Şirketlerinin finansal performanslarının daha iyiye gideceğine inanan CFO’ların oranı %34’ten (ilk çeyrek) %30’a (ikinci çeyrek) inmiş durumda.

Deloitte’un CFO Anketine göre, yaşanan kalkışma ve güney sınırındaki gelişmelere rağmen, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin CFO’ları yatırımlarda ya da istihdamda bir daralma öngörmüyorlar; yaşanan olumsuzlukları kısa vadeli görüyorlar ve uzun vadede hem ekonomiye hem de şirketlerinin performansına güveniyorlar.

Türkiye’nin de yer aldığı 17 ülkeden 1148 CFO’nun katılımı ile gerçekleştirilen Deloitte Avrupa CFO Araştırması’nın 2016 yılına ait üçüncü çeyrek sonuçları yayınlandı. Rapora göre, Avrupalı CFO’ların hem ekonomi hem de iş ortamı ile ilgili belirsizlik ve kaygıları devam etse de, bu CFO’lar kurumlarının 2017 yılındaki potansiyellerine iyimser bakmaya devam ediyorlar.

Deloitte Türkiye CFO Hizmetleri Lideri Cem Sezgin
Deloitte Türkiye CFO Hizmetleri Lideri Cem Sezgin

Araştırmanın Türkiye sonuçlarını yorumlayan Deloitte Türkiye CFO Hizmetleri Lideri Cem Sezgin; “Bir önceki anketimizle son CFO anketimiz arasında çok uzun bir zaman dilimi olmasa da, ülke olarak başta 15 Temmuz’daki kalkışma ve güney sınırımızın ötesindeki gelişmeler olmak üzere birçok önemli olay yaşadık. Anketimizi gerçekleştirirken bu gelişmelerin CFO’lar üzerinde nasıl bir etki bırakacağını merak ediyorduk. İşte böyle bir ortamda gerçekleşen anketimizde, CFO’lar yatırımlarda veya istihdamda bir daralma öngörmediklerini ortaya koydular. Bu oldukça dikkat çekici… Demek oluyor ki CFO’lar olan biten olumsuzlukları kısa vadeli görüyor. Uzun vadede ise hem ekonomiye hem de şirketlerinin performansına güveniyor. Şirketlerin paralarını emanet ettikleri profesyonellerde bir panik veya karamsarlık havası oluşmamış. Bununla birlikte ilk çeyrekteki araştırmamızdaki temkinli tavır ve ‘bekle gör’ yaklaşımı biraz daha artmış gözüküyor” dedi.

Türk CFO’ların beklentileri

– Finansal performans: Şirketlerinin finansal performanslarının daha iyiye gideceğine inanan CFO’ların oranı %34’ten (ilk çeyrek) %30’a (ikinci çeyrek) inmiş durumda.

– Gelir: Gelir artışı bekleyen CFO’ların oranı 2016’nın ilk çeyreğinde %71 iken, şu anda %68 olarak karşımıza çıkıyor.

– Kâr Marjı: Kâr marjının daha iyiye gideceğine inanan CFO’ların oranı %60’tan (ilk çeyrek) %54’e (ikinci çeyrek) gerilemiş durumda.

– Yatırım: Yatırımlarının artacağını belirten CFO’lar bir önceki ankette olduğu gibi %40 seviyesinde.

– İstihdam: Daha önceki ankette, istihdam beklentisi %36 ile sınırlıydı. Şimdi ise %46’ya çıkmış durumda. Yani Türkiye’deki şirketlerin neredeyse yarısı, daha fazla çalışana sahip olmayı hedefliyor.

– Belirsizlik: CFO’ların finansal piyasalara ve ekonomiye ilişkin belirsizlikle ilgili fikirleri neredeyse aynı seviyede.

– Risk: 2016 ilk çeyreğinde daha fazla finansal risk almamak gerektiğini düşünen CFO’ların oranı %94 idi. Şu an bu rakamın %86 civarına inmesi risk iştahında bir artışa işaret etse de, gene de CFO’lar oldukça temkinli…

– CFO’lar için en önemli ilk üç risk: Jeopolitik riskler, TL’deki değer kaybı ve nakit akışında bozulma…

– CFO’lara göre firmalarının stratejik öncelikleri: Maliyetlerin kontrol altına alınması, maliyet azaltımı, organik büyüme…

– Banka kredileri: Kredi kullanmayı cazip bulanların oranı %38’den (ilk çeyrek) %26’ya (ikinci çeyrek) kadar düşmüş durumda.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın