Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, et ve süt sektörlerinin kayıt dışı başta olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin süt ve et sektörlerinde önemli bir üretici olduğunu belirten Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, buna karşın her iki sektörün de kayıt dışı başta olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Tezel, “Hedeflerimizin farkındaysak, sorunlarımızı da çözeriz!” dedi.

setbir_iftarSüt ve et sektörü SETBİR’in Ankara Bilkent Hotel’de düzenlediği iftar yemeğinde bir araya geldi. SETBİR Başkanı Tarık Tezel; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, Bakanlık Müşaviri Ali Koyuncu, Hayvancılık Genel Müdürü Mustafa Kayhan, milletvekilleri ve sektör temsilcilerinin katıldığı iftar yemeğinde süt ve et sektörleri hakkında kısa bir değerlendirme yaptı.

“Üretimde iyiyiz ancak tüketimde alacağımız çok yol var”

Türkiye’nin çiğ süt üretiminde çok iyi bir noktada olduğunu belirten Tezel, “2023 hedeflerini yakalayacak önemli bir aşamadayız. 18,6 milyon ton çiğ süt üretimiyle Avrupa’da üçüncü, dünyada sekizinci sıradayız. Bu önemli bir potansiyel. Ancak tüketimde hala alacağımız çok yol var.” dedi.

Bu nedenle tüketici, üretici, sanayici ve kamunun tüketimi arttırmanın bütün çarelerini zorluyor olması gerektiğini söyleyen Tezel, “Bu hem hayvansal protein tüketiminde ulusal sağlık politikamızın olmazsa olmazı hem de dünyada endüstriyel ürün piyasalarında rekabetçi olmanın alt yapısıdır.” şeklinde konuştu.

“Bütün mesele hayvansal protein tüketimini arttırmak”

Ette de önemli bir üretici olduğumuzu ifade eden Tezel, dünyada 82,3 milyon ton, AB’de 8,7 milyon ton olan kırmızı et üretiminin ülkemizde 1,2 milyon tona yaklaştığını kaydetti.

“Et tüketiminde de gelişmiş ülkelere oranla kişi başı hayvansal protein tüketimimizin düşük olduğunu söylemeliyim.” diyen Tezel değerlendirmesine şu sözlerle devam etti: “Aslına bakarsanız bütün meselemiz de bu. Hayvansal protein tüketimini arttırarak daha az sağlık harcaması kalemi, daha uzun yaşam ve daha uzun emeklilik yaşları sağlıyor olmamız lazım.”

Dış ticaret dengesinde açık var

Süt ve kırmızı et sektörlerinde dış ticaret rakamlarına da değinen Tezel, 537 milyon dolar ithalata karşılık, 293 milyon dolar ihracatımız olduğunu belirtti ve şu bilgileri verdi:

“Sütte ithalatımız 130 milyon dolar, ihracatımız ise 271 milyon dolar. Yani sütte ümit vaat eden bir durum var. Canlı hayvanda hala ithalata dayalı bir iklimin geliştirilmesi için gayret sarf ediliyor. Son dönemde bakanlığımızın yapmış olduğu düzenlemelerle öyle umuyoruz ki bundan sonra daha kontrollü bir ithalat süreci yaşanacak. Kırmızı et ve ürünlerinde ise dış ticaret dengemiz tersine dönüyor. Kırmızı ette ithalatımız 107 milyon dolar, ihracatımız ise 21 milyon dolar seviyesinde.”

Sektörün yarısı hala kayıt dışında

Sektörde faaliyet gösteren onaylı işletme ve istihdam sayısında da alınacak çok yol olduğuna işaret eden Tezel, et ürünlerinde 40 bin, süt ürünlerinde 43 bin çalışan ile ciddi bir istihdam söz konusu olduğunu buna rağmen sektörün yarısının hala kayıt dışında olduğunu vurguladı. “Yani hem istihdam olarak hem katma değer olarak süt ve et sektörlerinde ülke ekonomisine kazandırılacak önemli bir potansiyel var.” diyen Tezel konuşmasına şöyle devam etti:

“Sorunlarımızı iyi biliyorsak, hedeflerimizin farkındaysak sorunları çözeriz”

“Ancak önümüzde bazı engeller de var. Öncelikle dünya fiyatlarında kaliteli ham maddeye kesintisiz ulaşım gibi bir sorunumuz var. Sektörde Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesinin yetersizliği ise bir başka sorun. Pazar çeşitliliğinde eksik olduğumuz noktalar var. Katma değeri yüksek gıda ürünlerinin ticaretteki düşük payı ayrı bir problem. Gıda ve beslenme konusunda bilimsel makale ve araştırma eksikliği de akademik bir sorun olarak karşımızda.

Tüm bunları göz önüne aldığımızda temel sorun olarak kayıt dışılıkla karşı karşıya geliyoruz. Öngörülebilir arz ve talep konusunda projeksiyon yetersizliğimiz var. İzlenebilirliğin sağlanmasında alacağımız yol var. Tüketicinin gıda, beslenme ve sağlık konularında yanlış yönlendirilmesi özellikle son yıllarda tüketicinin kafasını çok karıştırıyor.

Peki, tüm bunları nasıl çözeriz; sorunlarımızı iyi biliyorsak, hedeflerimizin farkındaysak bu sorunları çözeriz.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın