TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, bugün yayınladığı bildiride, Bosna Hersek’ten ithal edilen ve E. Coli 0157 bakterisine rastlanan etlerin imha edildiğine dair Et ve Süt Kurumu (ESK) açıklamasının şüpheleri gidermediğini belirtti.  

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Bosna Hersek’ten ithal edilen etlerden alınan numunelerin analizinde gıda maddelerinde kesinlikle bulunmaması gereken E. Coli 0157 parametresinin pozitif çıkması sonucunda, uygunsuz çıkan etlerin imhasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğine dair Et ve Süt Kurumu (ESK) açıklamasının şüpheleri gidermediğini kaydetti.

Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan basın bildirisinde; ESK’nın açıklaması, “iddiaları yalanlamakla birlikte kamuoyuna yeterli ve doyurucu bilgi vermekten uzak” olarak nitelendirildi.

Bildiride, 24 Ağustos 2017 tarihinde ülkeye giriş yapan bu parti etin analiz sonuçlarının bir haftada çıkmasına rağmen, imha sürecinin 5 ay sonra başlatılmasının nedeninin açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. “Beş ay sonra bu etlerin insan sağlığına ve tüketimine uygun olmaması nedeniyle imhası gerektiğine yönelik yazışma yapılması bu etlerin piyasaya sürüldüğüne yönelik kuşkulara neden olmaktadır.” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Hepimizin bildiği gibi et oldukça hassas bir gıda maddesidir. Hem elde edilen hayvanın menşei, hem sağlıklı olması durumu gibi kriterlerin yanında hayvanın kesimi, etin işlenmesi, taşınması işlemleri dikkat edilmesi gereken süreçlerdir. Bu nedenle ülkemizde hayvancılığın geldiği aşamada dışarıdan et ithali başlı başına büyük bir sorun iken alınan etlerin sağlıksız olması daha büyük sorunlara yol açabilecektir.

Tüm bu süreçler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu ülkenin gıda tarım ve hayvancılık politikalarını yönetemediğinin açık göstergesidir. Dünya üzerinde kendine yeten yedi ülkeden biri olan ülkemizin, nasıl oldu da Latin Amerika Ülkeleri, Sırbistan ve Bosna Hersek gibi ülkelerden et ithal eder duruma düştüğü iyi sorgulanmalıdır.  Tarım ve hayvancılıkta “mili ve yerli” söyleminin gereği; taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışmak yerine kendi öz kaynaklarımıza yönelmektir. Tarım ve hayvancılık açısından zengin kaynaklara sahip olan ülkemiz, seksen milyon insanı rahatlıkla besleyecek toprak büyüklüğü ve verimliliğine sahiptir.  Tarımsal girdi fiyatlarının ucuzlatılması ile başlayacak reform hareketi,  getirilecek muafiyet ve özendirmelerle yükseltilmeli, ülke insanının ihtiyacı olan bitkisel ve hayvansal üretim gerçekleştirilmelidir.

Ülkemizde gıda güvenliği alanında yığınla sorun varken dışarıdan alınan ürünlerin sağlıksız olması da her şeyin üzerine tuz biber ekecektir. Kamuoyunun sağlığını doğrudan ilgilendiren ve hassas ürünler grubunda yer alan ithal etle ilgili olarak halka yeterli ve aydınlatıcı bilgi verilmelidir. Bu ve benzeri tüm konularda olduğu gibi halk sağlığı ve gıda güvenliğini ilgilendiren her konuda konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın