Günümüzde beslenme ve mikrobiyota arasında güçlü bir etkileşim olduğu artık su götürmez bir gerçek. Öyleyse sağlıklı bir bağırsak florasına sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekiyor? İşte tüyolar…

Diyetisyen Emel Terzioğlu Arslan

Son dönemlerin en popüler konularından biri hiç kuşkusuz mikrobiyota. Yani bağırsak florası. İkinci beyin olarak da adlandırılan bağırsak florası insan vücudunda önemli etkilere sahip. Öyle ki son yıllarda pek çok hastalığın sebebi “bozulmuş bağırsak florası” ile ilişkilendiriliyor. Sağlıksız bağırsak florasının diyabet, obezite, romatoid artrit, depresyon ve kronik yorgunluk gibi birçok hastalığa neden olduğunu söyleyen Sofra/Compass Group Türkiye Ülke Diyetisyeni Emel Terzioğlu Arslan, sağlıklı bir bağırsak florasına sahip olmanın hem bebeklik döneminde hem de ileriki yaşlarda hastalıklardan korunmak için oldukça önemli bir faktör olduğunun da altını çiziyor.

Mikrobiyota yani bağırsak florası, bağırsakta bulunan canlı organizma bütünlüğüdür ve başta beslenme olmak üzere egzersiz, stres, doğum şekli gibi birçok metabolik, fizyolojik ve çevresel faktörlerden etkilendiğini söyleyebiliriz. Özellikle beslenme ve mikrobiyota arasında güçlü bir etkileşim olduğu ise su götürmez bir gerçek. Öyleyse sağlıklı bir bağırsak florasına sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekiyor? İşte tüyolar…

Karbonhidrat seçimine dikkat

Özellikle rafine karbonhidratlar ve şeker bağırsak florasını olumsuz yönde etkiler. Bunun yerine lif içeriği yüksek sebzeler, meyveler ve tam tahıllı gıdalar tercih edilmelidir.

Beslenmenizde prebiyotik ve probiyotiklere yer verin

Fermente olabilen bu gıdalar bağırsaktaki mikroorganizmaların aktivitesini etkileyerek bağırsak florası üzerinde olumlu etkilere sahiptir. En çok bilinen prebiyotikler; muz, elma, çilek, yaban mersini, enginar, kuşkonmaz, tam buğday, arpa, keten tohumu, badem, ceviz ve yer elmasıdır. Probiyotikler ise kefir, yoğurt, peynir, turşu (özellikle lahana turşusu), süt ve kombuchadır.

Kemik suyu bağırsak için önemli

Bağırsak florası zaman zaman bakteri, virüs, toksin, ağır metal gibi birçok zararlı maddeye maruz kalabilir. Kemik suyunda bulunan jelatin, bağırsak florasının bu zararlı etkilere karşı korunmasını ve onarılmasını sağlar.

Diyette proteine dikkat

Özellikle yüksek protein ve düşük karbonhidrat içerikli diyetler mikrobiyotayı olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle diyette protein miktarı gereksinimin üzerine çıkmayacak şekilde düzenlenmeli ve kurufasulye, nohut, yeşil mercimek, kinoa gibi bitkisel kaynaklı proteinlere de diyette mutlaka yer verilmesi gerekir.

Sarımsağın gücü

Sarımsak, içerdiği pek çok vitamin ve fitokimyasallar sayesinde bağırsaklarda bir savunma mekanizması oluşturur. Pişirilen yemeklerde pişmeye yakın yemeğe eklenen sarımsak ya da yemeklerin yanında tüketilen çiğ sarımsak bağırsakların temizlenmesine yardımcı olur. Sarımsağın olabildiğince çiğ tüketilmesinde fayda var. Eğer pişirilecekse de ısı 60 dereceden fazla olmamalıdır.

Su olmazsa olmaz

Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazı olan su, bağırsak sağlığı için de oldukça önemli. Gerek besinler yoluyla aldığımız liflerin sindirilmesi gerekse bağırsakların daha kolay çalışması için gün boyu alınan sıvı miktarı ciddi önem taşıyor. Bu sıvının ise elbette kahve, çay gibi içecekler yerine su olarak alınması gerekiyor. Bu nedenle, bağırsak sağlığı için gün içinde yeterli miktarda su içmeyi unutmayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Buraya lütfen adınızı yazın