Türkiye’de sosyal girişimler İstanbul, Ankara ve İzmir gibi üç büyük şehirde yoğunlaşıyor. Bu sosyal girişimlerin yüzde 47,28’inin 35 yaş altında kişiler tarafından kurulduğu, yüzde 55’inin kadın liderler tarafından yönetildiği ve yüzde 83,6’sının yüksek derecede eğitimli olduğu dikkat çekiyor.

British Council’ın 2009 yılında başlattığı ve 31 ülkede yürütülen Küresel Sosyal Girişim Programı kapsamında yayımlanan ‘Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu’ araştırma raporu, sosyal girişimlerin mevcut ölçeğine, kapsamına ve gelecek potansiyeline ışık tutuyor. British Council ve İstasyonTEDÜ’nün (TED Üniversitesi Sosyal İnovasyon Merkezi) liderliğinde, TED Üniversitesi, Ashoka Türkiye, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu, Mikado Danışmanlık ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden oluşan bir konsorsiyum tarafından Ekim 2018’den bu yana yürütülen araştırmanın raporu, 3 Temmuz Çarşamba günü Ankara’da TED Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir etkinlikle paylaşıldı. Rapor, sosyal girişimlerin mevcut ölçeği, kapsamı ve gelecek potansiyeline ilişkin bulgularıyla, toplumun genelinde sosyal girişimler ile ilgili farkındalık yaratmayı, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı potansiyellerini belirlemeyi ve bu alanın gelişmesi yönünde neler yapılabileceğine ilişkin önerileri ortaya koymayı amaçlıyor.

Alanın en kapsamlı araştırması

Literatür taraması, danışma toplantıları, online anket, 12 şehirde 37 ayrı sosyal girişimle yapılan görüşmeler, üç şehirde 12 odak grup çalışması ve iki yuvarlak masa toplantısı sonucu ortaya çıkan ‘Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu’ araştırma raporu, sosyal girişim alanının gelişmesi önündeki engelleri ortaya koyarken, aynı zamanda fırsatlara da ışık tutuyor ve alanın gelişmesine ilişkin somut öneriler sunuyor. British Council Türkiye’den Toplum Programları Direktörü Seda Mumcu Aydeniz, “British Council’ın başlattığı Küresel Sosyal Girişim Programı çerçevesinde, şu ana kadar 16 ülkede sosyal girişim alanına yönelik çok sayıda araştırma yürütüldü. Biz de British Council Türkiye ve İstasyonTEDÜ önderliğinde, konusunda uzman iş ortaklarımızla beraber, ülkemizde bu alanda var olan açığı kapatmak için bu araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma raporu ile toplumu bilinçlendirmeyi ve sosyal girişimlerle ilgili farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Sosyal girişimlere ilişkin yaptığımız bu araştırmanın, görece olarak yeni olan bu alanın mevcut durumuna ilişkin iyi bir referans olmasını ve Türkiye’deki sosyal girişimlerin daha da gelişmesine katkıda bulunmasını hedefliyoruz” dedi.

Sosyal girişimlerin liderlerinin yüzde 55’i kadın

Araştırma raporuna göre sosyal girişimler; sosyal ya da çevresel etki yaratmayı öncelikli amaç edinen, gelirinin yarısından fazlasını ticari faaliyetten elde eden ve gelir fazlası ya da karının çoğunu ana amaçları için kullanan kuruluşlar olarak tanımlanıyor.

Bu tanım çerçevesinde, Türkiye’de yaklaşık 9 bin sosyal girişim olduğuna dikkat çekilen raporda, Türkiye’deki sosyal girişimlerin, başta eğitim olmak üzere farklı alanlarda çalıştıkları görülüyor. Raporda öne çıkan bulgulara dikkat çeken TED Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Salih, “Türkiye’de sosyal girişimlerin güncel durumunu incelediğimiz rapor, sosyal girişimlerin Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir gibi üç büyük şehirde yoğunlaştığını gösteriyor. Aynı zamanda, sosyal girişimlerin yüzde 47,28’inin 35 yaş altında kişiler tarafından kurulduğu, yüzde 55’inin kadın liderler tarafından yönetildiği ve yüzde 83,6’sının yüksek derecede eğitimli olduğu dikkat çekiyor. Kadınların bu alanda daha ağırlıklı olmasına rağmen, dış finansman ve finans kaynaklarına erişimlerinin erkeklerden daha düşük olduğu da önemli bulgular arasında yer alıyor. Karşılaşılan başlıca zorluklar arasında ise olumsuz ekonomik iklim, yüksek vergiler, kuruluş maliyetleri ve finansmana erişim öncelikli olarak görülüyor” dedi.

Rapordaki önemli bulgularından bir diğeri de Türkiye’deki sosyal girişimlerin yasal statülerinin, girişimlerin ihtiyaçlarına göre farklılaştığı yönünde. Türkiye’deki sosyal girişimler; kooperatif, limited şirket, şahıs şirketi, anonim şirket, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri gibi farklı yasal statüleri kullanıyor. Sosyal girişim kavramının görünürlüğünün ve farkındalığının Türkiye çapında henüz yeterli düzeyde olmadığını ortaya koyan rapor, sosyal girişimlerin daha elverişli ortamla birlikte gelişeceğini de müjdeliyor.

Türkiye’den iyi örnekler ve alandaki farklı paydaşların çalışmaları sunuluyor

Türkiye’den on sosyal girişim örneğini, iyi uygulamalar kapsamında paylaşan araştırma raporu; sosyal girişimlerle ilgili politika düzeyindeki çalışmaları, sosyal girişim alanında çalışan üniversiteleri, Türkiye’deki mevcut yatırım ve finans fırsatlarını, kuluçka merkezi, hızlandırma programı, ortak çalışma alanı ve destek mekanizmalarını ortaya koyarken, sosyal girişimlerin istihdama olan katkısına ve kullandıkları finansman yöntemlerine de değiniyor.

Alanın gelişmesi için somut önerilerin de sunulduğu raporda, sosyal girişimlerin görünürlüğünün ve alanla ilgili farkındalığın artırılması, sosyal girişimlerle ilgili politikalarda kapsayıcı ve esnek yaklaşımların sunulması, finansa erişim önündeki engellerin kaldırılması, sosyal etki yönetimi ve ölçümü üzerine kapasite geliştirme ihtiyacı, kadın sosyal girişimcilere yönelik özel teşvik ve fırsatlar, eğitim sisteminde sosyal girişimcilik konusuna odaklanılması, destek programlarının artırılması ve bu alanla ilgili disiplinler arası araştırmaların artırılması gibi öneriler ortaya konuyor.

Türkiye’de sosyal girişimler her geçen gün artıyor

2016 yılında Thomson Reuteurs Vakfı tarafından Küresel Sosyal Girişimcilik Ağı ile iş birliği içerisinde uzmanlar düzeyinde yapılan bir araştırmada, Türkiye sosyal girişimcilere uygun ortam sağlama açısından sonuncu (44 ülke içinde 44.) olarak yer aldı. Bununla birlikte, araştırma kapsamında; devlet desteği, nitelikli personelin ilgisini çekme, kamuoyunun farkındalığı, gelir elde etme, girişimi geliştirme ve yatırıma erişim kriterleri değerlendirilerek elde edilen sonuçlar, çeşitli sorunlar olmasına rağmen alanın gelişimi için büyük imkânlar olduğunu da gösteriyordu. 2016 yılından bu yana, Türkiye’deki sosyal girişim ekosistemi gelişmeye devam ediyor. Önde gelen üniversiteler, teknoloji kuluçkaları, sivil toplum kuruluşları, uluslararası aktörler ve politika yapıcılar, Türkiye’de daha işlevsel bir sosyal girişim ekosistemi kurulması için büyük potansiyel barındırıyor ve bu alana yönelik ilgi artmaya devam ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın