Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Banu Kazanç, çalışanlarda yetersiz kalori alımının işyerinde verimliliğini düşürdüğünü söyledi. Kazanç, “Yetersiz ve dengesiz beslenenlerde kan şekeri düşüklüğüne bağlı halsizlik, dikkatsizlik, yorgunluk hissi artar. Bu da çalışan verimliliğini düşürür” diye konuştu.

Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Banu Kazanç
Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Banu Kazanç

Banu Kazanç’a göre konuya salt kalori açısından da bakılmaması gerekiyor. Kalori kadar besin içerikleri de önem taşıyor. Kazanç şöyle devam ediyor: “Besin içeriklerinin karbonhidrat ağırlıklı mı yoksa protein ağırlıklı mı olduğu, posa içerikleri, kan şekerini yükseltme hızları kısaca besinlerin nitelikleri, neyin neyle birlikte yendiği, ne zaman yendiği de performansı etkiler.”

Şirketlerin en büyük harcama kalemlerinin başında çalışan verimliliğini artırıcı uygulamalar geliyor. Ama bazen gözden kaçan detaylar yapılan harcamaların boşa çıkmasına neden olabiliyor. Beslenme de bu gözden kaçan detaylardan birisi. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç’a göre genel bir değer vermek gerekirse 20-30 yaş arası çalışanlarda kadınlarda günlük 1800 erkeklerde ise 2400 kalorinin altında beslenme işyerinde çalışan verimini düşürüyor. Kazanç bu konuda şunları söylüyor:

“Metabolizma için harcanan enerji vücut enerjisinin yaklaşık yüzde 70-80’ini oluşturur. İhtiyacımız olan kalori miktarının yüzde 20’ye yakın bir miktarı beyin metabolizması için harcanıyor. Yapılan araştırmalar iş performansı ile beslenme arasında önemli bir ilişki olduğunu gösteriyor. Yeterli kalorinin sağlanması yanında, dengeli beslenme de önem taşır. Yani, enerji yanında bütün besin öğelerinin (karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler, mineraller, su) gereksinim kadar sağlanması da önemli. Yetersiz ve dengesiz beslenenlerde kan şekerinin düşmesine paralel olarak halsizlik, dikkat azlığı, yorgunluk hissi gelişiyor. Bu durum, hem çalışma verimliliğinin azalması hem de sağlık harcamalarının artması ile sonuçlanıyor.”

Kahvaltıya yeterince önem vermiyorlar

Gün boyu düzensiz beslenip akşam öğününü geç bir saatte ağır yemeklerle geçirenlerin hem kilo artışı hem de sağlık sorunları ile karşı karlıya kaldığını ifade eden Kazanç, “Vücut için gerekli olan kalorinin eşit olarak öğünlere yayılması gerekir,alınacak kalori için bir diğer önemli nokta ise kalorinin hangi gıdalardan geldiği ve vücudunuz için gerekli vitamin, mineral, karbonhidrat, protein ve yağ  oranlarını içermesidir” diye konuşuyor.

Genellikle çalışanların sabah kahvaltısını atlamadıklarını ancak gereken önemi de vermediklerini vurgulayan Kazanç, bunun günümüz şartlarında eskisi kadar zor olmadığını belirtiyor. “Güçlü bir kahvaltı sizi gün boyu daha enerjik, daha tok tutar ve konsantrasyon problemleri yaşamanızı engeller. Kahvaltı için alternatifler arttı, neredeyse her köşe başında simit satanların yumurta, peynir, zeytin, salatalık ve domates de satıyorlar. İş merkezi yakınındaki pastanelerde sağlıklı tam tahıllı ekmeklerle  hazırlanmış sandviçler bulmak da mümkün” diye konuştu. Sabah kahvaltılarında poğaça, kek tarzı daha az sağlıklı şeyleri tercih edenlerin de olduğuna dikkat çeken Kazanç, “Trend ise kolaylıkla taşınan müsli ve kutu sütler. Her halükarda peynir, zeytin, domates, salatalık gibi ürünlerin bulunduğu bir kahvaltı çalışanları güne daha enerjik hazırlar” diyor.

Salatayı öğün yanında yiyin

Beslenmede salataların oldukça sağlıklı seçenekler olduğunu belirten Kazanç, “Salataları ana yemeğin yanında tüketebileceğiniz gibi çok çeşitli malzemelerle zenginleştirip ana yemek olarak ta tüketebilirsiniz. Salatalar ile sağlıklı, doyurucu, besleyici, hafif, lezzetli ve düşük kalorili öğünler, çok kısa sürede hazırlanabildiği için özellikle yaz aylarında çokça tercih ediliyor. Yine de temel prensip beslenmenizin sağlıklı olması için bütün besin gruplarını içermesi ve  yeterli ve dengeli olmasıdır” şeklinde konuştu. Salatanın ara sıra ana öğün olarak da tüketilebileceğini dile getiren Kazanç şöyle devam etti: “Yine de önerim salataları çoklukla ana yemeğin yanında tüketmeniz olacaktır. Kilo vermek istediğinizde vereceğiniz kiloların sağlığınızı ve performansınızı olumsuz etkilememesi, metabolizma hızını düşürmemesi için gerekli olan kalori miktarını yüzde 25-30 oranında kısıyoruz. Düşük kalorili diyetler kilo vermek için uygun değildir, kan şekeri düşer, kendinizi güçsüz hissedersiniz, bu iş verimini olumsuz yönde etkiler. Bu tür diyetlerle sıkça baş ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetleriniz olur. Uzun dönemde ise ciddi sağlık problemleri yaşarsınız.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın