Anne sütü bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda bebeğin de ilk aşısı kabul ediliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Okan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Lale Pulat Seren, “İlk 6 ay boyunca bebeklerinize sadece anne sütü vermek onlara sunabileceğimiz en değerli armağandır. Altıncı aydan sonra ek gıdalara başlanmasıyla beraber, emzirmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesi ayrı bir önem taşır” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bebeklerin ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmesini sağlıklı yaşam için öneriyor ve her yıl ekim ayının ilk haftasını “Dünya Emzirme Haftası” olarak kutluyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Okan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Lale Pulat Seren
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Okan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Lale Pulat Seren

Son kırk yıl içinde yapılmış araştırmalar, anne sütünün gerek besin değeri, gerekse içerdiği hastalıklardan koruyucu maddeler açısından üstün özellikleri olduğunu gösteriyor. Yrd. Doç. Dr. Lale Pulat Seren, yeni doğan bebeği bir aşı gibi hastalıklardan koruyan maddelerin yalnızca anne sütünde bulunduğunu söyledi.

Ünlü bilim insanı İbn-i Sina’nın, anne sütünü ‘bebeğin anne karnındayken kendisini besleyen kana en çok benzeyen besin’ olarak nitelediğini hatırlatan Seren, “Anne sütü, en doğal, en taze ve en uygun besindir. Anne sütü; ilk 6 ayda bebeğin ihtiyacının yüzde 100’ünü, 6-12 ayda bebeğin ihtiyacının yüzde 50’sini, 12. aydan itibaren de yüzde 30’unu karşılar” diye konuştu.

Her an hazır, bedava besin

Anne sütünün her zaman taze ve temiz olduğuna dikkat çeken Seren, şöyle konuştu:

“Doğumdan sonra mümkün olduğunca erken (ilk bir saatte) emzirmeye başlanmalı. Bebeklere yalnızca anne sütü verilmeli, su dahil ek bir besin verilmemeli. Bebek her istediğinde gündüz ve gece anne sütü verilmelidir. Anne sütü her yerde hazırdır, bedavadır. Hazırlama, ısıtma ve koruma sorunları yoktur.”

her annenin sütünün kendi bebeğine özel ve bebeğin durumuna göre hazırlanmış en mükemmel besin olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Seren, “Sindirimi çok kolaydır. Annenin bebeğini emzirmesiyle anne-bebek ilişkisi güçlenir. Annenin bebeğini benimsemesi ve böylece bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır. Anne sütü büyüme faktörü içerdiği için bebekler daha iyi büyürler. Anne sütünün içinde bebeği kanserden koruyucu maddeler bulunur. Anne sütünün içerdiği maddeler bebeği rahatlatır, gevşetir,  ağrıyı azaltır. Bebeğin daha çabuk uykuya dalmasını sağlar. Emzirilen bebekler daha az ağlarlar” şeklinde konuştu.

Anne sütüyle daha zeki bebekler

Anne sütünün proteinlerin, yağların, vitaminlerin ve karbonhidratların en mükemmel bileşimi olduğunu belirten Dr. Seren, “Anne sütü içinde bulunan antikorlar, canlı hücreler, enzimler ve hormonlar sayesinde bebekleri hastalıklara karşı korur. Anne sütü alan bebeklerde ishal, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu, kansızlık, ortakulak iltihabı, solunum yolu hastalıkları daha az görülür. Alerjiye karşı koruyucudur ve bebeği pişikten korur” dedi. Anne sütü ile beslenen bebeklerde; konuşma problemi, şeker hastalığı, obezite ve diş çürüklerinin daha az görüldüğünü anlatan Lale Pulat Seren, anne sütü bebeklerin zekâ düzeylerini 8 -10 puan artırdığını vurguladı.

Anne sağlığına dost

Emzirmenin bebek kadar anneye de faydaları olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Lale Pulat Seren, sözlerini şöyle tamamladı:

“Emziren anneler eski kilosuna daha çabuk dönerler. Emzirme, annede meme ve yumurtalık kanseri ile menopoz sonrası osteoporoz ve kalça kırığı riskini azaltır. Emzirme annenin ve ailenin yaşamını daha kolay hale getirir, daha az zaman ve para harcanır. Yani anne sütü ekonomiktir. Emziren annenin kendine güveni ve bebeğine yakınlık duyma ile bağlanması artar. Emziren kadınların çalıştığı iş yerlerinde verimlilik artar. Emziren kadınların bebekleri sık sık hasta olmadıkları için iş yerlerinden daha az ayrılırlar.”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın