Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), kırmızı ette fiyat istikrarının sağlanması için, yerli arzın geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada; “Bunun için yürütülen tüm çalışmaları desteklemeli ve bu süreçte sabırlı hareket etmeliyiz.” ifadelerine yer verildi.

Ramazan ayı dolayısıyla bir açıklama yayınlayan Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), vatandaşın alım gücünün sınırlı olması dolayısı ile kırmızı et tüketiminin istenilen seviyeye ulaşamadığına dikkat çekti. Fiyat istikrarının sağlanması amacı ile yerli arzın geliştirilmesi gerekliliğine vurgu yapan Konsey; bunun için yürütülen tüm çalışmaların desteklenmesi ve bu süreçte sabırlı hareket edilmesi uyarısında bulundu.

Meraların küçükbaşın yanında büyükbaş hayvancılık açısından da büyük bir potansiyeli barındırdığı kaydedilen açıklamada, bu nedenle meraların milli bir mesele haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Meraların kullanıma açılmasının hızlandırılmasını ve bununla ilgili yönetmelik ve resmi uygulamaların bir an evvel hayata geçirilmesini isteyen Konsey, ayrıca bu konularda meraların kullanılacağı bölgelerdeki tarafların mutabakatına dikkat edilmesi gerektiğine işaret etti.

Tarım ve hayvancılığın genç kesim için giderek cazibesini yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Aile işletmelerinin sayısı gün geçtikçe azalmakta, genç nüfus kentlere göç etmektedir. Hayvancılıkta kurumsallıktan çok duygusallık ve gönül bağı ile bu işi yapan aile işletmelerinin üretime devam edebilmesi ancak gençleri bu işe yapmaya telkin ve teşvik etmek ile mümkün olacaktır.

Gençlerin üretime daha fazla ekonomik ve sosyal yönden teşvik edilmesi sağlanmalı, kırsalın yaşam düzeyi geliştirilmelidir.

Kapalı sistem hayvancılığın işletme maliyetleri, hayvanların sağlık sorunları ve bu gibi nedenlerle besi maliyetlerini yükseltmektedir. O nedenle Avrupa ve diğer gelişme ülke örneklerini göz önüne alarak mera hayvancılığımızı geliştirmek ve açık sistem hayvancılığı desteklemeliyiz.

Bununla birlikte alternatif kırmızı et üretim kaynağımız olan küçükbaş varlığımızı ve eti üretimini ve tüketimdeki payını artırmalıyız.

Ülkemizde yağışların az olması dolayısı ile büyükbaş hayvancılığın gelişemeyeceği söylemleri karşısında Avustralya gibi çölde üretim yapan ülkeleri incelemeliyiz.

Destekleme ve kredi politikalarının orta ve uzun vadeli olarak planlanması piyasada fiyatların dengelenmesine, üreticinin üretimini sürdürebileceği şekilde önünü görebilmesine büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca üreticilere kullandırılan kredilerin uzun vadeli olarak 20-30 yıla yayılması halinde üreticideki güven duygusu artacağı gibi sonraki nesillerin de aynı işi yapabilmesine imkan tanıyacaktır.

Besi işletmelerine kendi yemini tedarik edecek ve senede en az iki kez ahırına hayvan koyabilecek şartları sağlamalıyız.

Tüketicilerin sağlıklı, güvenli ete ulaşması için hayvancılık politikaları uzun dönemli olarak planlanarak uygulanmaya konulmalı, destekleme politikaları orta ve uzun dönemli olarak belirlenmeli ve destekler ihtisaslaşmalıdır.

Kesimhanelerdeki karkas fiyatlarında farklı fiyatlandırmalar ile oluşan bilgi kirliliğine karşı orta vadede karkas sınıflandırılması çalışmaları devam etmelidir.

Kesimhane atıkları olarak bilinen kesilen hayvanların kırkbayır, safra kesesi ve kanı gibi değerlendirilmeyen kısımlarını değerlendirerek ekonomiye kazandırmalıyız.

İyi bir mera ve aile hayvancılığı politikası ile birlikte hayvan sağlığına ilişkin atılan adımların devam etmesi halinde orta vadede ithalat ihtiyacımız azaltılabilir ve ürettiğini tüketen sürdürülebilir bir kırmızı et piyasasının oluşumu mümkün olabilir.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın