Yeni hedef unlu mamuller olabilir mi?

0
572
Uzmanlar, şekerli içeceklere vergi uygulamasının, çikolata ve bisküvi gibi her gün tüketilen gıdaların üreticilerine açık bir mesaj niteliğinde olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

Uzmanlar İngiltere hükümeti tarafından geçen hafta şekerli içeceklere uygulanacağı açıklanan şeker vergisinin kapsamına, eninde sonunda unlu mamullerin de girebileceği uyarısında bulunuyor.

İngiltere’de geçen hafta bütçe görüşmeleri sırasında açıklanan şeker vergisi kapsamında 2018 yılından itibaren şekerli içeceklere ek bir vergi uygulanacak.

Her ne kadar şimdilik vergi kapsamında sadece şekerli içecekler yer alıyor olsa da İngiltere Gıda ve İçecek Federasyonu tarafından BakeryandSnacks internet sitesine yapılan açıklamada  tüm gıda üreticilerinin bu uygulamayı dikkate almaları gerektiği belirtiliyor.

rycroft
Tim Rycroft: “Gıda ve içeceklerimizin mali önlem ve yaptırımlara konu olacak kadar zararlı olduğu düşüncesi, kamu politikası açısından büyük bir adım.”

Gıda ve İçecek Federasyonu kurumsal ilişkiler başkanı Tim Rycroft; “Bu hafta sadece şekerli içecek üreticileri darbe aldı. Bence tüm gıda ve içecek endüstrisinin bu gelişmenin hükümetin tüm gıdalara karşı tavrı açısından ne anlama geldiğine dikkat etmesi gerekiyor. Gıda ve içeceklerimizin mali önlem ve yaptırımlara konu olacak kadar zararlı olduğu düşüncesi kamu politikası açısından büyük bir adım.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu gibi uygulamaların kapsamının da genişletilebileceği uyarısında bulunan Rycroft; “Bizler elimizden geldiği kadar bu uygulamaların etkileri ile mücadele ediyoruz. Ancak politikayı yakından izleyen herkes şunun da farkındadır, bu tarz bir kural getirildiğinde her zaman bu kuralın kapsamının genişletilmesi istenir.” açıklamasında bulunuyor.

Güçlü bir emsal

Fiyatlandırma stratejilerinde uzman bir şirket olan Simon-Kucher & Partners şirketinin ortaklarından James Brown da Rycroft ile aynı görüşte. Brown, şekerli içecek vergisinin güçlü bir emsal olarak görüldüğünü ve “obezite ile mücadelede bu vergi ile hükümetin amacını ortaya koyduğunu” belirtiyor.

Brown; “Şimdilik şekerli içecekler konusu halledildi. Ancak beklenti işlenmiş ve şekerli gıdalar gibi şeker ve tuz tüketiminden sorumlu olan diğer gıdaların da gelecekte etkileneceği yönünde. Bu vergi uygulaması, çikolata ve bisküvi gibi her gün tükettiğimiz gıdaların üreticilerine açık bir mesaj niteliğinde.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Brown gelecekte alınacak önlemlerin sadece vergilerle sınırlı kalmayabileceğini, marketlerde promosyonlara ve televizyonlarda reklamlarına sınırlama getirilmesi ya da etiketlerde değişikliklere gidilmesi gibi uygulamaların da hayata geçebileceğini belirtiyor.

Durum riskli

Vergi uygulamasının kapsamının genişletilebileceğine dair bir uyarı da Ekonomik İlişkiler Enstitüsü’nden geliyor.

Ekonomik İlişkiler Enstitüsü İletişim Başkanı Stephanie Lis; “Durum riskli, genel olarak daha geniş kapsamlı bir şeker vergisine doğru bir ilerleyiş söz konusu.” diyor ve bu gibi vergilerin tüketici tercihlerini etkilediğine dair yeterli kanıt bulunmadığını da sözlerine ekliyor.

Lis; “Bakanın eldeki tüm kanıtları yok saymaya karar vermesi çok yazık oldu. Pek çok üretici bunun ileride daha da önem kazanacak bir hareketin ilk adımı olacağından endişe duyuyor. Bu durum gelecekte hükümetin vergiler ve yasalar vasıtasıyla gıda endüstrisine müdahalelerinin artmasına neden olabilir.” yorumunda bulunuyor.

İşlenmiş gıdalarda şeker miktarının azaltılması yönünde çalışmalar gerçekleştiren sivil toplum örgütü Action On Sugar, vergi duyurusunu memnuniyetle karşıladığı ve bu uygulamanın kapsamının genişletilmesi olasılığından da memnuniyet duyduğunu açıkladı.

Unlu mamullere vergi  

Action On Sugar kampanya yöneticisi ve aynı zamanda bir beslenme uzmanı olan Jennifer Rosborough; “Besinsel değeri düşük ancak şeker miktarı yüksek olan unlu gıdalara da vergi uygulanması yönünde bir karardan da memnuniyet duyarız.” açıklamasında bulundu.

Gıda ve İçecek Federasyonu’ndan Tim Rycroft bu hafta yapılan açıklamanın bir ironiyi de ortaya koyduğunu belirtiyor. Vergi şekerli içeceklere uygulanacak ancak tüketiciler için daha sağlıklı seçenekler üretmek amacıyla ürünlerinin formülasyonunu değiştirme konusunda en etkili çalışanlar da şekerli içecek üreticileri. Tabi bu yönde çalışmaları olan sadece onlar değil.

Rycroft; “ Kahvaltılık gevrek üreticileri şeker konusunda, unlu gıda üreticileri de tuz konusunda çok fazla reformülasyon çalışması gerçekleştirdi. Endüstri zaten sağlık konusuna oldukça fazla önem veriyor.” açıklamasında bulundu.

Ürünlerinde şeker bulunan pek çok şirket, sağlık tartışmalarının odağında

Gıda ve İçecek Federasyonu tarafından düzenlenen süpermarket listelerinde ürünlerin yer alabilmesi için sağlıkla ilgili tartışmaların ne anlama geldiği temalı ‘Raflarda Kalma’ konferansından haftalar sonra şeker vergisi haberi geldi.

Tesco, Mars ve Coca-Cola’dan üst düzey şirket yöneticilerinin katılım sağladığı konferansta, ‘reformülasyonun üstesinden gelebilmek’; ‘sağlık bir rekabet edebilirlik avantajı olur mu?’, ‘tüketicilerin sağlık ile ilgili kaygılarının anlaşılması’ gibi konu başlıkları tartışıldı.

Gıda ve İçecek Federasyonu kurumsal ilişkiler başkanı Tim Rycroft; “İngiltere gıda ve içecek endüstrisinin gündeminde sağlık ile ilgili tartışmalar uzun zamandır yer alıyor. Bu nedenle neler olup bittiği ile ilgili son gelişmeler konusunda insanları bilgilendirmek ve gelecekteki fırsat ve tehditleri ortaya koymak açısından bu konferans bize bir fırsat sunuyor.” açıklamasında bulundu.

Rycroft ayrıca; “Ürünlerinde şeker bulunan pek çok şirket bir süredir sağlık tartışmalarının içinde yer alıyor. Ancak artık endüstri için yeni bir tehdit olan şeker vergisine odaklanmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Konferansta reformülasyonda uygulama ile ilgili konuların yanı sıra sağlık konusunun sunduğu fırsat ve olumsuzluklar da tartışıldı.

Rycroft; “Gıdalarda şeker tat vermenin yanı sıra gıdanın yapısına katkıda bulunuyor ve gıdaları koruyucu bir rolü de var. Dolayısıyla şekeri gıdadan çıkartmak ile ilgili teknik konular için pek çok şirket yardıma ihtiyaç duyacaktır. Daha sonra da ambalaj ve etiketlerini değiştirmek zorunda kalacaklar. Bu ucuz bir süreç değil.” açıklamasında bulundu.

Rycroft endüstride yer alan çoğu şirketin gönüllü reformülasyon çalışmaları yürüttüğünü ve bu çalışmaların temel sebebinin yasal bir müdahalenin baskısı ya da korkusu olmadığını belirtti.

Rycroft; “Bu çalışmalara tüketiciler yön veriyor. Her zaman bizim endüstrimizin düzenleyicisinin en zorlusu olduğunu söylerim, tüketiciler. Tüketiciler eğer raflara koyduğunuz ürünü beğenmezlerse almazlar. Bakanlar ve sağlık çalışanları ile reformülasyon konusunda konuştuğumda ancak tüketicinin kabul edebileceği bir hızda ilerleyebileceğimizi belirtirim. Endüstri oyalanmıyor, endüstriyi tüketicilerin almayacağı ürünleri rafa koymaya zorlayamazsınız. Tat profilleri doğal olarak zamanla değiştirilmelidir.” değerlendirmesinde bulunuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın