Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Trakya’dan sonra Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege bölgesinin de şap hastalığından ari hale getirilmesi için harekete geçti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Eylem Planı ile Trakya’dan sonra Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege Bölgesi de şaptan ari hale getiriliyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Trakya’dan sonra Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege bölgesinin de şap hastalığından ari hale getirilmesi için harekete geçti. Hazırlanan eylem planı ile Trakya “aşısız hastalıktan ari bölge”, Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege Bölgeleri ise “aşılı hastalıktan ari bölge” haline getirilmesi planlanıyor.

Bakanlığın yeni hazırladığı eylem planına göre, Trakya bölgesinin 2018 yılında “aşısız hastalıktan ari bölge” statüsüne, Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege bölgesinin ise 2019 yılında “aşılı hastalıktan ari bölge” statüsüne kavuşturulması, 2023 yılına kadar da diğer tüm bölgelerde aşılı arilik statüsünün elde edilmesi amaçlanıyor.

Hayvan hareketlerinin kontrolü için “kontrol noktaları” kurulacak

Toplantıda; 2017 yılından itibaren Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege bölgesinin Şap Hastalığından Korunmuş Bölge olarak ilan edileceği ve tanımlanan bölgeye Bakanlıkça açıklanan kurallar dışında sevk edilen hayvanların tazminatsız olarak doğrudan kesime sevk edileceği, tanımlanan bölgeye, bölge dışından yapılacak duyarlı hayvan sevklerinin, Bakanlıkça belirlenen “19 yol kontrol noktalarından uygun olanlardan birinde” kontrol edileceği ifade edildi.

Şap hastalığı tazminatlı hastalıklar listesinde yer alacak

Trakya’dan sonra Batı Karadeniz, Güney Marmara ve Ege bölgesinin de şap hastalığından korunması için alınan önlemleri desteklemek amacı ile bu alanda 2018 yılından itibaren şap hastalığına yakalanmış hayvanlar tazminatlı olarak kesime sevk edilmesi kararı alınacak.

İlk defa aşılanan hayvanlar 1 ay sonra yeniden aşılanacak

Ariliği hedeflenen bölgede bulanan ve şap hastalığına karşı ilk defa aşılanan hayvanların bağışıklığını güçlendirmek için 1 ay sonra yeniden aşılanmaları sağlanacak.

Eylem Planı ile ilgili, İzmir Kaya Termal Otelde Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil’in başkanlığında geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Bakanlık yetkilileri, ariliği hedeflenen bölgede bulunan illerin Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürleri ile Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürleri, Türk Veteriner Hekimleri Merkez Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği, Türkiye Kasaplar Federasyonu, Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği ve Ambalajlı Süt Üreticileri Birliği temsilcileri katıldı.

Bakanlığın hazırladığı yeni eylem planı ile ilgili açıklama yapan Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil,  program ile Türkiye’nin yarısını şap hastalığından ari hale getirileceğini vurgulayarak, aşılama için Türkiye’deki virüse yüzde 100 uyan yerli aşı kullanılacağını belirtti. Ayrıca Pakdil, aşılamanın yanında hayvan hareketinin kontrolü için de yeni kontrol noktaları oluşturulacağını söyledi. Pakdil, “öncelikle kendi ülkemizde dolaşan virüse karşı özel olarak üretilmiş aşıyı kullanacağız. Dışarıdan aşı getirilmesinin önüne engel koymuyoruz Tek şartımız; aşıların spesifik olarak Türkiye’deki virüsle yüzde 100 örtüşmesi” diye konuştu.

Yüzde 90 oranında aşılamayla hedefe ulaşabileceklerini söyleyen Pakdil, “Ancak asıl hedefimiz yüzde 100 aşılama. Başka türlü sürüde enfeksiyona açık hiç bir hayvanın olmaması sağlanamaz. Aşılamadan sonra da hayvanları takip edeceğiz” dedi. Pakdil, çalışmaların sadece batı bölgelerinde yapılmayacağını, Doğu illerinde de benzer çalışmaların gerçekleştirileceğini söyledi.

Pakdil ayrıca Hayvan sevkiyatının kontrol altına alınmadan aşılamanın başarılı olamayacağını belirterek, “Ben aşıyı yaparım rahat rahat uyurum yaklaşımı doğru değil bu noktada da nüfusun tamamıyla iş birliği içerisinde olmalıyız. Hayvanların sevkini belirlediğimiz yerlerde kontrol noktaları oluşturulacak. “Hastalık şüphesi olan hayvanlardan haberdar olmalıyız” diyen Pakdil, bu konuda meslek örgütleriyle iletişimim önemine değindi.

Trakya’daki başarıdan sonra Ege Bölgesi

Toplantının açılışında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık İzmir İl Müdürü Ahmet Güldal, 5 milyar liraya ulaşan hayvansal üretim değerine sahip İzmir’de hastalıklarla mücadelenin önemini vurguladı ve hayvan hastalıklarıyla ilgili yıllardan beri büyük mücadeleler verildiğini ve büyük maddi külfetlere katlanıldığını söyledi. Bakanlığın büyük bir hamle yaptığını söyleyen Güldal, özellikle Trakya’daki başarıdan sonra Ege Bölgesinde de aşılı şap hastalığından aşılı ari bölge oluşturmak için başlatılan bu çalışmanın önemine değindi. Güldal “Ege Bölgesi illeri olarak Bakanlığımızın bu faaliyetine aynı önemde katkı sunmamız gerekmektedir. Biz İzmir’de Tüberküloz ve Brusella açısından hastalıktan ari 50 işletmeye sahibiz. Bu sistemin yaygınlaşması için teşviklerin ve desteklerin artırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu destekler artarsa hem bölgenin ari statüsüne geçmesi kolaylaşacak hem de daha kaliteli ve daha güvenilir üretim gerçekleşecektir.” dedi.

Şap Hastalığı aşılamalarının önemini vurgulayan Güldal, “2010 yılından itibaren şap hastalığındaki aşılamaların ciddiyetinin artırılmasına bağlı olarak hastalık mihrak sayısının İzmir’de 50 civarından 9-10’lara düştü.” diye konuştu.

Güldal sözlerini şöyle tamamladı: “Ama Şap hastalığı başta olmak üzere hastalıkların yayılmasında, hayvan hareketlerindeki kontrolü de sağlamalıyız. Özelikle Kurban Bayramı’ndan sonra şap hastalığında patlama oluyor. Biz 2 yıldır kolluk güçleriyle Kurban Bayramı öncesi ve sonrasında hayvan hareketlerinde iş birliği yaptık ve şap hastalığında azalma yaşandı. Ancak kolluk kuvvetlerinin görevini tam manasıyla yerine getirdiğini söylemem mümkün değil. Türkiye’nin doğusundan çıkan hayvanlar 10-12 vilayet geçiyor ve 15-20 gün sonra İzmir’de hastalık ortaya çıkabiliyor. Mutlaka aşılamaları yapmamız gerek ama maalesef kontrolsüz ve izlenemeyen hayvan hareketleriyle büyük sorunlar oluşuyor. Bu sorunları aşmak için de Bakanlığımızın talimatlarını bekliyoruz.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın