Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir, hazırladıkları “Gebelikte Beslenme Kılavuzu”yla, annelerin bebeklerinin daha sağlıklı ve iyi gelişmesi için neler yapmaları gerektiğini öğreneceklerini kaydetti.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir

TJOD ile Koçak Farma işbirliğiyle hazırlanan kılavuzun tanıtım toplantısında Demir, kılavuzu sadece kadın doğum uzmanlarına hazırlamanın yetmediğini, kadınların da güvenilir bir kaynaktan gebelikteki beslenme önerilerine yoğun şekilde ihtiyaç duyduklarını fark ettiklerini kaydetti.

Bunun üzerine böyle bir çalışma yaptıklarını dile getiren Demir, eğitimlerinde gebelik, öncesi ve sonrası dönemle ilgili önemli birikimler oluşturduklarını ancak bu dönemdeki beslenmeye ilişkin bilgilerin yetersiz kaldığını söyledi.

Demir, “O yüzden konunun önemini fark ederek böyle bir beslenme kılavuzu hazırladık. Böylece anneler de bebeklerinin daha sağlıklı ve iyi gelişmesi için neler yapmaları gerektiğini çok daha güzel algılayacaklar diye düşünüyoruz.” dedi.

Kılavuzda çok önemli kadın hastalıklarıyla ilgili bilgi ve doğum uzmanlarının katkıları olduğuna işaret eden Demir, şöyle konuştu:

“Ne yazık ki bu konuda bilgi kirliliği çok fazla. Bazı şeylerin ne kadar doğru olduğunu hastalar bilemiyorlar. Ancak şu kesin ki artık hiç kimse tabelaya bakıp da doktora ya da hastaneye gitmiyor. İnternet çağı olduğu kesin. Beslenme kılavuzumuzun kadın doğum uzmanlarına yönelik olanını internet sitemize koyduk. Anne adaylarına yönelik olan da çok yakın zamanda bu web sitemizde olacak. Hastaların da ulaşabilecekleri bir ortamda olacak. Bilinçli ve planlı annelik için önemli bir konu. Gebelikte besin ihtiyaçları artıyor. Özellikle 2. ve 3. trimester dediğimiz 3 aylarda ihtiyaçlar artıyor ve bunların hepsini ne yazık ki dışarıdan almak çok kolay değil. Türkiye’de yüzde 50’nin üzerinde demir eksikliği anemisi var. Bu hanımlar hamile kaldığı kazan düşük, erken doğum ve diğer sıkıntılarla karşılaşılma riski çok yüksek. O zaman mutlaka demir desteği gerekiyor. Omega 3 çok önemli bir konu, mutlaka gerekiyor. Çok ihmal ediliyor. Omega 3 özellikle bebeğin beyin ve göz gelişimi için önemli. Eksikliğinde annede erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskleri çıkabiliyor. Mutlaka onların verilmesi lazım.”

“Gebelikle ilgili tüm bilgiler bu kılavuzda var”

Prof. Dr. Demir, kılavuzda gebelikle ilgili neredeyse tüm bilgilerin bulunduğunu aktararak, bu süreçte yapılacak yanlış beslenmenin gebelik diyabeti veya tansiyon problemlerine yol açabileceğini ifade etti.

Gebeliğin ilk üç ayında ortalama 150 kalorilik bir ihtiyaç artışının öne çıktığını dile getiren Demir, “İkinci üç ayda bu 250-350 kaloriye, son üç ayda ise 450-500 kaloriye çıkıyor. Eğer anne başta kiloluysa ilk üç ayda belki bir diyetisyen desteğiyle biraz daha kontrollü kilo artışı olabilir ama sonrasında da bebeğin en hızlı geliştiği dönemde kalori alımını kısıtlamamak lazım. Emzirme döneminde de dikkatli olmak lazım. Her anne adayının günde 2-2,5 litre su içmesi gerekiyor. Yine günde 2 bardak süt içmesi lazım. Onun dışında üç ana üç ara öğün beslenilmesini öneriyoruz. Ara öğünlerde de meyve ve badem, ceviz gibi kuruyemişleri öneriyoruz.” diye konuştu.

Demir, besin desteği için her öğünde mutlaka et yenmesi gerektiğini, baklagillerin de protein kaynağı olduğunu bilerek tüketilmesi gerektiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gebelikte düzenli ve dengeli beslenmek lazım. Her gıdadan aşırıya kaçmadan almak lazım. Günlük hayatta da önermiyoruz ama özellikle hamilelikte alkol ve sigarayı kesinlikle önermiyoruz. Onun dışında günde iki kez kahve veya çay olabilir. Ancak gazlı içecekleri önermiyoruz. Bitki çaylarının bazıları var düşük yaptırabiliyor onları önermiyoruz. Bitki çaylarından belki zencefil gebelik bulantılarını giderebiliyor o da iki bardağı geçmemek şartıyla kullanılabiliyor. Çiğ et ve balık önermiyoruz. Besinlerin iyi yıkanması gerekiyor. Günlük pastorize edilmiş sütler önerilebilir.”

Hamilelikte, şeker yüklemesinin yapılması gerektiğini, diyabetin fark edilememesinin sonucunda anne ve bebeğin doğum öncesi ve sonrası birtakım sorunlar yaşayabileceğini anlatan Demir, gebelerin ramazan ayında da oruç süresinin uzun olması ve bu kapsamda yaşanabilecek su kaybı, tansiyon ve şeker düşüklüğü nedeniyle oruç tutmalarını tavsiye etmediklerini kaydetti.

Demir, kılavuzun çok yakın zamanda aile hekimlikleri, eczaneler ve kadın doğum uzmanları aracılığıyla edinilebileceğini, aynı zamanda TJOD’un internet sitesinde de bulunabileceğini sözlerine ekledi.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın