Şekerli gıda tüketiminden uzaklaşan tüketiciler düşük kalorili diyet gıda ve içeceklere yöneliyor. Ancak yapılan araştırmalar diyet gıda ve içeceklerde kullanılan yapay tatlandırıcıların sorunların çözümü değil, sorunun tam da kendisi olabileceğini gösteriyor.

Amerika Diyabet Derneği’ne göre, tatlı krizine karşı kişiler en çok yapay tatlandırıcı içeren gıda ve içeceklere “sığınıyor”. Ancak eğer diyabet hastasıysanız aslında şekerin mükemmel bir alternatifi olmayan yapay tatlandırıcıların tüketilmesi güvenli olmayabilir.

Photo: Pixabay/congerdesign

Portekiz’de düzenlenen Avrupa Derneği Diyabet Çalışmaları toplantısında Adelaide Üniversitesi araştırmacıları tarafından sunumu yapılan bir araştırma, aspartam gibi yapay tatlandırıcıların sağlık açısından oldukça zararlı olduğunu ve vücudun glükoza karşı tepkisini olumsuz bir şekilde etkileyebileceğini gösteriyor. Araştırmada,  düzenli olarak tatlandırıcı verilen katılımcılarda iki haftanın sonunda tatlandırıcıların yan etkilerinin gözlemlendiği belirtiliyor. Bu yan etkilerden biri, düzenli olarak tatlandırıcı tüketen katılımcıların yemek sonrası kandaki glükoz oranını dengelemede görevli GLP-1 peptid sayısında düşüş gözlemlenmesi.

Araştırma yazarlarından Profesör Richard Young, bu sonucun kaygı verici olduğunu ve bunun diyabetin bu denli yaygın olmasının temel nedenlerinden biri olabileceğini belirtiyor.

Yapay tatlandırıcılar diyabet riskini arttırıyor

Adelaide Üniversitesi araştırmasını eleştirenler araştırmanın az sayıda katılımcı ile (27 kişi) gerçekleştirildiğini ve gözlemlenen değişikliklerin diyabete yol açacağı sonucuna varmak için yeterli veri elde edilmediğini savunuyor. Ancak bu araştırma aspartam tüketimi ile diyabet arasında bir ilişki olduğunu ortaya koyan ilk araştırma değil. Örneğin 2014 yılında yapılan bir araştırma her gün aspartam ile tatlandırılmış diyet içecek tüketiminin Tip 2 diyabet riskini %67 oranında ve metabolik sendrom riskini %36 oranında arttırdığını ortaya koymuştu.

Endokronoloji ve Metabolizma Trendleri dergisinde yayımlanmış olan bir rapor da yapay tatlandırıcıların; kilo alımı, obezite, metabolik sendrom riskini ve “metabolik dengesizliğe” yol açarak Tip-2 diyabet gibi hastalıkların riskini arttırabileceğini ortaya koyuyordu. Uygulamalı Fizyoloji, Beslenme ve Metabolizma dergisinde yayımlanan bir araştırma da aspatam tüketimi ile obezite hastası bireylerde glükoz intoleransının artması arasında bağlantı olduğunu gösteriyor.

Glükoz intoleransı vücudun yüksek miktarda şeker ile başa çıkabilme yetisini kaybetmesi anlamına geliyor ve aynı zamanda Tip-2 diyabetin de öncüsü. Glükoz intoleransı sonucu kandaki fazla şeker yağ hücrelerinde biriktiğinden obezitenin de habercisi. Yapılan araştırmalar ise obeziye hastalarının aspartam tüketmesi durumunda kan şekeri seviyelerinin yükselebileceğini, vücutlarındaki insülin seviyesinin artacağını, bu durumunda da kilo alımı ve diyabet riskini arttıracağını gösteriyor.

Diyet içecekler daha mı tehlikeli?

Photo: Pixabay/Lernestorod

Yapay tatlandırıcılar ile ilgili problemlerden biri sağladıkları şekerli tadın gıdanın sağladığı enerji ile örtüşmemesi. Ancak insan vücudu şekerli tat ve enerjiyi ilişkilendirmek üzere çalışıyor.

Yale Üniversitesi Tıp Bölümü araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, yapay tatlandırıcı içeren ve dolayısıyla tatlılıkla aynı orantıda enerji içermeyen gıda ve içeceklerin tüketilmesi metabolizmanın düzgün bir şekilde çalışmasını etkiliyor.

Yale Üniversitesi basın açıklamasında araştırma baş yazarı Psikoloji Profesörü Dana Small; “Fazla kalorinin daha fazla metabolik ve sinirsel tepkiye neden olduğu varsayımı yanlış. Kaloriler denklemin sadece yarısı, denklemin diğer yarısı ise tatlı tat algısı…Vücutlarımız doğada bulunan enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanabilmek için evrimleşti. Modern gıda ortamımız vücutlarımızın daha önce karşı karşıya kalmadığı enerji kaynakları ile nitelendiriliyor.” açıklamasında bulunuyor.

Yale Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen araştırma yapay olarak tatlandırılmış, düşük kalorili içeceklerin daha fazla kalori içeren bir içeceğe göre daha  fazla metabolik tepkiye yol açtığını gösteriyor. İnsan vücudu içeceğin tatlılığına göre nasıl metabolize edilmesi gerektiğine karar veriyor.  Tatlılık derecesi kalori miktarı ile uyumlu olduğunda beynin ödül devreleri tatmin oluyor. Ancak tatlı tat ile birlikte beklenen kalori gelmediğinde beyin aynı tatmin mesajını alamıyor.

Bu araştırma sonuçları neden diyet gıda ve içeceklerin neden iştah artışına ve yeme arzusu ile ilişkilendirildiğini ortaya koymanın yanı sıra diyabet ve diğer metabolik hastalık risklerinin neden arttığını da gösteriyor olabilir. Tatlı bir gıda tüketildiğinde beyin dopamin salgılar, dopamin de beynin ödül merkezini aktive eder. Aynı zamanda iştahı düzenleyen leptin hormonu salgılanır ve bu hormon da belli miktarda kalorinin tüketilmesinin ardından beyne “doydum” mesajını iletir.

Ancak tatlı ancak kalori içermeyen bir gıda tüketildiğinde beynin haz yolu tatlı tat ile aktive olurken kalori alımı olmadığından yol deaktive olmaz. Yapay tatlandırıcılar basit bir şekilde vücudu şeker (kalori) alacağı yönünde kandırır ancak şeker sisteme girmediğinde vücut daha fazlasına ihtiyaç duyduğu yönünde sinyal verir, bu da karbonhidrat krizine neden olur.

Sonuç trajik olabilir

Yale Üniversitesi Tıp Bölümünden Kardiyolog Dr. Harlan Krumholz bir gazeteye verdiği röportajda yakın zamanda yapılan bir araştırma incelemesine dikkat çekiyor.   Araştırmada incelemesinde değerlendirilen araştırmalar sonucunda; “Randomize kontrollü araştırmalardan elde edilen bulgular açık bir şekilde besin değeri olmayan tatlandırıcıların kilo kontrolüne yönelik yararını desteklememektedir ve  gözlemsel veriler besin değeri olmayan tatlandırıcıların rutin bir şekilde tüketiminin vücut kitle endeksinde artış ve kardiyometabolik risk artışı ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.” değerlendirmesine yer veriliyor.

Dr. Krumholz ayrıca yapay tatlandırıcıların şekere göre beynin farklı bölgelerini aktive ettiğini ve sonuç olarak açık ve ödül duygularını etkilediğini gösteren bir diğer araştırmaya da dikkat çekiyor.

Yale Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir başka araştırma da yapay tatlandırıcıların “fizyolojik olarak etkisiz bileşimler olmadığını” ve “enerji dengesini ve metabolik fonksiyonları etkileyebileceğini” gösteriyor.

Bu maddelerin öncelikle neden ilaç olarak değerlendirilmediğinin sorulmasının mantıklı olduğunu belirten  Dr. Krumholz; “Milyonlarca kişi her gün bunlara maruz kalıyor ancak bu maddelerin uzun vadeli etkisi belirsiz. Bu maddeler önlemeleri gereken sağlık problemlerine gerçekten yol açıyor olabilirler mi? Bu noktada cevabı bilmiyorum ama bana göre ispat yükümlülüğü üreticilerin üzerinde… Eğer sonuç olarak diyet içecek ve gıdaların geniş çaplı tüketiminin obezite salgınını alevlendirdiğini ortaya çıkarırsak bu ironik olmanın da ötesinde trajik olur.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kaynak: https://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2017/10/03/artificial-sweeteners-lead-to-diabetes.aspx

 

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın