TZOB Başkanı Bayraktar, son 5 yıllık dönemde, üretim alanı en fazla artan meyvenin yüzde 223,6 ile avokado, üretim miktarı olarak ise 70 bin 195 hektarla Antep fıstığı olduğunu belirtti.

TZOB Başkanı Bayraktar, meyveciliğin diğer bitkisel ürünlere göre ekonomik değeri yüksek bir üretim şekli olduğunun altını çizerek, Türkiye’deki tarım alanlarının sadece yüzde 3,28’inin meyve alanları olmasına karşın, toplam bitkisel üretim değerinin yüzde 30,6’sını meyvelerin karşıladığını bildirdi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım üretim alanlarının meyve bahçelerine kaydığını belirtti. “Son 5 yılda meyve üretim alanları yüzde 9,08 artarak 3,01 milyon hektardan 3,28 milyon hektara yükseldi” diyen Bayraktar yaptığı yazılı açıklamada, son 5 yıllık bu dönemde, üretim alanı en fazla artan meyvenin yüzde 223,6 ile avokado, üretim miktarı olarak ise 70 bin 195 hektarla Antep fıstığı olduğunu belirtti.

Öte yandan iller arasında meyve üretim alanı en yüksek olan il yüzde 66,7 ile Bayburt olarak belirlenirken, meyve üretim alanı en fazla artan il, yüzde 149,4 ile Bitlis olarak açıklandı.

“Meyvecilik ekonomik değeri yüksek bir üretim şekli”

elmaBayraktar, meyveciliğin diğer bitkisel ürünlere göre ekonomik değeri yüksek bir üretim şekli olduğunun altını çizerek, Türkiye’deki tarım alanlarının sadece yüzde 3,28’inin meyve alanları olmasına karşın, toplam bitkisel üretim değerinin yüzde 30,6’sını meyvelerin karşıladığını bildirdi.

Meyve üretim alanının da, üretim miktarının da arttığına dikkat çeken Bayraktar, “Son beş yılda meyve üretimi yüzde 6,7 artarak 17,9 milyon tondan 19,1 milyon tona yükseldi. Türkiye’nin çok daha fazla meyve üretecek potansiyeli var. Önümüzdeki dönemde de meyve üretiminde üretim alanları artmaya devam edecektir. Burada önemli olan fazla üretimi üretici ve tüketici lehine çevirmektir” İfadelerine yer verdi.

“Irak ve Rusya gibi pazarlarda sıkıntılar devam ediyor”

İhracatın önemine dikkat çeken Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhracat önemlidir. Irak, Rusya gibi pazarlarda sıkıntılar devam etmektedir. İhracatta potansiyelin tam anlamıyla değerlendirildiğinden söz edilemez. Türkiye, çok daha fazla meyve ihraç edebilir. Bunun için mevcut pazarların zorlanması, yeni pazarlar bulunması, dış pazarlara uygun üretim yapılması ve iyi bir depolama, nakliye, ambalaj, marka, pazarlama sistemi ortaya konulması gerekir. Alıcıların istediği standart ve kalite sağlanmalı, markalaşma çabaları artırılmalıdır. İç piyasada da üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkının azaltılması hem üreticinin istikrarlı bir gelir elde etmesini sağlayacak hem de tüketicinin makul fiyatlarla ürün tüketmesini sağlayacak, iç tüketimi de artıracaktır.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın