AB’nin ikinci büyük ekonomisi olan Britanya’nın AB’den ayrılma kararının kısa dönemdeki etkileriyle birlikte, orta ve uzun dönemde gerek AB ekonomisi gerek Britanya ekonomisine olası etkileri önemli bir tartışma konusu.

Britanya’nın AB’den ayrılma kararı finans piyasalarının ve döviz kurlarının aşırı derecede dalgalanmasına yol açarken belirsizlik ortamını da şiddetlendirdi. Bu olumsuz gelişmelerin ve Britanya’nın AB’den çıkış görüşmelerinin uzun sürmesinin beklenmesinin AB’nin ekonomik toparlanmasına ters yönde etki edeceği tahmin ediliyor.

ikv_logo_300dpiİktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), ‘Britanya Referandumu Sonrası AB’nin Ekonomik Görünümü’ne ilişkin bir analiz yayınladı. AB’nin ikinci büyük ekonomisi olan Britanya’nın AB’den ayrılma kararının kısa dönemdeki etkileriyle birlikte, orta ve uzun dönemde gerek AB ekonomisi gerek Britanya ekonomisine olası etkilerinin önemli bir tartışma konusu olduğu belirtilen analizde şu görüşlere yer verildi:

“Avrupa Komisyonu dönemsel olarak AB ve Avro Alanı ekonomilerine yönelik düzenlediği ekonomik tahmin raporlarına ilave olarak Britanya referandumundan sonra önümüzdeki dönemde AB’nin ekonomik görünümüne ilişkin bir rapor yayımladı. Söz konusu rapor durum tespiti yapmanın yanında Britanya’nın bu olağan dışı kararının ekonomiyi nasıl etkileyeceği üzerine ipuçları veriyor.

Britanya’nın AB’den ayrılma kararı finans piyasalarının ve döviz kurlarının aşırı derecede dalgalanmasına yol açarken belirsizlik ortamını da şiddetlendirdi. Bu olumsuz gelişmelerin ve Britanya’nın AB’den çıkış görüşmelerinin uzun sürmesinin beklenmesinin AB’nin ekonomik toparlanmasına ters yönde etki edeceği tahmin ediliyor. Zaman içinde belirsizliğin azalmasına karşın AB ile üye ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasi gelişmelerin ekonomik görünüme uzun süreli etki etmesi bekleniyor.

Mevcut durumda ekonomik görünüm, en başta Britanya referandumunun yarattığı belirsizlik ortamından dolayı olumsuz etkilenmekte. Britanya’nın AB’den çıkışından sonraki olası etkiler belirsizliğin yarattığı şokun boyutlarını ve süresini de ortaya koyacak.

Artan belirsizlik ortamı 2016 ve 2017’de hem Britanya, hem de AB’nin ekonomik büyümesine ilişkin görünümünü zayıflattı. Geçtiğimiz döneme baktığımızda AB ekonomisi Avrupa Komisyonunun bahar dönemi ekonomik tahminleri paralelinde gelişim gösterdi. Ekonomik büyüme sınırlı düzeyde gerçekleşti ve hemen hemen iç faktörlerin itici gücüyle gelişti.  İç tüketim petrol fiyatları, elverişli para politikaları ve istihdamda artışın etkisiyle yatırımlar bir miktar artış gösterdi. Ticaret ise büyümde önemli bir faktör oldu. Britanya referandumundan önce GSYİH büyümesinin Avro Alanı’nda 2016 ve 2017’de yüzde 1,7’ye ulaşması bekleniyordu. Ancak Britanya’da oylama sonucunun AB’den ayrılma yönünde çıkmasının özel tüketimi ve yatırımları yavaşlatacağı ve dış ticarete de olumsuz yönde etki edeceği tahmin ediliyor. Avro Alanı’nda büyümenin 2016’da yüzde 1,5-1,6 arasında olmak üzere orta düzeyde gerçekleşeceği ve 2017’de yüzde 1,3-1,5 aralığında olmak üzere biraz daha düşük seviyede olacağı tahmin ediliyor. Referandum sonucunun enflasyona etkisinin ise hem Avro Alanı’nda (yüzde eksi 0,25-0 puan) ve hem Britanya’da (yüzde 0,75 -1 puan artış) 2017’de görülmesi bekleniyor.

Britanya halkının AB’den ayrılma yönündeki kararı ekonomik görünüme ilişkin riskleri artırarak olağanüstü belirsiz bir duruma yöneltti. Britanya’nın çıkışından sonra yeni dengeye ilişkin yeterli bilgi henüz elde olmamakla birlikte, belirsizlik ortamının yaratması muhtemel olumsuz etkilerinin sebep olduğu riskler etki açısından önceden var olan iç ve dış risklerin sıralamasında en üste yerleşti.

AB dışındaki ekonomik görünüm de zayıf seyrederken, Britanya’nın yarattığı belirsizliğin, dünya piyasalarında “güvenli liman” arayışı içindeki sermayenin daha güvenli olarak görülen ABD, İsviçre ve Japonya gibi ülkelerin döviz kurlarına doğru kaymasına yol  açması söz konusu.

Britanya referandumunun olumsuz etkileri referandumdan kısa bir süre önce görülmeye başlandı. Piyasa oyuncularının büyük bir bölümünün Britanya’nın AB’de kalması yönünde oy kullanacağı varsayımında bulunmalarına karşın sonucun aksi yönde çıkması piyasaların çalkalanmasına yol açtı. Sermayenin güvenli limanlara gitmesi sonucu risk primleri artarak menkul kıymet getirilerinin de düşmesine yol açtı. Bundan AB’nin en güçlü ekonomisi olan Almanya menkul piyasası da nasibini aldı. Avrupa Merkez Bankası söz konusu dalgalanmalara karşı menkul kıymet alım programı uygulamaları ile dalgalanmanın çok ileri boyutlara gitmesini önlenmiş olmakla birlikte, orta vadede Brexit’in piyasa güveni üzerinde olumsuz etkisinin sürmesi bekleniyor.

Bankacılık sektöründe ise düşük karlılık, düşük faiz oranları, düşük ekonomik büyüme ortamı gibi mevcut olumsuz koşullara bir de Britanya referandumunun eklenmesi ile bazı üye ülkelerde bankaların bilançolarını, sermaye artışı ya da geri dönmeyen kredilerin oranını azaltmak suretiyle iyileştirmeleri güç hale gelebilecek. Banka kredilerinin hacminde de azalma bekleniyor.

Avro Alanı’nda ekonomik görünüm 2016 ilk çeyrekte ılımlı bir büyüme sergilemekte iken Britanya referandumunun, hem Britanya ekonomisine hem de AB ekonomisine birçok kanaldan olumsuz etkisinin olması öngörülüyor. Özel tüketimin, yatırımların ve dış ticaretin yavaşlayacağı tahmin ediliyor.

İşgücü piyasalarına baktığımızda 2016’nın ilk çeyreğinde AB ve Avro Alanı’nda istihdam artışı sağlanmaktaydı. Bazı üye ülkelerde işgücü piyasasına yönelik yapısal reformlar gerçekleştirilmekteydi İşsizlik Avro Alanı’nda Mayıs 2016’da yüzde 10,1 ile 2011’den beri en düşük seviyesine inmişti. Ancak Britanya referandumun işgücü piyasalarının toparlanmasına da olumsuz yansıması bekleniyor.

Enflasyon ise 2016 ilk çeyrekte düşük seviyede seyretti. Britanya referandumundan önce 2016 yılı için Avro Alanı enflasyon oranının düşük de olsa yükselme eğilimde olması bekleniyordu. Ancak Britanya’nın yaratığı belirsizliğin enflasyon artışında etkisinin fazla olması öngörülmezken bunun ancak hafif bir şekilde 2017’de görülmesi bekleniyor.”

 

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın