Yağ sektörünün gündeminde neler var?

Geçtiğimiz hafta Amerikan Yağ Kimyagerleri Derneği (AOCS) tarafından Salt Lake City, Utah’da düzenlenen 107. geleneksel yıllık toplantıya katılma fırsatı buldum. Sizlere, 1- 4 Mayıs 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantıda tartışılan gündeme dair sıcak başlıklardan ve ‘Küresel gıda ve tarım tedarik zincirindeki zorluklar ve fırsatlar’ın konuşulduğu özel oturumdan izlenimlerimi aktarmak istiyorum.

Toplantının bana göre en ilgi çekici oturumlarından biri, ‘Bağırsak mikroorganizma topluluğunun (mikrobiyom) insan sağlığına etkileri’ni konu alan oturumdu.

Belli bir alandaki (deri, bağırsak, ağız boşluğu vs) mikroorganizmaların oluşturduğu topluluğa Mikrobiyom deniliyor. İnsanların genel olarak toplam hücre sayılarının 10 katı kadar mikroorganizma taşıdığı kabul edilmekte. Bu mikroorganizmalar sağlıklı bir yaşam sürdürülmesinde önemli rol oynuyorlar. Mikroorganizma çeşitliliği ve dağılımı ise kişiden kişiye ve sağlık durumuna göre değişiyor.

Bu oturumda ABD, Japonya ve Almanya’dan katılımcılar, bağırsak mikrobiyomu ve probiyotik bakterilerin cilt sağlığı (egzama), saç bakımı ve ağız bakımı (dişeti sağlığı) üzerine etkilerini ele aldılar. Sağlıklı bireylerin bağırsak mikrobiyomlarının örnek alınarak, hastalıklı bireylerin bağırsaklarında benzer bakterileri arttırmaya yönelik girişimlerle obezite gibi çeşitli hastalıkların tedavi edilebileceği ve bunun gelecekte kullanılabilecek potansiyel bir yöntem olabileceğinden bahsedildi.

Toplantının bir diğer gündem maddesi; ‘Beslenmede mono doymamış yağlar’ konusuydu. Mono doymamış yağların faydaları ve içerik çözüm önerileri konuşuldu.

Bu gündem maddesi altında, mono doymamış yağların insan sağlığına faydaları (kalp-damar sağlığından metabolizma sağlığına) ve beslenmede mono doymamış yağların arttırılmasına yönelik yenilikler tartışıldı. ABD, Kanada ve İsviçre’den katılımcılar, trans-yağ oluşuma sebep olan kısmi hidrojenasyon gibi yöntemlere alternatif olarak farklı yağların harmanlanması gibi değişik yöntemleri tartıştı.

Araştırmacılara göre, çoklu doymamış yağların mono doymamış yağlarla değiştirilmesi de alternatif yöntemler arasında. Mono doymamış yağların faydaları ise kolesterol ve trigliserit değerlerini düşürmesi, vücut ağırlığını ve vücut yağ kütlesini azaltması, insülin hassasiyetini arttırması, tip 2 diyabet riskini azaltması ve tansiyonu azaltması olarak gösterildi.

‘Kozmetik ve cilt bakım ürünlerinde lipitler’, bir başka gündem konusuydu.

Lipitlerin kozmetik ve cilt bakım ürünlerindeki yaşlanma karşıtı gibi önemlerinin tartışıldığı bu oturumda, hayvan temelli donyağı gibi maddelerden ziyade, hindistan cevizi veya palm çekirdeği yağı gibi yenilenebilir bitki temelli içeriklerle değiştirilmesine yönelik girişimler tartışıldı. Biri Procter&Gamble, diğeri Unilever’den katılan 4 deneyimli cilt bakım bilimcisi, kozmetik sektöründeki önemli gelişmeleri ve lipitlerin hem cilt üzerine uygulanan ürünlerdeki, hem de cilt yıkama ürünlerindeki kullanımını ele aldı.

İlginç gündem başlıklarından birini de ‘Yeni beslenme önerilerinin sıvı ve katı yağlar üzerine etkisi’ oluşturdu.

ABD ve Kanada’dan katılan araştırmacılar, ABD’de yayınlanan beslenme önerilerinin ulusal ve uluslararası sağlık politikaları ve sağlıklı ürün geliştirme üzerine etkilerini tartıştı. Daha çok doymuş (katı) yağ tüketiminin azaltılmasına yönelik tavsiyeler üzerinde duruldu.

Bir başka oturumda ise ‘Gıda endüstrisinde katı ve dayanıklılığı yüksek yağlara yenilikçi alternatifler’ tartışıldı.

Bu oturumda, ABD’nin çeşitli yağ üretim şirketlerinden araştırmacılar, kısmi hidrojenasyon ile elde edilmiş yağlara alternatif yöntemleri tartıştılar. Alternatif yöntemler arasında interesterifikasyon ve yağ harmanlama gibi trans-yağ içeriğinin azaltılmasıyla birlikte ürün işlevselliğinin korunması ve yağ dayanıklılığının arttırılmasını sağlayan yöntemler üzerinde duruldu.

ABD Gıda Güvenliği Kanunu ve kanunun ‘Gıdaları kasıtlı tağşişlere karşı koruma odaklı stratejileri’ önemli konu başlıklarından biriydi.

Bu kısa oturumda ABD’li iki bilim insanı, ABD’nin gıda güvenliği kanunlarında yapılan yeniliklerin arasında son 70 yılın en kapsamlısı olan ve ABD gıda tedarikinin güvenli olduğundan emin olmak için odağı ‘bulaşmaya tepkiden, önleme’ alan Gıda Güvenliği Modernizasyonu Kanunu’nu (Food Safety Modernization Act- FSMA) ele aldı. Kanunun ekipman ve bina dizaynını kapsayan L kısmı gündemdeydi. Önerilen bu kural, gıda işletmelerinin kasıtlı tağşişe karşı bulundurmaları gereken önlemleri tespit edecek.

Özel oturumda, ‘Küresel gıda ve tarım tedarik zincirindeki zorluklar ve fırsatlar’ konuşuldu.

Bu özel oturumda gıda endüstrisindeki piyasa hareketleri, üretim, tüketici beklentileri ve mevzuat gibi kilit noktalar ele alındı. Gıda ve tarım sektöründen tedarikçiler, üreticiler ve işleyicilere yönelik bu oturumda endüstriden uzmanlar dünya tarımı, küresel gıda maddeleri, gıda ve tarım tedarik zinciri ve tarımda yenilikler ile ilgili son gelişmeleri ele aldılar.

Oturumların bütününden elde ettiğim izlenimlere göre, yağ sektöründe gündeme trans-yağ oluşumunun ve katı yağ kullanımının azaltılmasına yönelik girişimlerin ve zorlukların oturduğunu söyleyebilirim. Bunun yanı sıra, kasıtlı tağşişler, kozmetik sektöründe lipitler ve tedarikteki zorluklar da önemli konu başlıklarından.

Önümüzdeki yazılarda ise yine toplantıda tartışılan D vitamini eksikliği ve yumurtada da bulunan biyoaktif fosfolipitler ve insan sağlığına faydalarından bahsedeceğim.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın