Amerika’nın Berkeley şehrinde şekerli içeceklere yönelik ek vergi uygulamasının hayata geçmesinin ardından bir yıl içerisinde şehirde şekerli içecek tüketimi yüzde 21 oranında azaldı. Tüketicilerin su ve maden suyu gibi alternatif içecekler tüketimi ise yüzde 60 oranında arttı.

Kaliforniya Eyaleti Berkeley şehri 2015 yılında Amerika’da şekerli içeceklere ek vergi uygulamasına başlayan ilk şehir olmuştu. Berkeley şehrinde şekerli gazlı içeceklere, enerji içecekleri ve ilave şeker içeren çaylara ek vergi uygulanırken, diyet içecekler, sütlü içecekler ve %100 meyve suları, bebek formülleri ve alkollü içecekler vergi uygulaması kapsamı dışında tutulmuştu.

Vergi uygulamasının başlamasının ardından geçen bir yıllık süre içerisinde Berkeley ve komşu şehirlerde şekerli içecek tüketim oranlarını inceleyen araştırmacılar, vergi uygulamasının şekerli içecek tüketiminde “beklenenin üzerinde” bir düşüşe sebep olduğunu açıkladılar.

Amerika Halk Sağlığı Dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, düşük gelir düzeyine sahip olan Berkeley şehrinde şekerli içeceklere ek vergi uygulamasına başlanmasının ardından şekerli içecek tüketimi şehirde %21 oranında düşüş sergiledi. Benzer bir vergi uygulamasının geçerli olmadığı Berkeley’in komşu şehirleri Oakland ve San Francisco şehirlerinde ise şekerli içecek tüketimi bir yıl içerisinde %4 oranında artış gösterdi.

Şekerli içecek tüketiminde Berkeley şehrinin sergilediği %21 oranındaki düşüş aynı zamanda şekerli içeceklere yönelik benzer vergi uygulayan ülkelerden de oldukça yüksek oranda.

Verginin etkisi devam edecek mi?

Berkeley şehrinde uygulanan vergi üreticiler tarafından tüketicilere doğrudan fiyat üzerinden yansıtılıyor ve vergi uygulamasının başarısının temel faktörlerinden birinin bu fiyat artışı olduğu tahmin ediliyor. Ancak araştırmacılara göre,  bu fiyat artışı uzun vadede etkisini yavaş yavaş kaybedebilir.

Tüketim miktarından beklediklerinden çok daha yüksek bir oranda düşüş gözlemleyen araştırmacılar bu oranın vergi uygulaması karşısındaki ilk tepki olabileceğini, tüketimde düşüşün %10 seviyesine gerileyebileceğini belirtiyorlar. Ancak araştırmacılar aynı zamanda Meksika’da şekerli içeceklere uygulanan verginin tüketim üzerindeki etkisini uygulamanın ilk yılının ardından arttırdığını ve tüketimin uygulamanın ikinci yılında daha da azaldığına da dikkat çekiyorlar.

Tek bir şehirde belli gıda ürünlerine yönelik uygulanan vergilerin etkisinin, tüketicilerin vergiden kaçınmak amacıyla farklı şehirlere alışveriş yapmaya gitmesi durumunda gerçek anlamda ortaya konulamayacağı bir gerçek. Ancak araştırmacılar bu durumun Bekeley şehrinde tüketim oranının azalmasında önemli bir etkisi olmadığını savunuyorlar. Araştırmaya göre Berkeley şehrinde ikamet eden tüketicilerin sadece %2’si vergi uygulamasından kaçınmak için şekerli içeceklerini şehir dışından satın alıyor.

Sosyal farkındalık kampanyalarının etkisi

Araştırmaya göre Berkeley şehrinde şekerli içecek tüketiminde beklenenin üzerinde bir azalmanın tek sebebi artan fiyatlar değil. Vergi uygulaması ile ilgili yürütülmüş olan kampanyaların da kamu genelinde şeker tüketimi konusunda bir farkındalık yaratmış olduğu ve bu durumun tüketimin azalmasın neden olduğu tahmin ediliyor.

Araştırmacılar; “Kampanya mesajları sadece şekerli içeceklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine odaklanmadı, aynı zamanda şekerli içecek endüstrisinin uygun olmayan davranışları konusuna da odaklanıldı. Kampanyalar, seçmenlerin büyük bir kısmının (%76) vergi uygulamasını desteklemesi veya verginin geniş bir destek bulmasının etkisiyle artan farkındalık sosyal normların değişmesine neden olmuş olabilir.” açıklamasında bulunuyorlar.

Araştırmacılar, fiyat artışının mı yoksa sosyal farkındalığın artmasının mı veya bu her iki faktörün bir araya gelmesinin mi şehirde şekerli içecek tüketiminin bu denli azalmasına neden olduğu konusunda bir sonuca varabilmiş değil. Ancak şu da bir gerçek ki, Amerika‘da pek çok şehirde sağlıklı beslenme konusunda eğitim programları hali hazırda yürütülüyor ancak bugüne kadar hiç bir şehirde sadece eğitim programlarına bağlı olarak şekerli içecek tüketiminde büyük oranda bir düşüş gözlemlenmedi.

Tüketiciler sağlıklı alternatiflere yöneliyor

Araştırma ayrıca şekerli içeceklerden uzaklaşan tüketicilerin daha sağlıklı alternatif içeceklere yöneldiğini de ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre, Berkeley şehri sakinlerinin son bir yıl içerisinde su ve maden suyu tüketimi %60’ın üzerinde artış sergiledi. Şekerli içeceklere yönelik vergi uygulanmayan Oakland ve San Francisco şehirlerinde ise su tüketiminde artış %19 ile sınırlı kaldı.

Obezite ve diyabetin sağlık üzerindeki etkilerinin özellikle düşük gelir düzeyine sahip bölgelerde daha da büyük bir yük haline geldiğine dikkat çeken araştırma yazarlarından Profesör Kristine Madsen, gazlı ve şekerli içeceklerin tüketimindeki azalışın bu nedenle oldukça umut verici olduğunu belirtiyor.

Madsen; “İnsanların sağlıklı tercihler yapmalarını destekleyici yöntemler arıyoruz ve şekerli içecek vergisi etkili bir yöntem olarak ortaya çıkıyor. Berkeley’de şekerli içecek tüketiminin beklenenin üzerinde olmasının yanı sıra, su gibi zararlı olmayan içecek tüketiminin açık bir şekilde artması oldukça iyi bir işaret.” açıklamasında bulunuyor.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın