Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, sektörün en önemli sorunlarından taklit ve tağşişin önlenmesiyle ilgili sadece kapatma ve para cezasının yetmeyeceğini, ürünün raftan da toplatılması gerektiğini söyledi.

Hilenin sadece zeytinyağında değil, diğer sıvı yağlarda da yapıldığını, geniş bir yelpazede önlem alınması gerektiğini belirten Çetin, yurtdışı alıcıların karışımı anında tespit ettiğini, Türkiye’nin dış pazarlardaki itibarı için bu önlemlerin şart olduğunu vurguladı. Çetin, “Bunun telafisi de uzun zaman alacak, sonuçta yine sektör ve ülke ekonomisi kaybedecektir. O yüzden bu cezalar kadar işlerliği de önemlidir. Daha önce Batılı alıcılar tağşiş tespit ettiği ve raflardan ürün toplattığı için Türkiye’deki bazı firmaların sonu gelmiştir. Raftan ürünü toplatabiliyorsanız cezayı uygulayabiliyorsunuz demektir. Raftan ürünü toplatamıyorsanız, para cezası ve kapatma gibi diğer cezalar çok etkisiz kalacaktır.” diye konuştu.

‘Zeytinyağının nüfus kağıdı olmalı’

Türkiye’de zeytinyağının önünü açacak en önemli konulardan birinin de varyete olduğunu dile getiren Çetin, zeytinyağının artık bir nüfus kağıdı olması, ağacın orijininin, türünün bilinmesi gerektiğini ifade etti. Zeytin ağacının anavatanının Anadolu olduğu, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği 81 tür zeytin ağacı olduğu bilgisini veren Çetin, şöyle devam etti: “Bu gerçek bir zenginliktir. Söz konusu türlerin farklı coğrafya ve iklimlerde yetişmesi de dikkate alındığında bu tat ve tür zenginliği daha da artmaktadır. Bu haliyle Türk zeytinyağı iç ve dış pazarlarda kendi değerini temsil etmelidir. Zeytinyağındaki farklı tat ve zenginlikler tüketiciye özgün haliyle sunulmalıdır. Bütün yağları karıştırıp tüketiciye sunmak Batı normlarına uygun değildir. Batı böyle bir karışım yağı istemez. Hem iç hem de dış piyasada tüketici seçme özgürlüğüne sahip olmayı istiyor. Bu konuda emek vermiş olan markalarımızın da tavır sergilemesi gerekiyor. Eğer firmalar bunu kendi isteğiyle yapmıyorsa, burada yasal düzenlemelerle zorunluluk devreye girmeli. Çünkü bunu sağlayamazsak zeytin ağacına da ihanet etmiş oluruz.”

Rekoltede sıçrama beklentisi

Türkiye’deki zeytinyağının parlak bir geleceğinin olduğunu savunan Çetin, “Türkiye 700 bin ton üretim ve dünya ikinciliği hedefine ulaşabilecek kabiliyettedir. Şu anda yavaş yavaş zeytin tarımına açılan yeni alanlardan sonuçlar almaya başladı. Önümüzdeki yıllarda çok daha radikal sonuçlar ortaya çıkacaktır. Şu anda yıllık ortalama 150-200 bin ton olan rekoltenin önümüzdeki yıllarda birdenbire 400 bin tona ulaşması sürpriz değildir. Önümüzdeki yıllarda bu rakamların katlanarak büyüdüğünü göreceğiz. Her sene gerçekleşen 5-10 bin tonluk artışlar değil, tam tersine önümüzdeki yıllarda katlanarak büyüyen rakamlara ulaşılacaktır.” diye konuştu.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın