İsveç Ticaret ve Yatırım Merkezi Business Sweden tarafından hazırlanan “Türkiye İş Ortamı Araştırması” sonuçlarına göre, aralarında Tetrapak, H&M, IKEA, Volvo, Spotify, Ericsson ve Oriflame gibi küresel ölçekte ciroları 1 milyar Euro’yu aşan şirketlerin bulunduğu 79 İsveç şirketini temsilen 85 üst kademe yönetici, Türkiye ekonomisine güvenoyu verdi.

İstanbul İsveç Başkonsolosu Therese Hydén ve İsveç Türkiye Ticaret Baş Müşaviri Erik Friberg.
“Türkiye İş Ortamı Araştırması” isimli çalışmanın sonuçlarını, İstanbul İsveç Başkonsolosu Therese Hydén ve İsveç Türkiye Ticaret Baş Müşaviri Erik Friberg, İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıkladı.

İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen basın toplantısıyla sonuçları açıklanan “Türkiye İş Ortamı Araştırması” isimli çalışma, İsveçli şirketlerin Türkiye ekonomisine olan güvenini ve ülkede yatırımlarını sürdürme konusundaki isteklerini ortaya koydu. İsveç Ticaret ve Yatırım Merkezi Business Sweden tarafından, İsveç Büyükelçiliği ve İsveç Başkonsolosluğu işbirliği ile gerçekleştirilen araştırma için, 79 şirketi temsilen 85 üst kademe yöneticinin 1 Temmuz – 16 Ağustos 2016 tarihleri arasında bildirdiği görüşlerine başvuruldu. Araştırmaya katılanların büyük kısmını H&M, IKEA, Volvo, Spotify, Ericsson, Oriflame ve Tetrapak gibi küresel ölçekte ciroları 1 milyar Euro’yu aşan şirketler oluşturdu. İsveç, düzenlediği toplantıyla Türkiye’de bu tarz bir çalışma yaparak kamuoyuyla paylaşan ilk ülke oldu.

“Yerli ve yabancı yatırımcılar kararlılık gösterdi”

İstanbul İsveç Başkonsolosu Therese Hydén basın toplantısındaki açılış konuşmasında, “Türkiye yüksek potansiyele sahip bir G20 ülkesi, aynı zamanda bazı zorlukları da bünyesinde barındıran bir pazar. Zorlu bir yaz dönemi geçirdi ancak hem Türk halkı hem de yerli ve yabancı yatırımcılar güçlü bir kararlılık göstererek bu dönemin hızla atlatılmasını sağladı. 400’e yakın marka ile Türkiye’de hayli aktif olan İsveç sermayesinin bu araştırma vasıtasıyla ortaya koyduğu sonuçlar da, şirketlerin Türkiye’de faal olmaya devam edeceklerini ve pazara güven duyduklarını tasdik etmiş oluyor” dedi.

Yüzde 92 ciro büyüme, yüzde 87 orta ve çok yüksek düzey arası karlılık artışı bekliyor

Rapor sonuçlarını İsveç Türkiye Ticaret Baş Müşaviri ve Business Sweden Ülke Müdürü Erik Friberg açıkladı. Buna göre, İsveçli şirketler Türkiye’de sadece kalıcı olmayı değil, büyümeyi de hedefliyor. Şirketlerin yüzde 95’i önümüzdeki üç sene içerisinde faaliyet gösterdikleri sektörün büyüyeceğine inanıyor. Yüzde 96’sı yine orta vadede Türkiye’deki faaliyetlerini artırmayı ya da aynı seviyede korumayı planlıyor. Orta vadede katılımcıların yüzde 92’si cirolarının artacağını, yüzde 87’si ise orta ile çok yüksek arasında değişen derecelerde karlılık beklentisi içinde olduklarını belirtiyor. Bu olumlu görüşler, 2016 beklentilerini de kapsıyor.

Nitelikli işgücünü fırsat olarak görüyorlar

Araştırmaya katılan İsveçli firmalar Türkiye’de 23 binden fazla kişi istihdam ediyor. Sektör büyümesi, ciro ve karlılık beklentisi, İsveçli şirketler için personel artışını da beraberinde getirecek. Gelecek üç yıllık orta vadeli dönemde, şirketlerin yüzde 67’si personel sayısını artıracak. Ek olarak, katılımcıların yüzde 64’ü Türkiye’deki nitelikli yönetici sayısının yüksek veya çok yüksek olduğuna inanıyor ve bu nitelikli işgücünün kendileri için bir fırsat olduğunu düşünüyor.

Firmaların yüzde 89’u orta vadede yeni yatırım yapacak

Şirketlerin çizdiği pozitif resim yeni yatırımları da kapsıyor. İsveçli firmaların yüzde 89’u gelecek 3 yıl içerisinde Türkiye’ye yatırım yapmayı sürdürecek. Başlıca yatırım alanları ise, yüzde 67 ile personel, yüzde 45 ile ofis, yüzde 32 ile IT altyapısı ve yüzde 20 ile imalat ve imalat ekipmanları olacak. Bununla birlikte Türkiye’de üretim tesisi bulunan firmaların yüzde 50’si de mevcut tesislerine üç yıl içinde ek yatırım yapacak.

“Yatırım beklentisi Türk ekonomisine güvenin göstergesi”

İsveç Türkiye Ticaret Baş Müşaviri Erik Friberg, “İstatistiklere ve makro göstergelere dayalı öngörü ve raporları sık sık okuyoruz, ancak bu çalışma pazarda faaliyet gösteren şirketlerin ilk elden tanıklıklarını içermesi nedeniyle öncekilerden ayrışıyor. Türkiye’yi tanıyan ve Türkiye’de iş deneyimi olan İsveçli şirketler kısa, orta veya uzun vadede pazarın potansiyeline inanıyor. Pazardaki rekabet nedeniyle kimi zaman etkilenseler de, faaliyet gösterdikleri sektörlerin büyüyeceğine inanıyor, işlerini büyütmeyi ve yeni yatırımlar yapmayı planlıyor. Bu bağlamda rahatça söyleyebiliriz ki, bu raporun çıktıları Türk ekonomisine olan güvenin birer göstergesi” dedi.

Firmalar en çok pazardaki yoğun rekabetten etkileniyor

İsveçli firmaların faaliyetlerini Türkiye’de en çok etkileyen konuların başında sırasıyla pazardaki yoğun rekabet, siyasal gelişmeler, döviz kurlarındaki hareketlilik ve ödemelerdeki düzensizlik yer alıyor. Türkiye’nin dünyanın her yerine ulaşan geniş bir ticaret ağına sahip, uluslararası firmalara açık bir pazar olduğunu vurgulayan Friberg, “Bundan kaynaklanan yoğun rekabet, araştırmaya katılan şirketlerin %66’sının faaliyetlerini oldukça etkiliyor. Yani Türk ekonomisinin küresel ekonomiye entegre oluşu hem avantaj hem dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Büyüyen pazar ve altyapı yatırımları Türkiye’yi cazip kılıyor

İsveçli şirketlerin yüzde 96’sı için, Dünya Bankası’nın Türkiye GSYH’sına yönelik üç yıl içinde yüzde 3,5 büyüme öngörüsü, Türkiye’de iş yapmak açısından önemli bir avantaj. Katılımcıların yüzde 95’i, Türkiye’nin dünyanın 18’inci büyük ekonomisi olmasına ve gelecek yıllarda ilk 10 arasına girme hedefinin önemine vurgu yapıyor. Orta gelirli kesimin büyümesi ve alım gücünün artması ile İstanbul 3. Havaalanı, 3. Boğaz Köprüsü, yeni hızlı tren hatları ve İstanbul-İzmir Otoyol Projesi gibi yatırımlar da İsveçli şirketler için önemli fırsatlar olarak değerlendiriliyor.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın