İsraf bahane, ekmek zammı şahane

O kadar garip bir ülke haline geldik ki!.. Normalde birim alandan alınan ürün miktarı arttıkça maliyetin düşmesi gerekirken Türkiye'de verim arttıkça maliyetler, dolayısıyla fiyatlar artıyor. İlan edilen verimlilik ve üretim miktarları doğruysa verime bağlı olarak üretim arttıkça buğdaya ve ekmeğe enflasyonun üzerinde zam yapılmasının başka bir açıklaması yok.

İthalat yap, dağıt; ithal et, dağıt…

Yeni bir başlangıç için maalesef başka çare görünmüyorsa da hayvancılığa bir bütün olarak bakınca "Hayvan ithal edip üreticiye dağıtacağız, 2-3 sene içinde sorun kalmayacak." söyleminin gerçekçi olmadığı gün gibi ortada.

Hayvan varlığımızda ciddi artışlar yaşandı (mı?)

Hayvan varlığımızda ciddi artışlar yaşandı (mı?) Başlıktaki söz, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından birkaç gün önce söylendi. Her gelen bakan aynı cümleyi kuruyor olmakla beraber, hayvan varlığımızın azaldığı ve canlı hayvan ile et ithalatının her geçen gün çeşitlenerek arttığının artık aşikâr olduğu günlerde söylenmesi bakımından şaşırtıcıydı. Evet, Devlet'in Bakanı böyle diyor. Peki, Devlet'in verileri ne diyor?

Ucuz etin maddi ve manevi muhasebesi

Önemine binaen yazmaya devam ediyorum. Devam da edeceğim çünkü bu işin sonunda hayvancılığımızın yok olması tehlikesi var. Tarım ve hayvancılığın birlikte yürütülen iki faaliyet olduğunu düşündüğümüzde durum daha da ciddi bir hâl alıyor. Buna, tarım ve hayvancılığı bırakacak nüfusun şehirlere hücum edeceği gerçeğini de eklersek nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlarız.

Gitti TEOG, geldi LKS – (Eğitimci gözüyle enine boyuna yeni sistem)

Doğru düzgün bir eğitim sistemimiz olmadan ne sanayici yetiştirebiliriz ne ticaret ehli, ne bilim adamı yetiştirebiliriz ne sporcu, ne zanaatkâr hatta sanatkâr, ne doğru dürüst tarım yapabiliriz ne de hayvancılık...

Gözümün gördüğünü almayı tercih ederim

Ülke genelinde yaygın marketlerin 10 bin mağazasında "Allah'ın izniyle (!)" ve Et ve Süt Kurumu (ESK) eliyle ucuz et satılacağı müjdesinden (!) sonra son bir ayın en abartılı gıda haberi şuydu:

Firuz Kanatlı, ETİ ve aşk

Aslında merhum Firuz Beyefendi'yi gıyabında hepimiz tanırız. Şahsen tanışmamış olsak da başarılarını bilir, ürettiklerini kullanırız. Ben şahsen de tanımış olan mutlulardan biriyim.

Bir vefat ve süt ürünleri üretimine ait tutarsız veriler

Makaleyi yarılamıştım ki bir değerli dostun, Prof. Dr. Yaşar Kemal Erdem'in vefat haberini aldım. Çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin. Sanıyorum 55 yaşındaydı. Ortalama insan ömrü için orta yaş, bir bilim insanı için birikimlerinin zirve yaşı. Ülkemiz için önemli bir kayıp.