İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener; “Tüketen vatandaş feryat ediyor ama üreten çiftçi de ürünü taşıyan da satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu?” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Ülkenin en önemli sorununun pahalılık olduğuna işaret eden Akşener, “Soğan pahalı, biber pahalı, patlıcan, domates pahalı. ‘Neden pahalı?’” diye sorunca, diyorlar ki; aracılar parayı götürüyor. Kim bu aracılar? ‘Fırsatçılık yapanın tepesine çökün’ diyoruz. İktidar şikayet edecek makam değil. Ama bunlar sürekli şikayet ediyor. Orası, yanlış yapan varsa gereğini yapacak makam. Yapamıyorsanız gidin kardeşim.” ifadelerini kullandı. 

Meral Akşener, her kriz döneminde fırsatçıların olduğunu ancak devletin gereken tedbirleri aldığını vurgulayarak, “Tüketen vatandaş feryat ediyor ama üreten çiftçi de ürünü taşıyan da satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu? Anadolu’da Trakya’da yetişen ürünler, 15 milyonluk İstanbul’a nasıl gelecek? Şimdi ben size anlatayım. Ürünler araçlara yüklenecek, araçlar suyla çalışmıyor, mazot yakıyor. Peki, o mazota zammı kim yapıyor? İktidar yapıyor. Bütün bunları pahalılaştıran fırsatçı aracı iktidardır.” şeklinde konuştu. 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “sebze ve meyvenin fiyatı taşımacılık yüzünden artıyor.” şeklindeki açıklamasını eleştiren Akşener, “Biz bugüne kadar nohut almak için Kahramanmaraş’a, domates için Ege’ye, portakal için Antalya’ya mı gidiyorduk? Millet bugüne kadar evinin balkonunda mı üretiyordu? İyice şaşırmış. Gerçekten böyle diyor. Fiyatlar taşımacılıktan artıyormuş. Domates, biber yıllardır bir yerlerde üretilip, bir yerlere taşınıyor. Nakliye işi yeni değil.” değerlendirmesinde bulundu. 

Akşener, köprü, otoyol ve yakıt giderlerinin nakliye masraflarının artmasına neden olduğunu belirterek, şöyle konuştu: 

“Biz, tüm seçim kampanyası boyunca çıktığımız her meydanda sizi uyarmadık mı? ‘Tarım politikalarınız yanlış’ demedik mi? ‘Girdi maliyetleri yüksek, çiftçi dertli, düşürün bu maliyetleri’ demedik mi? Bütün uyarılarımızda üretimin plansız, çiftçinin neyle rekabet ettiğini ve bir sonraki dönemin ne olacağını bilmediğini söyledik. İktidarın yönlendirmesi gerektiğini, üreticinin dağınık olduğunu, kooperatiflerin kurulması gerektiğini söyledik. Verilerinizin sağlıklı olmadığını, ciddi ürün kaybı olduğunu, çiftçinin hakkı olan 80 milyar liranın ödenmesini söyledik.” 

Akşener, Türkiye’nin dünyada tarım ve hayvancılıkta, kendine yetebilen ülke iken bu hale geldiğini, suçun manava, hale, markete ve bakkala atılmasının yanlış olduğunu belirtti. 

Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışa karşı belediyeler tarafından açılan tanzim satış merkezlerine de değinen Akşener, tanzim satış işine karşı olmadıklarını söyledi. Meral Akşener, “Bunlar ‘yeni Türkiye’ deyip, eskiyi beğenmiyordu. Bu milletin dişiyle tırnağıyla kurduğu fabrikaları haraç-mezat satarken ‘devlet ticaretle mi uğraşır?’ diyorlardı. Ne oldu? Buldukları çözüm, pahalı olan her şeyi devlet eliyle ucuza satmak oldu. Şu işe bakar mısınız? Devletin en stratejik fabrikasını özel sektöre devrediyorlar, domatesi, biberi devlete sattıracaklar. Onu da bir zamanların karneye bağlanan ekmeği gibi sınırlı kiloyla veriyorlar. Bu gidişle domatesi, biberi karneye bağlarlarsa şaşırmayın. Hesapsızlığın sonu bu. Allah en beğenmediği alanlarla imtihan edermiş.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Biz düşmana mermi atıyoruz. Bir merminin fiyatı nedir biliyor musunuz?” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunan Akşener, şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Sebze meyvenin fiyatı, güya bir de bu yüzden yükseliyormuş. Bunlar bahane ustası oldular. 40 yıl düşünsek meyve ve sebzeyle mermiyi aynı cümlede kullanmak aklımıza gelmezdi. Bu sözün ülkenin Cumhurbaşkanının ağzından çıkmış olması büyük bir talihsizliktir. Üç tane belediye için Türk Devletini bu kadar aciz göstermek olur mu? Sebzenin fiyatıyla merminin ne alakası var? Mermiyi sivri biberden, barutu domates çekirdeğinden mi yapıyoruz? Böyle bir ciddiyetsizlik olur mu? Bu devlet, ilk kez mi düşmana mermi atıyor? Devleti yönetiyorsan hem atılacak mermiyi bulacaksın hem de ekmeği, aşı ucuzlatacaksın. Suriyelilere harcadığın 35 milyar dolar ekonomiyi batırmıyor da düşmana sıktığımız mermiler mi batırıyor?”

Kaynak: Meclis Haber

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın