Gıdalarımıza (k)atılan maddeler (makyajlı gıdalar)

0
845

İnsanoğlu bu işte! Kendini her türlü makyajladığı yetmiyormuş gibi, yediklerine de aynı şeyi uygulamadan rahat etmiyor. Bu amaçla kullanılmak üzere bir yığın kozmetik de bulmuş hiç üşenmeden. Hem de her renkten, her çeşitten. Öyle ki, bayram çocukları gibi süslü püslü giydirilmiş yiyecekler hep bu makyaj malzemelerinin marifetleri.

Resmi Gazete’de yayınlanan gıda katkı maddelerini ve katıldıkları gıdaları okuduktan sonra “Geriye ne kaldı ki?” demeden edemiyor insan. Bakıyorsunuz; çeşitli konserveler, reçeller, jöleler, marmelatlar, çikolatalar, şekerlemeler, bisküviler, çikletler, kakao tozları, süt tozları, peynirler, sucuk-sosis-salam gibi et ürünleri, kolalı-kolasız meşrubatlar, dondurma ve hatta bebek mamaları bile nasiplerini almışlar bu katkı maddelerinden.

Peki, ama bu maddeler güzelim gıdalarımıza ne diye katılıyor?

Bu soruyu şöyle cevaplayabiliriz: “Gıdaları daha uzun süre dayanıklı kılmak, arzu edilen lezzet, görünüm ve yapıya kavuşturmak için çok az miktarlarda katılan maddelere katkı maddeleri denir. “Çok az kullanılması gerekir”  kaydından da fazla kullanıldıklarında sağlığa zararlı olduklarını anlıyoruz. Bir katkı maddesinin tehlike teşkil etmemesi için en azından şu özellikleri taşıması gerekmektedir:

Kullanılan dozun sağlığa zararlı olmadığı yasalarla garantilenmiş olmalıdır.

Katıldığı gıdaların besin değerini düşürmemeli ve iyi dağılım göstermelidir.

Varlığının tespiti için uygun analiz yöntemleri geliştirilmiş olmalıdır.

Gıda katkı maddelerinin bu ön şartlarla kullanılmasına öncelikle hazır gıda sanayinin çok geliştiği ülkelerde başlandı. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler de bunu taklit etmekten geri kalmadılar. Ancak gözden kaçan; “Her ülkenin gıda kontrol mekanizmasının aynı etkinlikte olmadığı” gerçeği idi. Üstelik tüketicimizin gereken bilgi ve gözleyicilik düzeyinde olmadığı da hesaba katılmadı hiç.

Ancak, gıda kontrolünde teşkilat, ekipman, yetişmiş eleman, modern analiz yöntemleri ve tecrübe yönünden gelişmiş ülkelerden geri olduğumuz acı bir gerçektir. Bu nedenle de olası sakıncaları en aza indirebilmek için bu maddelerin kullanımında şu temel kuralların uygulanması zorunludur:

Kullanılacak katkı maddeleri yetkili kurumlarca hazırlanan ve sağlığa zararlı olmayan listelerden seçilmelidir.

Zararsız olsa bile belirtilen miktarlardan fazla kullanılmamalıdır.

Zararsız olduğu kesin olarak belirlenmemiş katkı maddelerini kullanma izni verilmemelidir.

Bilhassa hasta ve çocuk gıdalarında katkı maddesi kullanmamaya özen gösterilmelidir.

Bir katkı maddesi, katıldığı gıdanın bozukluğunu saklamamalı, doğal ve besleyici özelliklerini bozmamalıdır.

Ambalajda adı ve miktarı açık bir şekilde beyan edilmelidir. Ayrıca, zararlı etkilerinin görülebileceği yaş grupları ve özel haller mutlaka belirtilmelidir.

Son kuralımız da sizin için sevgili okurlar: Siz siz olun, sofranızı sadece, doğal veya az miktarda tüketmek kaydıyla az katkılı gıda maddelerine açık tutun.

Sonra “Söylemedi” demeyin olur mu?

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın