Ekolojinin 150.Yılı, Avrupa Parlamentosu Çevre Komisyonu Üyeleri Carlos Zorrinho ve Elena Gentile’nin ev sahipliğinde, Avrupa Ekoloji Federasyonu tarafından düzenlenen, “Topluluk ve Vatandaşların Mücadelesi Kapsamında, Gelişen Bilim, Ekolojinin 150.Yılı” konulu bir “Yuvarlak Masa Toplantısı” ile Avrupa Parlamentosu’nda anıldı.

Avrupa Parlamentosu’nda  “Topluluk ve Vatandaşların Mücadelesi Kapsamında, Gelişen Bilim, Ekolojinin 150.Yılı” toplantısında Türkiye’yi temsil eden Ege Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem,  “Bu örgütlülüğümüzü devam ettirelim.  Kaynakların eşdeğer kullanımı için özellikle, gelişmiş ülkeler için kamuoyu baskısı oluşturalım. Politikacıları, plan karar odaklarını eğitelim. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, yaşam fakiri her ülkeye destek politikaları geliştirelim ve uygulayalım. Çünkü, unutmayalım, ekoloji ve ekosistemler bir dünya bütünüdür. Birindeki bir yanlış dokunuş, bir yerlerde, bir başka şeyleri bitirir. O yüzden bu toplantıyı çok önemsiyoruz ve devamını diliyoruz” dedi.

Ege Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem
Ege Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem

İngiltere, İtalya, Belçika, Portekiz gibi birçok Avrupa ülkesinin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Türkiye’yi Ege Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem temsil etti.

Ege Ajans’ın haberine göre toplantıda, yüzde 30 ekosistem kaynakların, yüzde 50 nüfus tarafından tekelleştirildiği, bunun dünya toplumu için çok tahripkar olduğu ve kaynakların sürdürülemez duruma geleceği gibi konular ele alındı. Ekoloji ve sosyo-ekonomik ilişkiler kapsamında konu tartışmaya açılarak araştırıcılara, politikacı ve karar vericilere, doğal kaynak yöneticilerine bilgi üretilmeye çalışıldı.

“İzmir’de birçok ekoloji insiyatifi bulunuyor”

İki oturum şeklinde gerçekleştirilen toplantıda, Prof. Dr. Ümit Erdem kendisine verilen 5 dakikalık süre içinde; “Türkiye’den geliyorum, bizim de, akademik ağırlıklı bir topluluğumuz var. Ama bilmenizi isterim ki, ülke genelinde ve benim bulunduğum şehir İzmir’de daha birçok Ekoloji İnsiyatifi bulunmakta, hepimiz yaşanabilir bir dünya için uğraş vermekteyiz. Bu kapsamda bilimsel ve yerel uğraşlar sürdürülmektedir. Sorunlarımız, gelişmekte olan ülke sorunlarından farklı değil. Enerji, doğal kaynak kullanımı, yeşil doku tahribatı, susuzluk ve çölleşme, tarım dışı alan kullanımı, hemen bütün bu sorunların temeli gibi görünen nüfus artışı ve göç sorunu. Ama bir de burada, uluslararası şirketlerin ülkemizdeki ranta bağlı girişimleri; madencilik, altın işletmeciliği, uygun yer seçimi yapılmadan inşa edilen RES’ler gibi enerji sektörü ve nükleer enerji gibi girişimler. Ayrıca Dünya genelinden yansıyan sorunlar; İklim Değişikliği, Kaynakların Eşdeğer Kullanılmaması, Ormanların Yok Olması, Okyanusların Kirlenmesi, Buzulların Erimesi, KYOTO Protokolünün İşlememesi” diye konuştu.

Bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Erdem, “Bu örgütlülüğümüzü devam ettirelim.  Kaynakların eşdeğer kullanımı için özellikle, gelişmiş ülkeler için kamuoyu baskısı oluşturalım. Politikacıları, plan karar odaklarını eğitelim. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, yaşam fakiri her ülkeye destek politikaları geliştirelim ve uygulayalım. Çünkü, unutmayalım, ekoloji ve ekosistemler bir dünya bütünüdür. Birindeki bir yanlış dokunuş, bir yerlerde, bir başka şeyleri bitirir. O yüzden bu toplantıyı çok önemsiyoruz ve devamını diliyoruz” diye konuştu.

Sonuç bildirgesi

Toplantının ikinci oturumunda “Sonuç Bildirgesi” hazırlandı. Sonuç Bildirgesi’nde, “Haekel’ın mirası, Ekoloji’nin iyice anlaşılmasının tam zamanıdır. Ekoloji temel bilimdir, ekosistemlerin kompleks yapıları dikkate alınırsa, şimdiki ve gelecekteki topluluklara ilişkin çevresel sorunların, tahmini senaryoları ve operasyonel çözümleri için de doğru adrestir.

Güçlü ekolojik bilgi, ekosistemleri güçlü anlayış, biyolojik çeşitliliği başlıca koruma yoludur ve ekosistemlerin işlevlerine, sosyal yararlarına yenilenebilir doğal kaynaklar ile tahribatın azaltılmasına, adaptasyona ve hatta iklim değişikliğine ve insan popülasyonu dinamiklerine etkili olur.

Planetimizin geleceğini güven altına almamız için, ekolojik bilimlere ve vatandaşlık kavramına, daha yeni ve devrimci yaklaşım sergilemeliyiz.

Bütün insanlar “Ekolojik Vatandaş” olmalı, yerel davranmalı ama sürdürülebilirlik için ve biyosfer paydaşı olarak, milli sınırların ve ideolojik duyguların ötesine geçerek, küresel düşünmeli ve istemelidir. Sürdürülebilirlik, sağlıklı ve temiz bir dünya için, toplumlar, bilim ve politika, fikirlerini, değer yargılarını ve eylem biçimlerini değiştirmelidir.

Avrupa Ekoloji Federasyonu ve kardeş ekoloji ve çevre toplulukları, örgütlenmeye devam etmeli, üst düzey rol üstlenmelidir. Ekoloji, interdisiplin bir bilim dalıdır.

Ekonomik, hukuksal, sosyolojik ve teknolojik bilimlerle bir bütünlük içinde olmalıdır. Ekoloji bilimi, politikanın her seviyesinde vardır, olmalıdır. Ekolojik eğitim bu yüzden çok önemlidir. Yüksek seviyede eğitim, gelecek jenerasyonu daha bilinçli kılacaktır.” kararları alındı.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın