Tarım Gıda ve İçecek Sektörlerimiz Nasıl Rekabetçi Olur?

0
114

Dün yapılan toplantıda Milli Tarım Projemiz açıklandı.

Ülkemiz tarım sektörünün gelişmesi, rekabet gücünün artması ve daha çok ihracat yapmamız, ülkemizin ekonomik olarak gelişmesi ve halkımızın refahı için son derece önemli.

Biz Yaparız!

32 yıl boyunca ilaç sanayi ve gıda sanayi üretim operasyonlarında yönetici olarak görev aldım. Yerli ve yabancı pek çok firmada çalıştım. Hatırlıyorum, bir gün toplantı yaparken, Türkiye’de bebek mamasına uygun tahıl, meyve, sebze, et ve süt bulmanın zor olduğunu yabancı bir yönetici ifade etmişti. Biz ne yaptık? İki tane bebek mama fabrikasını kurduk ve hammaddenin tamamını da Türkiye’den tedarik ettik. Üstelik Avrupa Birliği standartlarına uygun olarak. Daha sonra, biz bu ürünleri, hem Avrupa’ya, hem Rusya Federasyonu’na, hem de Ortadoğu ülkelerine başarıyla ihraç ettik. Ekip olarak başardık. Demek ki biz de yapıyor muşuz!

Havza Bazlı Rekabetçi ve İnovatif Tarımsal Üretim

Dünkü Milli Tarım Projemiz konulu toplantıda, Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği anlamlı mesajlar yapılması gerekenleri özetliyordu.

Ne diyordu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan: “Bu projeye sahip çıkmalıyız”. Ve konuşmasına devam ediyordu: “Hayatımızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz ürünlerin belli meslekler tarafından yürütülmesi bizler için çalışmalar sağlar. Bu hususları tekrarlamamın sebebi ülkemizde tarım ve hayvancılığın önemli olduğunu ifade etmektir. Milli Tarım Projesi gerçekten de her türlü takdir ve desteği hak ediyor. Havza bazlı ve yerli üretimi destekleyen bu projeye sahip çıkmalıyız. Anadolu dünyanın en kadim tarım ve hayvancılık coğrafyası olmasına rağmen olmamız gereken yerin uzağındayız. Topraklarımız var ama yeterli teknik destekle hakkıyla değerlendiremiyoruz”.

Sayın Başbakanımız tarafından verilen mesajlarda, havza bazlı akıllı üretim, tohum gen bankası, ovaların korunması, hayvan sayısının artırılması, desteklerin artması, yeni teknoloji kullanımı, tarım arazilerinin toplulaştırılması vb konular öne çıktı.

Türkiye’nin Tarımsal Sanayi Potansiyeli

Çok güzel ve verimli topraklarda yaşıyoruz. Türkiye gerçekten harika bir konumda. Dört mevsim yaşanan bir ülke. Bu topraklarda pek çok meyve ve sebze yetişiyor. Hayvancılık yapılabiliyor. Toplam tarımsal üretimde dünya 7. sıradayız.

Şimdi ülkemizdeki tarım sektörünü inceleyelim:

  • Çalışan nüfusumuzun %25’i sektörde çalışıyor
  • GSMH’ye katkısı %7,1 ve 57,2 milyar dolar (2014).
  • 2015 yılı ihracatı 16,8 milyar dolar
  • 2015 yılı ticaret fazlası 5,6 milyar dolar
  • 2015 yılı ithalatı 11,2 milyar dolar
  • Nüfus: 80 274 604 kişi
  • Yüzölçümü: 783,562 km2

Gelin şimdi de Hollanda tarım sektörüne bakalım:

  • Çalışan nüfusun %1,8’i sektörde çalışıyor
  • GSMH’ye katkısı %10 ve 52,2 milyar dolar (2014).
  • 2015 yılı ihracatı 88,3 milyar dolar
  • 2015 yılı ticaret fazlası 37 milyar dolar
  • 2014 yılı ithalatı 54,6 milyar dolar
  • Nüfus: 16 829 289 kişi
  • Yüzölçümü: 41.540 km2

Daha fazla üretim ve ihracat yapamaz mıyız? Neden olmasın!

Inovatif ve Katma Değeri Yüksek Ürünler

Sayın Cumhurbaşkanımız Milli Tarım Projemiz toplantısında; “Bizim sebzede çeşitlerimizin artması lazım. 19 sebze çeşidi nedir ya? Bunu artıracağız. Bu topraklardan çok sebze gelir. Meyve çeşitlerimizi artırmamız lazım. Derde deva. İnşallah bu olacak. Adamlara gidiyorsun bakıyorsun masaya peynirlerin envai çeşitlerini getiriyor. Bacılarım bizde de olur mu? Olur. Envai çeşit peynir üreteceğiz ve dünyaya pazarlayacağız” diyor.

Aslında Sayın Cumhurbaşkanı kısa, orta ve uzun vadede etkin pazarlama ve inovasyon yönetimi uygulayacağımızın mesajını veriyor.

Elbette sahip olduğumuz imkanları, mevcut teknoloji, deneyim, bilgi ve global pazar ihtiyaçları ve rekabet durumuna göre tasarlayıp, katma değer ilave edip ve sürekli iyileştirerek ve rakiplerden daha hızlı hareket ederek, tüm dünyaya sunmamız gerekiyor.

Düşük Kapasite Kullanımı

Bu yıl içinde farklı illerdeki tarım, gıda ve içecek fabrikalarını ziyaret ettim. Genel olarak kapasite kullanımları düşük. Elbette artması lazım.

Peki, neler yapmalıyız?

Bugün birçok ülkede akıllı uzmanlaşma stratejisi (smart specialisation) ile havza bazlı, etkin pazarlama ve inovasyon yönetim uygulamalarının ortak olarak kullanıldığı tarım, gıda ve içecek sektörlerinin kümelendiği (agrifood clusters) ve tüketicilerle iç içe olan mükemmel uygulamalar bulunmaktadır.  Biz neden yapmayalım!

Gıda Vadisi Hollanda

Mesela Gıda Vadisi Hollanda (Food Valley Netherlands) bunun en güzel örneğidir. 2004 yılında kurulmuştur.

Özel sektör firmaları, devlet kurumları, araştırma enstitüleri ve akademik kuruluşların iş birliğine dayalı programlar uygulanmaktadır. Hollanda ve global dünyadan toplam 161 firmanın oluşturduğu konsorsiyum burada faaliyette bulunmaktadır.

Hollanda, bugün tarımsal ihracatta dünya ülkeleri içinde 2. sıradadır.

Gıda Vadisi organizasyonu; direktör, yönetim kurulu, 20 kişilik çekirdek kadro ve projecilerden oluşmaktadır. Kar amacı yoktur. Devlet kurumları, özel sektör ve kişilerden finansman sağlar.

Gıda Vadisi’nin Temel Amacı:

  • Büyük Ar-Ge merkezlerini bölgeye çekmek
  • Ar-Ge bazlı çalışan firmaların orada kurulmasını sağlamak
  • Yeni inovatif Ar-Ge projeleri geliştirmek
  • Yeni inovatif gıda konseptleri yaratmak
  • Sağlıklı gıdalar sunmak
  • Bilgi ekonomisi yaratmak
  • Stratejik ortaklıklar yaratmak
  • Yeni iş alanları yaratmak
  • Hollanda ekonomisine katkıda bulunmak ve global rekabet gücünü artırmak

Hollanda Gıda Vadisi Değer Zinciri

  • Tohum teknolojisi
  • Tarım
  • İşleme
  • Nakliye
  • Yem ve katkılar
  • Üretim
  • Pazarlama ve marka yönetimi
  • Perakende
  • Müşteriler/tüketiciler
  • Gıda hazırlama
  • Tüketim

Mesela Tayland Gıda Vadisi (Thai Food Valley) 2011 yılında 123 milyon euro sermaye ile devlet tarafından kuruldu.

Dünyada gördüğümüz gıda vadilerindeki temel amaç bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak,  ihracatı ve rekabet gücünü artırmaktır.

Bu organizasyonların içerisinde;

  • Stratejik pazarlama (yerel ve uluslar arası) ve promosyon faaliyetleri birimi
  • İnovasyon yönetimi ve ürün geliştirme birimi
  • Endüstriyel ilişkiler birimi
  • Yönetici, çalışanlar ve çiftçilerin eğitilmesi ve geliştirilmesi birimi

Bulunmaktadır.

Tarımsal Havzaların Oluşturulması

Milli Tarım Projesi toplantısında konuşan Sayın Başbakanımız,  “Aslında tarım sektöründe havza çalışmaları köklü değişikliği işaret ediyor. Biz diyoruz ki kafana göre değil havzana göre. Bir bölgede pamuk ekildiyse öbür bölgede buğday pirinç ekilecek” beyanında bulunmuştur. Gerçekte tarımsal kümelenmeyi (agrifood clusters) işaret ediyor. Bir bölgede tarımsal kümelenme organizasyonu, markasının oluşturulması ve ürünlerin yurt içinde ve dışında tanıtılarak pazarlanması, bölgelere ve ülkemize ciddi katkı sağlayacaktır.

Ceviz Havzası

Örneğin Çin Devleti aldığı bir kararla bir bölgeyi ceviz alanı ilan etmiş ve ceviz üretimini teşvik etmiştir. Böylece tüm ülkenin ceviz ihtiyacı karşılanacak ve yurt dışına ceviz ihraç edilecektir.

Örneğin ülkemize baktığımız da bir çok bölgede tarım, gıda, içecek sektör kümelenmesi yapılabileceği gayet açıktır.

Karaman Gıda Vadisi

19 Ekim 2015 günü Karaman’da düzenlenen Serbest Bölge Çalıştayı ve Ekonomik Vizyon Toplantısı’nda Karaman’da serbest bölge ve gıda vadisi oluşturma konusu ele alındı. Toplantıda, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Recep Konuk şunları kaydetti: “Bugün atacağımız adımlar o pazardaki konumumuzu belirleyecek. Gelecekte pazar haline mi geleceğiz, pazarlara hakim olmaya mı gideceğiz? Yani müşteri mi, satıcı mı olacağız? Büyüyen dünya nüfusu ve gıdaya artan bir talep var. Bu bir fırsat. Biz doğru organizasyonu kurup ticaret yollarında bizi bir adım öne çıkaracak yapılanmayı başarabilir, doğru alanlarda nitelikli üretim yapıp küresel rekabette bir adım öne çıkacağımız pazarlama metotlarını geliştirebilirsek emin olun ki bir 5-10 sene sonra dünya Türk mucizesini, Türkiye’de Karaman modelini konuşuyor olacak”.

Bu konuşma stratejik pazarlama ve uzun vadeli inovasyon yönetimi uygulamasının küresel rekabette çok önemli olduğunu ifade ediyor. Ve artık hareket etmemiz gerektiğini (organisational agility) açıklıkla söylüyor.

Dünyanın Gıda İhtiyacı Artıyor mu?

2050 yılında dünya nüfusu 9 milyara ve Türkiye’nin nüfusu 93,4 milyona ulaşacaktır. Bu nedenle, 2050 yılına kadar global tarımsal üretimin en az %70 artması gerektirmektedir.

Ülkemizin 2023 hedeflerine baktığımızda tarımsal ihracat hedefinin 40 milyar dolar olduğunu ve tarımsal sanayinin GSMH’ya katkısının 150 milyar dolar olarak hedeflendiğini görüyoruz.

Sistematik ve Devamlı İnovasyon Yönetimi

Sayın Recep Konuk’un söylediği gibi “pazar mı olacağız yoksa pazarlara hakim olmaya mı gideceğiz”? Mesaj çok açık. Elbette pazarlara hakim olmalıyız! O halde sistematik ve devamlı olarak inovasyon yönetimi uygulamalıyız.

Sonuç

32 yıllık ilaç ve tarım gıda sanayi tecrübelerime göre aşağıdakilerin yapılması son derece büyük önem arz etmektedir.

  • Gıda Vadilerinin kurulması. Devlet, özel sektör, çiftçiler ve üniversiteler ortak işbirliği yaparak yatırım alanlarının oluşturulması, yerli ve yabancı yatırımcının oraya çekilmesi, Ar-Ge merkezlerinin kurulması, üretimin artırılması, verimliliğin artırılması, uygun fiyat ve kalitenin sunulması, yeni ürünler ve konseptler geliştirilmesi, işveren, çalışan ve çiftçilerin eğitilmesi, yerel ve global stratejik pazarlama ile paydaşlara, bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunulması.
  • Tarım havzaları ile belirli bölgelerde belirli tarımsal ürünlerin üretilmesi, üretimin artırılması, verimliliğin yükseltilmesi, ortak bir marka bilinci ile yurt içi ve dışında inovatif katma değer katılarak pazarlama yapılması büyük önem arz etmektedir.
  • Tarım ve gıda sektörümüz, kısa, orta ve uzun vadeli rekabet istihbaratı ve sektör analizi yapmalıdır.
  • Sektör nitelikli yöneticiler ile çalışmalı ve iş gücünü modern uygulamalar ve bilgiler konusunda sürekli eğitmeli ve geliştirmelidir.
  • Dünya, dijital-fiziksel makineler ve robotlar, yapay zeka, bilgi esaslı teknolojiler, akıllı sensörler ve internet (4th industrial revolution) çağına girerken, tarım ve gıda sektörümüz yeni ve inovatif teknoloji üretimi ve kullanımı ve de yeni ürünler ve hizmetler geliştirme konularında çok hızlı hareket etmelidir.
  • Özel sektör, Ar-Ge ve inovasyon yönetimi uygulamalarına ağırlık vermeli, yerli ve global müşteri odaklı çalışmalı, global pazarlara açılmalı, iş birliği yapmalı ve yerini almalıdır.
  • Sürekli ve devamlı yeni ürünler, konseptler ve servisler geliştirmeliyiz. Bunları sürekli iyileştirmeliyiz. Günümüz de yaratılan değer ve avantajlar geçidir. Artık geçici değer yaratma dönemindeyiz (transient competitive advantages). Bakın telefonlar, makineler ve dijital sistemler sürekli yenileniyor. Nokia ve Blackberry pazar hakimiyetini kaybetmedi mi?
  • “Türk Gıdası” veya “Turkish Food” bir marka olarak kaliteyi, gıda güvenliğini, izlenebilirliği, tüketici güvenini, uygun fiyatı, tedarik edilebilirliği ve inovasyonu temsil etmeli. Tüm çalışmalar buna göre yapılmalıdır.
  • Daha çok çalışmalıyız.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın