Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli

Her işin bir başlangıç noktası var. O nokta doğru tayin edilmezse istenen sonuçların alınması mümkün değil hatta tersine, bulunulan noktadan geri gidilmesi sıkça görülen bir durum.

Bir ülkenin tarımda başarılı olabilmesi de “tarım ürünlerinin ekolojik ve ekonomik olarak en uygun ülkenin neresinde yetiştirilebileceğinin” tespiti ile mümkün. Başlangıç noktası bu tespit yani. Sonraki adım ise tespitin plana dönüştürülerek, uygulanabilir bir model oluşturulması.

Türkiye bu modeli 2009’da oluşturdu ve “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” adıyla hayata geçirdi.

Tarımsal Üretim Havzaları

Bu bölümdeki bilgileri ve verileri, 2009’da, zamanın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in Model’i tanıttığı basın toplantısından aldım.

Eker, önce durum tespiti yapıyor ve aynı zamanda bu Model’e neden ihtiyaç duyulduğunu anlatıyor:

“Bugüne kadar üretim ve kalkınma planları; sadece coğrafi bölgeler ve idari sınırlar esas alınarak yapılmıştır. Tarım sektöründe ülkemizin arz ve talep dengesi istenilen düzeyde sağlanamamıştır. Üretim açığı veya arz fazlası ekonomiye yük olmuştur. Tarımla ilgili çok veri üretilmiş ancak bu veriler bir arada kullanılmadığından yapılan planlamalar eksik kalmıştır.”

Ardından Model’le amaçlananları sıralıyor:

“Tarım havzalarını belirlemek, sağlıklı tarım envanteri hazırlamak, üretim planlamasına imkan sağlamak, hangi ürünün nerede ne kadar üretilebileceğini belirlemek, çiftçinin gelirini artırmak, geleceğe ait talep projeksiyonları yapmak, destekleri rasyonel, yönlendirici ve etkin bir şekilde kullanmak, arz açığı olan ürünlerde üretim artışı sağlamak, doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak, havza bazlı planlama ve yönetimle ilgili sektör talebini karşılamak, muhtelif senaryolara göre üretimi planlamak.”

Bakan Eker’in açıklamalarına göre sistem, “Havza, Talep Tahmini, Veri Tabanı, Karar Destek, Portal (Sistem Taşıyıcısı)” olmak üzere beş ana bileşenden oluşuyor. Sisteme, 2009 itibarıyla 527 milyonun üzerinde verinin kaydı yapılmış. Verilerin açılımı şöyle:

”265 istasyondan 30 yıllık verilerin toplamı 21 milyon iklim kaydı, 11 değişik veri grubundan 2,2 milyon toprak kaydı, eğim, yön ve yükseklik açısından 500 milyon nokta verisinden oluşan topografya kaydı, nüfus, hayvancılık vb. bilgilerden oluşan 10 bin kayıt ve 160 ülkeyle gerçekleştirilen dış ticaret verilerinin oluştuğu 4 milyon 572 bin kayıt.”

Sisteme ayrıca TOBB, FAO, TÜİK ve diğer ilgili ulusal ve uluslararası kuruluşlardan alınan veriler girilmiş.

Sonra da iklim, toprak, topografya ve arazi sınıfları kullanılarak “Tarımsal Üretim Havzaları” belirlenmiş. Belirlemenin teknik açıklaması şu şekilde:

Bütün iklim değerleri dikkate alındığında toplam 32 farklı küme, sadece topografya dikkate alındığında toplam 1000’nin üzerinde farklı küme, sadece toprak verileri dikkate alındığında yine 1000’nin üzerinde farklı küme oluşmuş. İklim, topografya, toprak verileri dikkate alındığında ortaya toplam 190 tarım havzası çıkmış. Ürün desenleri, yönetilebilirlik, benzer ekoloji vb. şeyler dikkate alınarak havza sayısı 30 olarak belirlenmiş.

Asıl maharet, üretimin planlanması

Milyonlarca veri söz konusu olsa da aslında bu verilerin işlenmesi ve havzaların belirlenmesi işin kolay tarafı. Asıl maharet, “üretimin planlanması”. Diğer bir ifadeyle “geleceğe yönelik projeksiyonların” doğru yapılması.

İç talep ve dış ticaret verileri ve öngörüleri çerçevesinde, hangi havzada hangi ürünlerden ne kadar üretileceğinin planlanması gerekiyor ki devlet destekleri planlanabilsin. Üretim miktarları, fiyatlar ve ticaret verileri üst üste konularak büyüme ve refah tatmin edilebilir ve sürdürülebilir olsun.

Bunları becerebilirsek şunları elde edeceğiz:

“Biyolojik çeşitlilik, toprak ve su kaynaklarının korunması sağlanabilecek. Verimlilik artacak. Üreticinin kârı artacak. Arz talep dengesi sağlanacak. Alımlardan doğan kamu finansman yükü azalacak. Üretim planlaması ile uluslararası rekabet gücü artacak. Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde olası gelişmelerin önemli tarım ürünleri üzerine etkilerinin analizi yapılabilecek.”

Modelin altı yıllık performansı

Bakan Eker, “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” hakkında bir kısmını yukarıya aldığım detaylı bilgiler veriyor. Detaylar, uygulamaları ve amaçlanan sonuçlara ulaşılıp ulaşılamadığını takip etmemizi kolaylaştırıyor.

Uygulamanın ilk yılı olarak 2010’u milat kabul edersek, Model’in başarısı veya başarısızlığı hakkında yorum yapmak için altı yıl erken sayılır fakat süre, beklentiler bakımından kıpırdanma emarelerini görmemiz için yeterli.

Konuya bu tarafından bakınca, havza ve ürün seçimi bakımından modelin doğru kurgulandığı fakat doğru uygulanamadığı sonucuna varıyorum. Nitekim o günden bu güne kırsal nüfusun azalması ve devletin ilgili kurumlarınca azalmaya devam edeceğinin öngörülüyor olması ile tarım yapılan alanlarımızın azalıyor ve kamu finansman yükünün artıyor olması gibi sonuçları, beklentiler bakımından işlerin iyi gitmediğinin ispatları olarak dikkatlerinize sunuyorum.

Demek ki kâğıt üzerine doğru şeyler yazmak yetmiyor.

…………………………………………….

Tarım havzalarının haritaları:

http://www.tarim.gov.tr/Konular/Tarim-Havzalari/Tarim-Havzalari-Haritalari

Tarım havzalarına göre il-ilçe ve önerilen temel ürünler ile temel ürünlerin önerildiği tarım havzaları; fark ödemesi kapsamında desteklenen ürünler ve fark ödeme desteği verilecek havzalar:

http://www.tarim.gov.tr/Konular/Tarim-Havzalari

 

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın