“Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarısı Taslağı”ndan Cargill’e “kota kıyağı çıktı” haberine Cargill’den sert tepki geldi. Konuya ilişkin Cargill Türkiye Yönetimi’nden yapılan açıklamada; “Bahse konu haberler bilindik çevrelerin şeker üretim pazarının serbestleşmesinden ve ekonomimizin gelişmesinden kaygı duyduklarının açık göstergesidir” ifadesine yer verildi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kısa bir süre önce kamuoyu görüşüne açılan “Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarısı Taslağı” pek çok yönüyle tartışılmaya devam ederken, 8 Eylül tarihli Milli Gazete’de yayınlanan “Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarısı Taslağı”ndan Cargill’e “kota kıyağı çıktı” haberi, şeker sektöründe yıllardır bitmeyen mevzuat kaynaklı tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Habere ilişkin Cargill yönetiminden yapılan açıklamada; “Tüm dünya gayet iyi biliyor ki; pancar, mısır ve kamış şeker üretiminin en temel hammaddeleridir. Ülke topraklarımız kamış üretimine elverişli olmadığı için “Pancar” ve “Mısır” şeker üretiminin temel tarımsal bileşenleridir. Yani pancar çiftçisi kadar mısır çiftçisi de bizim çiftçimizdir.

Bunca yalan yanlış iddianın ve ithamın içinde bizlere göre cevap verilmesi gereken tek husus bu noktadır. Pancar çiftçisini koruduğunu iddia edenlerin mısır çiftçisinin emeğini ayaklar altına alması içler acısı bir durumdur.” denildi.

Cargill’in, Türkiye’deki 56 yıllık ticari geçmişinde tüm faaliyetlerini; yasalar, yerel değerler ve insana saygı çerçevesinde yürüttüğü ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugüne kadar hukuk dışı tek bir işlemi olmamasına rağmen şirketimiz, değişik dönemlerde bazı haksız iddia ve ithamlarla karşı karşıya kalmıştır.

Son günlerde basında yer alan “Üretim Reform Paketi Şeker Kanunu Değişikliği” ile Cargill’i hedef alan ilgili yanlış haberler de bu duruma bir örnek teşkil etmektedir.

Cargill, her alanda olduğu gibi şeker üretim pazarında da serbest piyasa şartlarının oluşturulmasına, düzgün rekabetin oluşması ile pazarda sağlıklı büyümenin gerçekleşeceğine, bunun sonucunda da tüketicilerin fayda göreceğine inanmaktadır.

Bahse konu haberler bilindik çevrelerin bu serbestleşmeden ve ekonomimizin gelişmesinden kaygı duyduklarının açık göstergesidir. Uzun yıllar boyu halkımızı dünyanın en pahalı şekerine mahkûm ederek, asılsız haberlerle, bilimsel ve teknolojik temellerden tamamıyla uzak hamasi sağlık söylemleriyle, kamuoyu kandırılmaya çalışılmıştır. Bu uğraşların yıllar boyu yüksek şeker fiyatlarıyla edinilen haksız kazanımların kaybedilme korkusuyla ortaya konulan tepkiler olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda şeker sektörüne yönelik yasal düzenlemeler ve reformlarda sektör temsilcilerimizle üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğimizi ifade ediyoruz.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın