kurulmasıyla mümkün olabilecektir. Arz yönetiminde üretim miktarı kadar üretimin pazarlama boyutu da önem taşıdığından; kooperatifler, toptancı haller, tarım ürünleri lisanslı depoculuk uygulamalarının önemi ortaya çıkmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here