2016 yılı son çeyreğine ilişkin öngörülerini açıklayan Saxo Bank’ın Baş Ekonomisti ve CIO’su Steen Jakobsen, dünyanın artık mevcut düzenle idare edemeyeceğini, bu nedenle dünyanın her yerinde düzen karşıtı adayların kazanacağını iddia etti.

Saxo Bank baş Ekonomisti ve CIO’su Steen Jakobsen, 2016 yılının son çeyreğine dair görüşlerini açıkladı. Sosyal kontratın bozulmasının Trump’ı zafere götürebileceğini söyleyen Jakobsen, bunun volatiliteyi yükselteceğini belirtti. Jakobsen, “Aşırı bozulma beraberinde değişimi getirir. Sistemi alttan destekleyen mevcut sahte vaatlerden kaçmanın zamanıdır” dedi.

“Dünyanın, bir kez daha dünyayı kurtaracak bir finansal genişlemenin hayalini kurduğu” saptamasını yapan ünlü analist, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dördüncü çeyreğe aşırı düşük volatilite, faiz oranları, enflasyon ve büyüme sonucunda ortaya çıkan, endişe ve sosyal eşitsizlikle giriyoruz. Dördüncü Çeyrek, giderek daha gerginleşen ABD Başkanlık seçimleri ile ilgili gelişmelerle geçecek. Ancak son çeyrek aynı zamanda hükümetlerin tipik olarak bütçeden nasıl az para harcayacakları hususunda yan çizdikleri, risk için zayıf bir dönemi. Diğer bir deyişle ‘Gösteri zamanı!’

“Dünyanın daha güçlü bir dolar ile yoluna devam edemeyeceği kanaatimi muhafaza ediyorum. Buna rağmen Saxo Bank’ta bizler, son birkaç ayda ‘sermaye maliyetinin’ hükümet dışında nasıl yükseldiğine ve dolardaki fonlamanın nasıl yavaşça ama kesin olarak kesildiğine odaklandık. Bu bizi dolarda orta-kısa vadeli pozisyona yönlendirdi. Aynı zamanda EUR/USD paritesini 1,00 test seviyesine, USD/JPY paritesini ise 100,00 civarında biraz istikrar kazanmaya doğru götürdü. Uzun vadeli temel görüşümüze karşın, altın ve gümüşte yetersiziz. Bu yıl sonu daha yüksek dolar inancının bir başka nedeni de kredi piyasalarında yatıyor. Geleneksel olarak kredi gerilimini gösteren TED spreadi yıl boyunca 40 baz puan yükseldi, aynı şekilde bankalar arasındaki para fiyatına ilişkin libor da yükseldi. “

Başka bir şeye ihtiyaç var!

ABD Merkez Bankası’nın bu yıl hâlâ bir faiz artırımı yapabilme olasılığı olduğuna işaret eden Steen Jakobsen, bu konuda da şunları söyledi: “FED bir faiz artırımı yapabilir ama zaten piyasalar hükümetin müdahalesi olmadan serbestçe ticareti yapılan küçük miktarlardaki paralar için bir değil, iki artırım yaptı. ABD seçimlerinden sonra FED’in Aralık’ta 25 baz puanlık bir artışla bir hamle daha yapma olasılığı %60.

FED hâlâ artırım yapmak isterken, karşıtları Avrupa Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın seçenekleri tükeniyor. Bu da piyasa için destek veya satma opsiyonunun zayıfladığı anlamına geliyor. Son zamanlarda politika yapıcıların bile dolaylı olarak sadece parasal genişleme ve QQE’nin (kantitatif kalitatif tahmin) işe yaramadığını, konut sektöründe ve piyasalarda balonları besleyebileceğini kabul ettiklerini gördük. Başka bir şeye ihtiyaç olduğu nihayet kafalarına dank ediyor.” “

Fakat başka bir şey nedir?

Bu başka bir şeyin ne olduğunu da Jakobsen şöyle açıkladı: “Dünya bir kez daha dünyayı kurtarmak için bir finansal genişlemenin hayalini kurarken, yeni eskidir artık… Bu, 2009’da içinde bulunduğumuz en sıra dışı iş dönemi başladığında kullanılan çözümün ta kendisi, fakat bir uyarıda bulunmamız lâzım. Bütçe açıkları politikacılarla yerli yerinde duruyor. Ancak iş yatırım için harcamaya geldiğinde çoğu hükümet -özellikle Batı’daki başlıca ekonomilerde- diyette. ABD, Fransa ve Almanya seçime gidiyor. Tipik olarak, seçimler sırasında ve seçimleri izleyen 100 gün içinde hiçbir hareket olmaz. Bu nedenle 2016’nın geri kalanında bir gün daha fazla mali teşvik alma ve daha fazla altyapı yatırımını nasıl yapacağımız hakkında konuşulurken, politik takvim kısıtlama hareketine girişerek (mali) politikayı önümüzdeki yılın bu dönemine kadar erteleyecek! Şimdiden, 2017 büyüme için ‘kaybedilmiş bir yıl daha’ görünümü veriyor. Fakat 2017’nin yıllardır söylediğim şeyi, yani değişim ihtiyacını harekete geçirmek için yeterli karmaşa, gürültü ve marjinal değişiklikler yaratacağını hissediyorum. “

Cumhuriyetçi aday Donald Trump seçimleri kazansa da kazanmasa da, seçmenlerin verdiği yoğun desteğin göz ardı edilemeyeceğini belirten Jakobsen, sonuç ne olursa olsun sosyal kontratın bir kez bozulduğunu, bunun da çok sayıda sonucunun bulunduğunu söyledi. Ünlü ekonomist bu konuda da şu açıklamayı yaptı: “Kayda geçmesi için, ben Trump’ın yeni ABD Başkanı olacağını düşünüyorum, temsil ettiği şey için değil, söyledikleri için hiç değil, ama çok düzen karşıtı olduğu için. Eğer Trump Beyaz Saray’ın yeni sahibi olursa, bunun sebebi kendisi değil, birçok Amerikalıyı fakirleştirmiş olan mevcut düzeni %100 temsil eden Demokrat rakibi Hillary Clinton’ın şiddetle beğenilmemesi olacaktır.”

Dünyanın her yerinde düzen karşıtı adaylar kazanacak!

Sosyal kontratın yüzyıllar boyunca yönetenin ve yönetilenin ortaklaşa yararlanacağı bir güven üstüne kurulduğunu, mevcut ‘miş gibi yap ve büyü döngüsü’nün üzerine kurulmadığını vurgulayan Steen Jakobsen, yönetilenlerin işlerini, harcanabilir gelirlerini ve geleceğe inançlarını kaybettiklerini söyledi.

“Dünyanın her yerinde düzen karşıtı bir platformda adaylığını koyan birisinin kazanacağını iddia ediyorum. Bu da yine, erdem veya fikirler yüzünden değil, sadece dünya artık mevcut düzenle idare edemeyeceğindendir” diyen Jakobsen, mevcut düzeni de şöyle tanımladı: “Mevcut düzen, hiç olmadığı kadar yüksek eşitsizliğin, en düşük üretkenliğin, yönlendirilen faiz ve enflasyonun daimi düşük bir volatilite ve maksimum kayıtsızlıkla bir araya geldiği bir dünya demek. “

Dördüncü çeyreğin politik süreç için ilk değişim işaretlerini, dolayısıyla da piyasalara daha yüksek volatilite getireceğini düşündüğünü belirten Jakobsen, analizini şöyle tamamladı: “Başlangıçta, piyasalar portföylerinin bonolara veya altına gizlenmenin işe yaramadığı gerçeğiyle ilişkili olduğunu görerek şok yaşayacaklardır. Son uyarımız; bugün çapraz varlıklar korelasyonunun %60 gibi yüksek seviyelerde olduğu, bunun da bütün varlıklar aynı yönde hareket ettiği için hedge yapma imkânını ortadan kaldırdığı yönündedir. Diğer bir deyişle, sekiz uzun yılda dönüp dolaşıp aynı noktaya geldik. Çarkı döndürmenin tükenmişliği had safhada ve bunu tekrar döndürmek isteyen hiç kimse kalmadı. Tarihteki bütün makro değişimler politik yanlışlardan kaynaklanır. Trump’ın başkan olması büyük bir yanlış olabilir, ama dünyanın ihtiyacı olan bozulmayı harekete geçirecektir. Zor zamanlara doğru gidiyoruz ve miğferlerin giyilmesini tavsiye ediyoruz. Fakat bu aynı zamanda, mevcut piyasanın üzerine kurulduğu çok sayıda sahte vaatlerden kurtulmaya doğru bir gidiş.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın