CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, şeker fabrikaları özelleştirilmesi konusuna değindi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Şeker Kanununun bir geçici 8.maddesi vardı. Geçici 8.madde şu: “Uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde, Bakanlar Kurulu kurum ve organlarının yani şeker kurumu ve organlarının görev yetki ve görev süresini 31.12.2014 tarihinde yeniden belirler… Soruyorum; hangi uluslararası kuruluşlarla oturup bir anlaşma yaptınız ve bu anlaşma metnini neden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizliyorsunuz?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, şeker fabrikaları özelleştirilmesi konusuna değindi. İktidar partisi de dahil olmak üzere halkın tamamının özelleştirmeye karşı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Oluşturduğumuz komisyon bütün şeker fabrikalarına gidecek” dedi.

“Şeker fabrikaları sıradan fabrikalar değildir.” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Pancar üretiminde şeker elde ediyoruz, üretimde dünya beşincisiyiz. Niçin özelleştiriyoruz bunları, hangi gerekçeyle özelleştiriyoruz? Kamyoncusu kazanıyor, besicisi kazanıyor, fabrikada işçiler çalışıyor, çiftçisi kazanıyor, herkes kazanıyor. Bu üretimin kaybedeni yok. Herkesin kazandığı bir ortama siz bir dinamit koyuyorsunuz, ben burayı özelleştireceğim diyorsunuz. Ne olacak sonra? Büyük bir kısmı kapanacak. Kapanmayacak diyorlar. Biz kapanmayacak denilen çok sayıda fabrikanın bir süre sonra nasıl kapandığını hep beraber gördük. Türkiye buna tanık, dünya buna tanık. Amaç başka, amaç nişasta bazlı şeker üretimini teşvik etmek.”

“Cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorsunuz”

Osmanlıda bir kilo şeker bile üreten fabrika olmadığını, ilk şeker fabrikasının 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı dönemde kurulduğunu ve üretime geçtiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Daha sonra İnönü’nün, Menderes’in, Demirel’in, Özal’ın ve Erbakan’ın attığı temeller var. Özelleştirerek siz aslında bir anlamda cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorsunuz. Şeker fabrikalarına sahip çıkmak, cumhuriyete demokrasiye emeğe ve alın terine sahip çıkmak demektir. Dolayısıyla biz şeker fabrikalarının her hal ve kârda korunmasını isteriz.” şeklinde konuştu.

“Hangi uluslararası kuruluşla, hangi anlaşmayı yaptınız?”

Şeker fabrikalarını özelleştirme sürecini başlatan olayın yeni olmadığını kaydeden CHP Genel Başkanı, “Şeker Kanunu çıktı, bunu kimse dile getirmiyor. Şeker Kanununun bir geçici 8.maddesi vardı. Geçici 8.madde şu: “Uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde, Bakanlar Kurulu kurum ve organlarının yani şeker kurumu ve organlarının görev yetki ve görev süresini 31.12.2014 tarihinde yeniden belirler.” Kritik cümle şu: “Uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde”. Hangi uluslararası kuruluşla, hangi anlaşmayı yaptılar? Bugüne kadar bu konuda kamuoyuna yapılmış tek cümle, açıklama tek cümle yok. Şimdi ben gayet açık ve gayet net, başta Recep Bey olmak üzere, Binali Bey olmak üzere gayet açık ve net bir soru soruyorum; hangi uluslararası kuruluşlarla oturup bir anlaşma yaptınız ve bu anlaşma metnini neden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizliyorsunuz? Bunu çıkın açıklayın. Şu ana kadar bir açıklama yok, ama bu soruyu soran da yoktu. Şimdi bu soruyu soruyoruz; uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar çerçevesinde şeker politikaları belirleniyor. Bu madde Anayasa Mahkemesine götürüldü. Anayasa Mahkemesi bu maddeyi iptal etti, Anayasanın 7 ve 123.maddelerine dayanarak. Ne diyor 7.madde, dayandığı asıl argüman ne? Şu, diyor ki; “yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir, bu yetki devredilemez” diyor. Yani siz uluslararası kuruluşlarla yaptığınız anlaşmaya göre düzenlemeler yapıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi diyor ki, bu düzenlemelerde yetkili uluslararası kuruluşlar değil, yetkili Türkiye Büyük Millet Meclisidir, o nedenle ben bu maddeyi iptal ediyorum diyor ve bu madde iptal edildi. Şimdi iptal edildiğine göre, o uluslararası sözleşme yürürlükte. Şimdi bu sözleşmeyi merak ediyoruz. Kiminle oturdunuz Türk şeker politikasının geleceğini belirlediniz? Ve o politikanın gereği olarak bugün şeker fabrikaları tek tek özelleştirilmek isteniyor.” dedi.

“Bizim insanımızın hayatı bu kadar mı ucuz?”

Nişasta bazlı şekerin insan sağlığı için zararlı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şeker fabrikaları özelleştirmeleriyle ilgili değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı: “Binali Bey açıklama yapmış, “nişasta bazlı şekerlere kota getireceğiz” diye. Zaten var kota, dünyanın en büyük kotası, en yüksek kotası, yüzde 15! Almanya’da ne kadar? Yüzde 1,69, bazı ülkelerde de yasak. Kansere yol açıyor, şeker hastalığına yol açıyor, obeziteye yol açıyor, pek çok sorun doğuruyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığının bu konuda Bilim Kurulunun yaptığı bir araştırma var; nişasta bazlı şekerin insan sağlığına zararları konusunda. Yine bir soruyu sormak isterim. Nişasta bazlı şekerde yüzde 15 oranını uygulayan dünyada bir ülke var mı? Bizim insanımızın hayatı bu kadar mı ucuz? O nedenle biz şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıyız. Herkes çalışmalı, herkes üretmeli, herkes kazanmalı, herkesin kazandığı bir düzeni sonuna kadar savunacağız.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın