Gıda Komitesi ne iş yapar?

0
619

Tam adı “Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi”. 09 Aralık 2014 tarih ve 29200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genelge ile kuruldu.

Komitenin asıl kurulma amacı, “gıda fiyatlarının kontrol edilemeyen yükselişine acilen çare bulmak”.

Genelge’de şöyle ifade edilmiş:

“Gıda ve tarım ürünleri arzının ve fiyatlarının sürdürülebilir bir yapıda olması, gerek toplum sağlığı açısından gerekse sosyal ve ekonomik açılardan önem taşımaktadır. Ülkemizde tarımsal üretim; kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler gibi iklim koşullarına ve üretim tercihlerinde yaşanan beklenmedik değişimlere göre şekillenmektedir. Ayrıca, dağıtım zincirindeki yapısal sorunlar üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki ilişkiyi bozmakta ve fiyatlardaki dalgalanmaların boyutunu artırabilmektedir. Tarımsal üretim ile gıda ve ürün fiyatlarındaki çeşitli şekillerde ortaya çıkan dalgalanmalar nedeniyle bu piyasaların yakından takibi gerekmektedir.

Bu çerçevede ülkemizde, gıda ve tarım ürünlerinin; kısa ve uzun vadeli arz-talep, ihracat-ithalat ve üretim-tüketim değişimleri ile bu değişimlerin ve dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlara olası etkilerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde, alınacak tedbirlere ve uygulanacak politikalara ilişkin önerilerde bulunulması amacıyla…”

Basit bir anlatım. Herhangi birimiz de böyle bir Genelge’yi kaleme alabilirdi çünkü sorunlar malum. Önemli olan, bu sorunlara, bu sorunları ortadan kaldırmak üzere kurulan Komite hangi çözümleri önermiş.

Yine de anlatımdaki bir cümleye takıldım: “Ülkemizde tarımsal üretim; kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler gibi iklim koşullarına (…) göre şekillenmektedir.”

Bu cümle Genelge’ye “mazeret” olarak konulmuşsa “gereksiz bir savunma” olarak algıladım çünkü dünyanın hiçbir yerinde bunları önlemek için yapılabilecek fazla bir şey yok. Dolayısıyla vatandaş olarak “Kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetleri engelleyin.” gibi bir talebimiz de yok.

Komitenin Başkanı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı. Üyeleri; Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Kalkınma, Maliye bakanlıkları temsilcileri ile Hazine Müsteşarı, Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı.

Komite, aldığı kararları “Ekonomi Koordinasyon Kurulu”na sunacak.

Komite bugüne kadar hangi kararları aldı?

Komitenin ilk toplantısını yaptığı haberi, basın organlarında 27 Aralık 2014’te yer aldı. Haberin metninde alınan kararlardan da bahsediliyordu:

“Toplantıda, öncelikle gıda ve tarım ürünleri arzının ve fiyatlarının sürdürülebilir bir yapıda olması gerektiği belirtilerek, tarımsal üretimin, kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler gibi iklim koşullarına ve üretim tercihlerinde yaşanan beklenmedik değişimlere göre şekillendiği kaydedildi. Bununla birlikte dağıtım zincirindeki yapısal sorunların üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki ilişkiyi bozduğu ve fiyatlardaki dalgalanmaların boyutunu artırabildiği sonucuna varıldı.”

Son paragrafı okuyunca, kısa bir süre sonra aynı cümleleri yine okuduğunuzu fark ettiniz haliyle ama ne yapayım ki Genelge’deki kuruluş amaçları, ilk toplantının kararları olarak yazılmış. Hadi “İlk toplantıdır.” deyip anlayış gösterelim!

Ayrıca değişkenlerin izlenmesi, kontrolü ve alınabilecek tedbirlere yönelik önerilerin oluşturulması amacıyla da dört alt komite kurulmuş. Alt komiteler ve görevleri şunlar:

“Veri Toplama Komitesi ile kurumlar arası güncel verilerin hızlı bir şekilde paylaşılması sağlanacak.

Piyasa Analizleri Komitesi, veri toplama komitesinden elde ettiği ulusal ve uluslararası verileri analiz ederek sonuçları değerlendirecek.

Pazarlama ve Tedarik Zinciri Komitesi, elde edilen veriler ve yapılan analizler neticesinde pazarlama ve tedarik zincirinin gıda fiyatları üzerindeki etkisini minimize etmek amacıyla öneriler geliştirecek.

Yapısal Sorunlar Komitesi, sektörün tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde mevzuat düzenlemeleri de dâhil olmak tüm yapısal sorunların tespiti ve çözümüne yönelik öneriler oluşturacak.”

Mevzuata göre Komitenin üç ayda bir düzenli olarak, ayriyeten çağrı üzerine toplanması gerekiyor.

Üç ayda bir toplandı mı? Bilmiyorum. Çağrı üzerine toplandı mı? Bilmiyorum. Kurulduğundan beri, düzenli olarak toplanmış olsa bile 7-8 toplantı yapmış olması gerekirdi. Bilmiyorum çünkü toplantıları ve kararlarını düzenli olarak takip edebileceğimiz bir internet sitesi yok. Komite üyeleri, gerek soru üzerine gerekse kendiliklerinden bazı açıklamalar yapıyorlarsa da söylediklerinin Komite kararı olup olmadığı belli değil.

Durum daha iyi anlaşılsın diye şöyle ifade edeyim: ABD Merkez Bankasının (FED) toplantı kararları düzenli olarak açıklanır. Bununla da yetinmezler, toplantı tutanaklarını da düzenli olarak açıklarlar. Sadece kararları değil, toplantı da kim ne demiş onları da orada görürsünüz ama biz “Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi”nin fiilen ne iş yaptığını bilmeyiz.

İsterseniz konuyu bir de Komite üyelerinin ağzından irdeleyelim.

Komite tavsiyesi: Üretici pazarları kurulmalı (!).

Oturup internette aradım. Komite hangi kararları almış, üyelerinden hangisi, aldıkları kararlar hakkında neler söylemiş derlemeye çalıştım. Tarih sırası ile yazmama gerek yok. Mevzuattaki amaçların “yapılacak, edilecek” şeklinde tekrar edildiği konuşmaları geçelim. “Nasıl yapılacak?” sorusuna cevap olarak bulabildiklerimi paylaşıyorum:

Bana göre Komitenin “flaş, flaş, flaş” önerisi şu: “Semt pazarlarında haftanın bir gününün sadece üreticilere ayrılması planlanıyor. Semtlerde kurulacak üretici pazarları, tüketicilerin meyve-sebze gibi ürünlere uygun fiyatlarla ulaşabilmesini de sağlayacak. Ürünler, kurulacak pazarlara getirilip satılabilecek.”

Alınmayın ama beyler, bu uygulama belki bin (1000) yıldır zaten var. Var fakat büyük şehirlerde uygulanması çok zor çünkü küçük üreticinin ürünü az ve pazara getirme maliyetini kurtarmıyor. Üstelik bir de ucuz satması bekleniyor. Halktan kopuk olmak bu olsa gerek. Sorsanız hepsi de köylü çocuğudur!

Başka…

Örneğin MB Başkanı Erdem Başçı, “Komitenin alacağı kararların gıda enflasyonunun düşmesine katkı sağlayacağını…” söyledi. Bu kadar…

Basın mensupları, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli’ye “yüksek gıda fiyatlarının düşürülmesi için Gıda Komitesi’nin ne gibi çalışmalar yaptığını” soruyor. Uzun bir alıntı yaptığım için mazur görün lütfen:

“Biliyorsunuz, geçen yıl kuraklık yaşandı. Bu gibi durumlarda kuraklık nedeniyle içerde anında arzda bir miktar azalma meydana geldiyse bunu hemen siz ithalatla dengelemek amacıyla tolere etmeniz gerekir ve bunun için çok hızlı hareket etmek gerekir. Baktığınız zaman böyle bir olaya karar vericiler birkaç bakanlık oluyor. Bu durum birden fazla bakanlığı ilgilendiriyor. Tabii koordinasyon olmaz ise o zaman bir gecikme söz konusu olabiliyor ve bu ithalatı düzenlemek amacıyla açılmasına kadar geçen süre içerisinde fiyatlarda bir miktar yukarı yönlü bir hareket olabiliyor. Bunu engellemek amacıyla böyle bir Komisyon oluşturuldu. Bunun temel amacı bütün gıda fiyatları için önce fiyatları takip etmek. Tabii fiyatı takip ederken üretimi de takip ediyorsunuz, üretimden nihai tüketime kadarki zinciri de takip ediyorsunuz çünkü o aralarda da tıkanmalar meydana gelebiliyor. Nitekim bazı ürünler için patates başta olmak üzere bunlar da söylendi. Sonuç itibarıyla üreticiden itibaren tüketiciye ulaşana kadar rekabetçi bir ortamda oluşmasını ve bu zincirin akmasını sağlamak gerekiyor. Eğer hava şartları nedeniyle ya da başka nedenlerle herhangi bir arzda meydana gelen bir azalma ya da talepte aşırı bir yükselme meydana gelmişse bunu düzenlemek amacıyla anında müdahale ederek ithalatı dengeleyici amaçlı olarak tamamen bu fiyat artışını ortadan kaldırmak amacıyla gerekirse biraz gevşetmek gerekiyor. Mesela kırmızı ette yaşandı bu yine. Fiyatlarda bir miktar artış meydana gelince, biliyorsunuz içerdeki üreticinin korunması amacıyla kırmızı ette ciddi bir koruma var, yüzde 225 oranında gümrük vergisi alınıyor ama onun hassas bir dengesi var. Yani sonuç itibarıyla tabii çok da fazla fiyatların yukarıya çıkmasına müdahale edilmesi gerekir çünkü tüketiciyi ilgilendiriyor bir boyutuyla da bunun önlenmesi amacıyla ithalata açıldı, bir miktar gevşetildi ve fiyatlar bir miktar aşağı gelmeye başladı. Bu Komisyon bütün bunları izleyecek, tek merkez olarak, ilave koordinasyon ihtiyacı duyulmaksızın bütün kararları kendisi alabilecek ayrıca ilgili kuruma önerebilecek.”

Böyle bir cevap hangi derde çare olur, bilemedim.

Komite niye yeniden yapılandırıldı?

Nihayet, Başbakan da Komitenin bu haliyle dertlere çare olamayacağını anlamış olmalı ki 22.09.2016’da basın organlarında Başbakanlık Basın Müşavirliğinden yapılan bir açıklama yer aldı. Açıklama şöyle:

“Gıda ve tarım ürünleri arzının ve fiyatlarının sürdürülebilir yapıda olması sosyal ve ekonomik açılardan önem taşımaktadır. Enflasyon seviyesi ve oynaklığı üzerindeki gıda kaynaklı etkilerin yönetilmesinin fiyat istikrarını desteklemek ve enflasyonda öngörülebilirliği artırmak suretiyle toplumsal refaha katkıda bulunması beklenmektedir. Bu kapsamda (…) Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi”nin yeniden yapılandırılması uygun görülmüştür.”

Yeni yapıda Başbakan Yardımcısı Başkan olmuş, Merkez Bankası sekretarya ile görevlendirilmiş, TÜİK Komiteden çıkarılmış.

TÜİK çıkarılmış ama Komitenin amaçları bölümü şöyle başlıyor: “Gıda ürünlerinde arz ve fiyat hareketlerinin yakından izlenmesine ve zamanında tedbir alınmasına imkan tanıyacak kapsamlı bir erken uyarı mekanizması kurulacaktır.”

İzleme görevi kimin? TÜİK, sadece gıdayı değil, bütün işleri ve bilgileri izlesin, toplasın, değerlendirsin, karşılaştırsın ve eş güdümü sağlasın diye kurulan bir kurum değil mi? İzleme olmadan tedbir alma imkânı da olamayacağına göre TÜİK neden Komiteden çıkarıldı?

Komite -eskisinin işe yaramadığına kanaat getirilip- iki yılı dolmadan yeniden yapılandırıldı. Yenisi işe yarar mı? Yaşarsak göreceğiz.

Asıl amaç “kısa vadede gıda fiyatlarını düşürmek” olduğuna göre bu konuda umutlu muyum? Kesinlikle mümkün değil. Orta vadede bile mümkün değil.

Peki, gıdanın genel enflasyona olumsuz etkisini azaltmak mümkün mü? İşte bu mümkün!

TÜİK’e emir verirsiniz, gıdanın enflasyon sepetindeki ağırlığını düşürür; böylece -gıda ucuzlamadığı halde- kağıt üzerinde enflasyon düşük çıkar.

Herkese selam, günübirlik yaşamaya devam!..

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın