Bu yıl konferansa davet edilen konuşmacılar, Türkiye doğa koruma tarihinin 50 yılını temsil ediyor ve konferansın kuşaklar arasında köprü vazifesi görmesi amaçlanıyor.

Bu yıl 17.si düzenlenen Türkiye Kuş Konferansı 24-26 Haziran’da Beypazarı’nda Doğa Derneği organizasyonuyla gerçekleştirilecek. Konferansa Türkiye’nin son elli yıllına tanıklık etmiş, Türkiye ve Avrupa’dan çok sayıda araştırmacı katılıyor.

90’lı yıllarda, Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları belirlenirken bir grup araştırmacı, kuş gözlemcisi tarafından düzenlenmeye başlanan Türkiye Kuş Konferansı bu yıl 17 yaşında. Konferansın amacı kuşlarla ilgili yeni bulguları, araştırmaları paylaşmak ve doğanın korunması için kuş gözlemciliğini, genç araştırmacıları desteklemek. Doğa Derneği, bu konferansları 12 yıldır Önemli Kuş Alanları’ndaki yerel kuş gözlemcileriyle işbirliği halinde düzenliyor.

Bu yıl konferansa davet edilen konuşmacılar, Türkiye doğa koruma tarihinin 50 yılını temsil ediyor ve konferansın kuşaklar arasında köprü vazifesi görmesi amaçlanıyor. Konferanstaki kelaynak özel oturumunda Türkiye ve Suriye’den üç kuşak araştırmacı, 1970’lerde ilk kelaynak koruma çalışmalarını başlatan Tansu Gürpınar ve Udo Hirsch, günümüzde Suriye ve Türkiye’de çalışmalarına devam eden Mahmood Shaiesh, Can Yeniyurt ve Turan Çetin’le kelaynakların geçmişini ve geleceğini tartışacak. Önemli Kuş Alanları üzerine gerçekleştirilecek bir başka oturumda ise Türkiye’deki Önemli Kuş Alanları hakkında farklı kitapları olan Murat Yarar, Gernant Magnin, Güven Eken ve Dicle Tuba Kılıç ilk kez aynı panelde buluşacak.

Oturumlara Avrupa’dan birçok araştırmacı katılırken 18 yıldır akbaba koruma programı yürüten Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği ekibi tecrübelerini genç araştırmacılarla paylaşacak.

Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Başkanı Dicle Kılıç “Bu yıl konferans 4 Önemli Doğa Alanı’nı içeren Beypazarı’nda düzenlenecek. 7 ayrı panelde yer alan 36 konuşmacı, Türkiye’nin ve Avrupa’nın son 50 yılına tanıklık etmiş değerli insanlar ve genç kuş gözlemcileri. Konferansın amacı aslında kuşaklar arası tecrübeyi, bilgiyi ve görgüyü aktarabilmek. Geçmişimizi, başarı ve hatalarımızı unutmamak, geleceğimizi şekillendirecek en önemli davranışlardan biri. Geçmişi bilmeden Anadolu’yu anlamamız ve geleceğe aktarmamız mümkün değil” dedi.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın